Bölüm 33

8.6K 263 90

Jehan Barbur-Seve Seve

Starset-Dark On Me


Uyku sizi koynuna çekip sıcaklıkla sarmalarken bir anda düştüğünüzü zannedip gözleriniz aralanır ya, işte tam olarak o düşme korkusuyla gözlerim açıldı. Ancak benim için tek fark düşüşün gerçek olmasıydı. Refleks olarak elimi uzatıp koltuğa tutununca yere düşmekten son anda kurtuldum. 'Yavaş be Ekrem,' diye söylensem de sesimi kendim bile zor duymuştum. Motor sesi kulaklarımı doldururken Ekrem'in 'Siktir oradan Efe!' diye kükremesiyle gözlerim iyice açıldı. 'Nefes'in halini görmüyor musun abi?!'

Araba hızlanırken Efe'nin 'Görüyorum amına koyayım, görüyorum!' diye bağırmasıyla korku damarlarımda dolaşan alkolü solladı. Sırtımı koltuğa iyice yaslayıp uyandığımı fark etmemeleri için gözlerimi kapadım. Ekrem, 'Görüyorsun da niye bir şey yapmıyorsun lan?!' diye sorunca kalbim olası cevaptan kırılacağını düşünüp gardını aldı. Efe'nin 'Bilmiyormuş gibi konuşma lan!' demesiyle kalbim bir nebze olsun rahatladı. Dünya'nın isminin geçmemesi bile iyi hissettirmişti. Sigara kokusu burnuma ulaştı. Kalkıp bir sigara da ben yakmak istesem de uyandığımı anlamalarını istemiyordum. Efe ile diyaloğa girmeye halim yoktu. Neden oradaydın, neden beni eve sen götürüyorsun, diye hesap sormak yorucu geliyordu.

Ekrem, 'Birlikte bir yol bulurdunuz amına koyayım!' dedikten sonra Efe'nin alaylı gülüşünü duydum. 'Ya bulurduk tabi... Nefes'in böyle bir durum karşısında önereceği yolu adım gibi biliyorum.' deyip devam etti. 'Vazgeçirmeye çalışacak beni. Sürekli benim için endişelenecek. Ben sürekli onun için endişeleneceğim. Böyle olmaktan mutlu muyum sanıyorsun?'

'Şu an onunla birliktesin. Bu da risk değil mi oğlum?'

Efe, 'Ne yapsaydım lan? O yavşağın yanında mı bıraksaydım?!' diye çıkışınca konuşulanları hazmetmek için derin bir nefes aldım. Üzerimde hissettiğim gözler yüzünden hızlanan kalbime sakin olmasını emredip uyuduğuma emin olmaları için gözlerim kapalı bir şekilde mırıldandım. Ekrem'in 'Uyandıracaksın,' ikazına Efe'nin sesli bir şekilde güldüğünü duydum. Gözlerim gülüşünü bir kez olsun görebilmek için açılmak isterken zorla da olsa kapalı tutmayı başardım. 'Uyansın,' diye mırıldandıktan sonra 'Yarın yine hiçbir şey hatırlamaz.' dedi.

Bakışlar üzerimden ayrılınca rahatladım. Ekrem'in 'Bok hatırlamaz,' demesine Efe, 'Sarhoşken olan hiçbir şeyi hatırlamıyor oğlum. Biliyorum.' diye cevap verdi. Efe'nin bilmediği şey ise hatırlamayacak kadar sarhoş olmadığımdı. Yüksek ses ve kapalı mekanda içtiğim için daha çabuk etkilemişti. Tamamen ayık değildim ancak zil zurna sarhoş olduğum da söylenemezdi.

Ekrem, 'Efe,' deyip derin bir nefes aldı. 'Anlat Nefes'e. Ulan Alev'i de yanına almışsın. Çok güçlü bir ittifak senin için.'

Mantığım koşarak benden uzaklaşırken arkasından geri dönmesi için yalvarıyordum. Duyduklarımdan nasıl bir sonuç çıkaracağımı bilemiyordum. Efe'nin Dünya yüzünden uzaklaştığını düşünürken bu duyduklarım içime şüphe tohumlarını serpmişti. Özellikle Alev'in isminin geçmesi ise tohumlara hormon etkisi yapmış, hızla büyütüyordu.

'Çünkü Alev mantıklı bir kadın,' dedikten sonra 'Yapamam oğlum. Niye anlamıyorsun? Nefes'e her şeyi anlatırsam önce yalan söylediğim için ağzıma sıçar. Sonra ondan sakladığım için, sonra böyle bir yol bulduğum için, sonra Alev'i yanıma aldığım için, sonra...' diye devam ederken Ekrem araya girip 'Tamam amına koyayım tamam. Her türlü ağzına sıçar, anladık. Ama sizin anlamadığınız, her şey bittikten sonra sen Nefes'e dönüp bunları anlattığında da ağzına sıçacak. Hatta ek olarak Alev'in de ağzına sıçacak.' dedi.

KabasakalBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!