Kavuşma

1.2K 182 29

(Chen'in ağzından)

Eda'nın parmağını kırmıştı. Eda'nın parmağını. Benim yüzümden oldu. Eğer ben o yüzüğü takmasaydım ona öyle bir şey olmazdı. Kalbim sıkışıyor, nefes alamıyordum. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşıyordum. Sevdiğim kızın kaçırılmasını bile kaldıramıyorken resmen karşımda parmağını kırmıştı Okan. Bağırarak ağlıyordum. Odadaki kimseden bir tepki yoktu. Sanki herkes donmuştu.

(Chen): Suho! Bir şey yapın ya! Parmağını kırdı parmağını! O acıya nasıl dayanıcak o!

Ağlayarak bağırmaya devam etmiştim.

(.): Ne oldu?

Kapıya baktığımda bir adam gelmişti. Bu adam karakola ilk geldiğimizde Suho'nun bahsettiği adamdı.

(Suho): E-Eda'nın parmağını k-kırdı

(.): Ne?

(Chen): Okan görüntülü olarak bizi aradı biraz önce. Eda'nın parmağını kırdı!

Adam şok olmuş bir şekilde bakmaya başladı. Adamın yakasına yapışmıştım.

(Chen): Bir şey yapsanıza!!

(.): Şey ben, tamam. Sizi aradığı telefonla yerini bulabiliriz.

Hemen telefonu adama vermiştim. Amir olabilirdi yada polisti. Ama bunun bir önemi yoktu. Eda'yı bulsunlar da o bana yeterdi.

(.): Beni burada bekleyin. Bulur bulmaz size haberi vermeye geleceğim.

Diyip gülümsedi. Gülümsemiş olması iyiye işaretti. Ama ben yinede yerimde duramıyordum. Geçip oturmuştum. Elimle saçlarımı tutup dirseklerimi bacağıma koyup derin derin nefes alıyordum.

(Emel): Bekliyicek miyiz yani!?

Diyip hıçkırmaya başlamıştı.

(Chanyeol): hey ağlama

Diyip Emel'e sarılmıştı. Sonunda o donmuş halden kendine gelenler vardı. Betül de etrafa dolu dolu gözlerle bakmaya başlamıştı.

(Betül): E-Eda bulunacak mı?

(Sehun): Evet. Evet bulunucak. Söz veriyorum sana

Diyip Betül'ün suratını avucunun içine almıştı. Betül de ona bakıp azda olsa gülümsemişti. Birden gözleri beni bulup bana bakmaya başladı. Gözlerimden akan yaşları yeni fark edince hemen elimle silip, gözlerimi Betül'den kaçırmıştım.

(Chen): Evet Eda bulunacak

Diyip Sehun'un dedigimi desteklemiştim. Çok az kalmıştı. Eda bulunacaktı...

*******

Odada o kadar beklemiştik ki artık herkes tamamen kendine gelmişti. Ama hâlâ öylece yere bakıyorlardı. Ama ben daha fazla sabredemiyordum.

(Lay): Hadi ama yaa

Diyip oradan oraya yürüyordu. Bende yerinden kalkıp odadan çıkmıştım. Bir kaç polis hızlıca yanımdan geçip gitmişti. Ben polislere bakarken arkamdan duyduğum sesle baktığımda;

(.): Sonunda bulduk. Şimdi polisler yola çıktı. Ambulans da yola çıktı.

(Chen): Bu polisler mi gidiyor?

Diyerek koşan polisleri göstermiştim.

(.): Evet

Koşarak tekrar odaya girmiştim.

(Chen): Suho arabanın anahtarını at!

(Suho): Ne, niye?

(Chen): Arabanın anahtarını at!!

Hızkıca cebinden anahtarı çıkarıp yakalamam için havaya atmıştı. Anahtarı yakalayıp koşarak polislere yetişmeye çalıştım. Karakoldan çıktığımda polisler arabayı çalıştırıp teker teker yola çıkıyorlardı. Bende hemen Suho'nun arabasına atlayıp onların peşinden gitmeye başladım...

********

Baya bir yol gitmiştik. Yolda Eda'nın bağırma sesi bir türlü aklımdan gitmiyordu. Gidince de Okan'ı öldürmeyi düşünmüştüm hep. Başta izin vermeseler de polislerin önüne geçip arabada gaza yüklenmiştim. Artık ev gözüküyordu zaten. Evin arkası uzun bir ormana çıkıyordu. Gördüğüm ev dışında da ev olmadığı için bu evin o ev olduğuna emindim. Arabayı durdurup kapıya doğru koşmuştum. Tahtadan kapı olduğu için attıgım tekmeyle kapı yere serilmişti. Şansa Okan da salandaymış. Şaşkın gözlerle bana bakarken birden üzerine atlayıp yere sermiştim. Dizlerimle ellerinin üzerine bütün gücümle bastırırken hem onu dövmemi engelliyemiyordu hem de o ellerle Eda'nın parmağını kırmıştı. Hatırladıkça hem daha sinirlemiyordum hem de daha fazla yumruklarımı konuşturuyordum. Sürekli acıdan inleme sesleriyse resmen rahatlamama sebep oluyordu.
(?): Hey! Yeter bu kadar! Ne yapıyorsun!

Polislerin bizi ayırmasıyla artık Okan'ı onlara bırakmıştım. Yerimde zor bir şekilde doğrulup ellerime bulaşan kanları üzerime silmeye çalıştım. Eda'yı bulmam lazımdı. Gördüğüm ilk kapıyı açmamla karşımda Eda'yı gördüm. Koşarak Eda'ya sarılmıştım. Göz yaşlarıma hakim olamadan ağlıyordum. Onu bulduğuma sevinirken, onun bu kadar perişan bir halde olmasına üzülüyordum. Bu gözyaşlarım hem gördüğüm kötü halinden üzüldügüm içindi hem de ona tekrar kavuşup kokusunu içime çekebilmemin sevinciydi...


Gece 01:33 ve ben hikaye yetiştirmeye çalışıyorum. Bu benim iyiliğim değil sizin hikayeme verdiğiniz önemdi. Beni destekleyenler, hikayemi begenerek okuyanlar, yeni bölümü sürekli merak edenler hepiniz benim içim çok önemlisiniz

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!