*Psst* Notice anything different? 👀 Find out more about Wattpad's new look!

Learn More

Hızla sırıttım. Aman Tanrım bu mükemmel bi haber!
'Ya ciddi misiniz siz?'
Hızla annesine sarıldım, onun adına çok sevinmiştim. Çünkü istediklerini biliyordum. Sıkıca uzun süre sarıldık.
'Çok mutlu oldum, inanmıyorum!'
Babasınada sıkıca sarıldım ardından anneme sarıldım.
'Ya ne güzel anne'
İkimizde güldük ardından babamı öptüm. Neden bilmiyorum ama gerçekten çok sevinmiştim, hem ben çocukları çok seviyordum ve işime gelmişti açıkcası. Jamie'ye baktım sinirliydi. Hızla yukarı çıktı. Derince nefes alıp annesinin yanına oturdum.
'Bakarım birazdan ben ona, merak etme sen'
Yanağından öptüm. Hafifçe gülümsedi ama gerçek olmadığı belliydi.
'Her zaman böyle yapıyor'
'Biliyorum, sorunları var biliyorsun, isteyerek yapmıyor'
'Biliyorum ama üzülüyorum işte'
'Üzülme sorun yok'
Onlara yukarı çıkacağımı belirterek ilerledim. Paul merdivenlerin başında bekliyordu.
'Odasında mı?'
'Odasında efendim, şey bir de bana kızmayın ama haber neymiş?'
Güldüm ve kolunu sıvazladım.
'Neden kızayım sana, Jamie'nin bir kardeşi olacakmış, ve bana efendim demene gerek yok. Gerçekten'
Yüzü bir anda düştü, çaktırmamaya çalışıyordu ama onu etkilemişti, daha öncedende bana onu küçüklükten beri tanıdığını söylemişti, bu işi araştıracaktım.
'P-peki, ne dememi istersiniz'
'Bana Jessica de Paul, görüşürüz tamam mı?'
Başıyla onayladı ve gülümseyip ayrıldım. Hızla yukarı çıktım ve yavaşça kapıyı çalıp araladım.
'Jessica git burdan!'
'Hayır'
Başı ellerinin arasındaydı, hızla etraftaki eşyaları yere fırlatmaya başladı, fazla sinirliydi derin derin nefes alıyordu.
'Jessica çabuk git burdan!'
Öyle çok bağırmıştı ki annemlerin duyduğuna emindim. İçeri girip kapıyı kapattım ve onu zorlada olsa durdurdum. Yatağa oturdu ve delice sallandı. Fazla sinirliydi.
'Jamie, bak bi tanem, biliyorum senin için zor, çocuklardan nefret ettiğini de biliyorum, ama onları anlamaya çalış lütfen. Annen çok mutlu, babanda çok mutlu. Lütfen anlayışlı ol biraz bebeğim tamam mı?'
'Jessica, nasıl olayım? Ne bebeği ya, kardeş falan istemiyorum ben'
'Bak, bunu söylemek istemiyordum ama, belki de gerçek bir çocukları olsun istiyorlardır?'
Bana baktı ve gözlerindeki hüzünü anlayabildim. Derince nefes alıp elimi yanağına koydum ardından okşayarak öptüm. Gözlerini yumdu, baş parmağımla yanağını okşamaya devam ettim. Bi süre öylece kaldık ardından yeniden gözlerini açtı ve sadece bana baktı. Yeniden onu anlayamıyordum.
'Gidip duşa gir ve biraz rahtla Jamie, bende odayı toplayayım anlaştık mı'
'Birlikte odayı toplayıp birlikte duşa girmeye ne dersin?'
'Eğer mutlu olacaksan..'
Başını salladı, derince nefes aldım ve ayağa kalkıp elinden tuttum.
'Yorulup, kendinde güç bulamadığın zaman, ben yaparım tamam mı? Sorun yok'
'Bi şekilde çaresine bakarım merak etme'
'Biliyorum sen, çok güçlüsün'
Bana sarılıp başımdan öptü. Bende sırtını sıvazladım. Birlikte etrafı bi şekilde toplayıp süpürdük. Her şeyi poşete atarken kenarda dolabın altına kaçmış küçük şeyi gördüm. Ona uzanıp aldığımda kalp şeklinde bir biblo olduğunu gördüm ve kırılmamıştı. Jamie ve kalp? Bunu kendi almış olamazdı.
'Jamie bune?'
'Ah o, bana büyükannem vermişti. Ölmeden önce. Senin olabilir'
'Hayır bu senin için değerli'
'Sorun değil, lütfen benim için al. Hem görünüşe bakılırsa sende kalması daha güvenli olacak'
Hafifçe gülümsedi ve yerde yanıma sürünerek yanıma oturdu. İkimizde kalbe baktık.
'Çok güzel bi şey bu, senin için de değerlidir.'
'Evet değeri çok büyük. Bana dünyaları verseler değişmezdim ama sen farklısın. Lütfen al ve bugünün anısı olarak sakla işte. Benim bir işime yaramıyor.'
'Tamam, madem çok istiyorsun'
Gülümsedi bende gülümsedim ve olduğumuz yerde öylece sarıldık.
'Kardeş istemiyorum'
'Bunu banyoda sen kollarımın arasındayken tartışmak istiyorum'
'Kollarının arasında mı olacağım?'
'Evet, bu sefer sen olacaksın.'
'Hadi öyleyse'
Ayağa kalkıp benide kaldırdı. Küçük kalbi kenara koydum ve birlikte banyoya ilerledik. İçeri girdiğimizde gariptir ama odadan daha sıcaktı. Jamie küveti doldurdu ardından yanıma gelip tişörtümü hışımla çıkardı.
'Yavaş ol!'
'Özledim, üzgünüm'
'Buraya gel, bende özledim'
Bedenini bedenime yasladı ve ellerini boynuma koydu. Nefesini yüzümde hissettim ardından ellerimi yanaklarına koydum. Nefes alışlarımı kontrol edemeyerek ve titreyerek ellerimi göğüslerine ilerlettim. Vucudu kesinlikle beni harekete geçiriyordu, kendimi kontrol edemiyor ve heycandan delirmek üzereydim.
'Sakin ol Jess, nefes al'
Birkaç kez Derince nefes aldım ardından ona baktım. Hafifçe gülümsedi. Dudağından hafifçe öptüm ve onun tişörtünü çıkardım.
'Bana bu kadar yakın olursan kontrolü kaybederim Jamie'
'Kontrolü kaybetmeni seviyorum'
Bana dahada yaklaşarak beni çırılçıplak bıraktı. Beklemeden bende onu soydum ve birlikte tekne dedikleri cidden tekneye benzeyen su dolu şeye adım attık. İlk önce oturup bacaklarımı açtım ve ona işaret ettim.
'Bacakların sonuna kadar açtın ve benim oraya oturmamı mı istiyorsun sen?
'Bi kezde şımarmadan dediğimi yapsan ne olur?'
Kıkırdadı ve bacaklarımın arasına oturdu sırtını iyice bana yasladı ve biraz aşağı kaydı. Başını sağ omzuma koydu ve bende boynuna sıkıca sarıldım.
'Huzur veriyorsun Jess'
Yanağından öptüm ve sıkıca sarıldım. Gözlerini kapattı ve bi süre öyle kaldı. Ellerimi göğüsüne ilerlettim ve yavaşca okşadığımda erkekliği birden sertleşti. Gözleri kapalı halde sırıttı bende gülüp burnumu yanağına bastırdım.
'Bu utanç verici'
'Hayır çok güzel'
'Öyle mi? Çünkü biraz daha elini orada gezdirirsen bununla kalmayacağım'
Güldüm ve ellerimi çektim. Tek koluma sarıldı ve öptü, gözleri hala kapalıydı.
'Jessica sen sevişmek mi istiyorsun?'
'Hayır'
'Öyleyse neden göğüs uçların bu kadar sert ve sırtıma mükemmel bir şekilde temas ediyor?'
Tanrım. Hızla kendimi geri çektim ve ona hafifçe vurdum.
'Beni utandırırsan sana güzel şeyler yapmaktan vazgeçerim'
'Özür dilerim'
Güldü ve öptü. Çenemi omzuna koydum ve boynuna sıkıca sarıldım.
'Jamie şu kardeş konusuna gelirsek eğer, lütfen annene ve babana kızma tamam mı. Onlar hala genç biliyorsun bunu. Bi çocuk istemeleri en doğal şey, sen neden istemiyorsun ki? Çocuklardan nefret ettiğin için mi?'
'Evet, hem onun için, hemde ne bileyim işte, sonuçta o abimi saymassak tek gerçek çocukları olacak ve ben..'
'Sana eskisi gibi değer vermeyeceklerinden mi korkuyorsun?'
'Evet sanırım'
'Kıyamam sana, öyle düşünme sakın. Bi kaç ay evet belki ama sonradan asla, güven bana. Hem çok tatlı olacak Jamie, küçücük bi şey olucak tüm gün başından ayrılmayız işte.'
'Bende ondan korkuyorumya zaten bi tanem'
'Korkma Jamie, merak etme sana ayırdığım zaman asla daralmayacak. Sadece anlayışlı ol, düşünsene ikimizin bebeği oluyor. Ne kadar mutlu olurduk. Annenlerin mutluluğunu bozma, anlaştık mı?'
Derince nefes aldı 'tamam, ve, ikimizin bebeği olabileceğini düşünme lütfen'
'Tabii, senin ne kadar acımasız olduğunu unutmuşum üzgünüm.'
'Öyle demek istemedim'
'Öyle demek istedin işte!'
'Senin regl dönemin mi geliyor? Çok sinirlisin Jessica, en azından bana karşı biraz sakin ol, yanında olabilecek sayılı kişilerden olduğumu umuyorum.'
'Özür dilerim, sanırım geliyor. Sayılı kişilerden değilsin, tek kişisin.'
Bana döndü ve sarıldık. Haklıydı, fazla tepki gösteriyordum fakat isteyerek olmuyordu. Başımı göğüsüne bastırıp öptü ve sırtımı sıvazladı.
'Özür dilemene gerek yok, sadece biraz dikkat et. Kötü biri gibi görünüyor olabilirim ama konu sen olunca üzülebiliyorum'
Yanağından sertçe tutup öptüm o da beni öptü.
'İyi misin Jamie?'
'Biraz rahatladım, evet iyiyim, teşekkürler Jess'
'Teşekkür edilecek bi şey yapmadım'
'İnelim mi artık aşağı? Şu kardeşi ne zaman yapmışlar bi öğrenelim'
Kıkırdadam ve başımı salladım. Gülümseyip ayağa kalktı ve benide elimden tutarak kaldırdı ardından birlikte kurulanıp giyindik ve aşağı indik. Elinden tuttum ve biraz olsun onu sürükledim çünkü gelmek istemediği her halinden belliydi.
'Sorun yok Jamie'
'Tamam, sorun yok'
Derince nefes aldı ve birlikte salona daldık. Annemlerin karşısına yeniden oturduğumuzda yüzümüze korkuyla baktılar. Gülümseyerek ortamı rahatlatmayı umdum. Öylede oldu. Jamie gülümsemedi fakat söylediği kelimeler güzeldi.
'Anne, biraz, anlayışlı olmam gerekirdi üzgünüm, şey bi kardeş istemiyorum ama madem siz çok istiyorsunuz, bu sizin kararınız, ben karışamam. Hem belkide eğlenceli olur kim bilir'
Hafifçe gülümsedi ardından annesi ona sıkıca sarıldı Jamie'de ona ve babasına. Çok geçmeden kapı çaldı ve Jamie bakmaya ilerlediğinde annesi yanıma gelip tekrar bana sarıldı.
'Sen harikasın Jessica, nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama sadece senin sözünü dinliyor'
'Bana aşık ondandır'
Birlikte güldük bende ona sarıldım, tam o sırada Jamie içeri hışımla daldı.
'Bi kaç işim çıktı, Jessica Paul sana anlatacak beni arama ve sakın merak etme anlaştık mı'
'Hayır ne?'
'Jessica bi kez olsun dediğimi yap!'
'Peki, peki tamam'
Onun peşinden gittim endişeli gözüküyordu ve korkuyordum.
'Jamie, korkuyorum'
'Güvendeyim Jess, korkma'
Başıma dudaklarını yasladı ve kısa süreli birliktelikten sonra aceleyle çıktı. Paul'e baktığımda her zaman gülen yüzü gülmüyordu. Derince nefes aldım annemler yanımızda bitmişti.
'Nereye gitti'
'Korkacak bir şey yok efendim, yalnızca o gelene kadar burada beklemenizi söyledi'
'Bizede anlatacakmısın peki?'
'Korkarımki hayır, yalnızca Bayan Carter için iznim var.'
'Tamam Paul, gelde mutfakta konuşalım tamam mı?'
Mutfağa ilerledim ve o da arkamdan geldi. İçeri girip kapıyı kapattım ardından tezgaha dayandım.
'Sorun ne, nereye gitti, neden gitti?'
'Yakın bir arkadaşı var, adı Sam, hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama bi kez gelmişti ve siz tanışmıştınız. Jamie Sam'i çok seviyor, kardeşi gibi bi şey ve her zaman yanında olmak istiyor. Sanırım Sam başını derde sokmuş, bi kaç adam tarafından takip ediliyordu zaten. Sanırım son raddeye gelmiş. Gelen Sam'di ve yardım istedi. Onun güvende olduğunu biliyorum ama bu ona zarar gelmeyeceği anlamına gelmiyor. İnanın bende sizin kadar endişeliyim.'
'Peki ya ne olacak Paul'
'Bilmiyorum efendim, umarım her şey yolunda gider'
Derince nefes alıp ona sarıldım. Tereddüt ederek oda bana sarıldı.
'Sorun yok, beni arkadaşın gibi gör lütfen'
'Siz nasıl isterseniz'
Derince nefes aldım ve ayrılıp içeri gittik, annemler meraklı gözlerle bana bakıyorlardı.
'Anlatacak mısın Jessica?'
'Hayır, o gelince ne olduğunu göreceğiz'
'Güvende mi?'
'Sanırım ki hayır'
Herkes doğal olarak endişeliydi. Babası başını ovalayarak etrafta dolaştı
'Ne yani, oturup bekleyecek miyiz cidden? Oğluma zarar veriyorlar Jessica ne olduğunu söyle!'
'Sakin ol, bende konuyu tam bilmiyorum tamam mı, kaba olamassın bu kadar, elimizden gelebilecek bi şey olsaydı zaten yapardık.'
Derince nefes aldı ve bir süre hepimiz stresle bekledik. Korkuyordum, ona zarar vereceklerdi. Aramak istiyordum ama arayamıyordum, tam anlamıyla elim kolum bağlıydı. Yaklaşık bir saat kadar bekledikten sonra sonunda kapı çaldı. Korkuyla koşturdum ve açtım, Jamie karşımda yüzü kanlı biçimde duruyordu. Gözü morarmıştı, kaşı ve dudağı kanıyordu. Yüzünde çizikler vardı korkarak sarıldım ona boynuna başımı gömerken burnumu çekiyordum. Belime sıkıca sarıldı ve bi süre öyle kaldık.
'Jamie ne oldu sana'
'İyiyim ben, bi şeyim yok'
'Ne demek yok'
Hızla onu içeriye soktum ve otutturdum.
'Jamie ne oldu bi tanem sana'
'İyiyim anne, bi şeyim yok gerçekten iyiyim'
'İyi değilsin, şu haline bak'
'Ya iyiyim ben herkes otursun lütfen bi şey yok oturun'
Herkes oturmak zorunda kaldı. Onu kızdırmak veya yormak istemiyorlardı, haklıydılar. Jamie'nin elini tuttum ve okşadım, başını geriye doğru koydu ve derince nefes çekti içine.
'Jamie, ne oldu'
'Sonra anlatırım Jess'
Annesi derince nefes aldı ve onun önüne oturup ellerini tuttu.
'Jamie, her şeyi Jessica'ya anlatman çok güzel bi şey, ama beni endişelendiriyorsun bi tanem'
'Sorun yok anne, Jessica'dan başkasına anlatmayacağım, lütfen sizde uzatmayın, her şey yolunda, endişelenecek bir şey yok.'
Yapacak bir şeyleri yoktu bu yüzden sustular, herkes onu tanıyordu. Yanağından öptüm, her tarafı kan içindeydi, temizlenmesi gerekiyordu.
'Yukarı çıkalım mı, böyle olmaz, iyileştirelim seni'
'Tamam, Jess, Paul'e söyle annemlere yer hazırlasın'
'Peki, odana git geliyorum tamam mı'
Başını salladı ve hep birlikte kalktık. O yukarı çıktı bende Paul'e yer hazırlamasını söyledim.
'Yatın artık sizde anne, o iyi merak etmeyin'
'Korkuyoruz Jess'
'Biliyorum, ama o bir şeye hayır dediyse hayırdır. Biliyorsunuz işte, tamam mı, iyi geceler'
Hepsine el salladım ve bende odaya çıktım. Yatakta uzanıyordu, kapıyı kilitleyip yavaşca yanına yattım ardından sarıldım.
'İyi misin'
'Başım ağrıyor biraz'
'Ya hastaneye falan gitsek, bi şey oldu diye çok korkuyorum Jamie'
'Bi şeyim yok bi tanem, ben iyiyim tamam mı, geçer birazdan'
'Seni temizleyeyim, sonra pijamalarını giyersin ve sana çay yaparım. Sonrada uyuruz tamam mı?'
'Tamam, teşekkür ederim'
Yanağından öptüm ve banyoya gidip bi bezi ıslattım ardından bi kaç tane krem alıp yanına oturdum yeniden. Islak bezle yaralarını silerken inliyordu
'Anlat bakalım ne yaptın sen'
'Çay içerken anlatsam olur mu'
'Sen nasıl istersen'
Yüzüne biraz krem sürdükten sonra gidip ellerimi yıkadım ve gelip yeniden yanına yattım.
'Çok acıyor mu?'
'Evet, ama sorun yok, hoşuma gitmiyor değil'
'Biliyorum'
'Şey, acaba bana biraz iyilik yapabilir misin bugün'
'Ne iyiliği acaba bu?'
'Bilmemki, beni mutlu etmek gibi'
'Aklına başına almalısın Jamie, şu haline bak, çok kötü görünüyorsun'
Tek hareketle beni altına aldı ve dudağımdan hafifçe öptü.
'Başım ağrıyor diye bu sevişemeyeceğim anlamına gelmez'
'Yapma Jamie'
Onu ittirdim ve kalktım ardından hızlıca dolaptan onun kıyafetlerini çıkardım ve üzerine attım.
'Hadi giyinde çay içelim'
'Sen giydirsen olmaz mı'
'Sevişebilecek olan bir insan giyinebilir de değil mi? Aşağıda olacağım'
Kapıdan çıkıp aşağı indiğimde suratımda hafif bir gülümseme oluştu. Tamam, onunla sevişmek istiyordum ama biraz olsun dayanabilirdim. Mutfakta çayı hazırlamaya başladıktan kısa süre sonra Jamie içeri daldı ve kapıyı kapattı. Arkamdan beni sıkıca sardığında gıdıklanarak büzüldüm. Sırıttı ve boynumdan öptü.
'Benden kaçarsan sana olan isteğim dahada artar'
'Otur hadi Jamie'
'Oturmassam ne olur?'
'Eğer oturmassan, ben sana karşı koyamam ve sevişmeye başlarız, annemler sesimizi duyar ardından hemen buraya damlarlar, babam çok kızar, seninle bir daha görüşemeyiz ve daha bir çok şey olabilir'
'Hayal gücün güzelmiş'
'Öyledir'
İkimizde güldük, zorlada olsa onu masaya otutturdum çayınıda önüne koydum. Kendi çayımıda alıp karşısına oturduğumda sinsice bana bakıyordu.
'Ne oldu?'
'Seninle ilgili çok kötü ve pis planlarım var Jess'
'Beni korkutuyorsun Jamie'
Gülüp geçti. Evet kesinlikle bu sefer canımı acıtacaktı.
'Anlat bakalım şimdi her şeyi'
'Ah Jess, Sam'i biliyorsun, başı dertteydi ve yardım istedi. Birlikte bi mekana gittik adamlar oradaymış kaç kişiydiler hatırlamıyorum. Biraz yumruklar havada uçuştu ve adamların niyetini anlamış olduk böylece. Biz vurdukça dökülüyorlardı..'
'Şu an uyduruyorsun'
'Peki şey, onlar vurdukça biz dökülüyorduk. Çok güçlüydüler yapabileceğimiz bi şey yoktu. Herneyse niyetleri Sam'in kız arkadaşıymış onu istiyorlar neden bilmiyorum. Henüz sonuca varamadık Jess bizi orada bırakıp gittiler işte ikimizde kendimizi eve zor attık anlayacağın'
'Neden böyle bi şeyin içine girdin sen Jamie'
'Zorundaydım bebeğim'
'Senin için endişeleniyorum'
Gidip kucağına yan oturdum ve yanağını okşadım. Hafifçe gülümseyerek saçımı kulağımın arkasına aldı
'Sorun yok, merak etme bana daha fazla zarar gelmeyecek'
'Ya gelirse Jamie, korkuyorum gerçekten çok korkuyorum'
'Bi tanem sana söz veriyorum bu işi en kısa sürede bitireceğim tamam mı, merak etme, her şey yolunda'
Anlıma huzur dolu öpücüğünü bıraktıktan sonra sarıldık. Boynundan öptüm ardından yerime geçecektim ki izin vermedi.
'Lütfen kal burda, rahatlatıyorsun beni'
Başımı salladım ve derince nefes aldım. İkimizde çayımızı yudumluyorduk ki kapı vuruldu ve Paul içeri girdi.
'Sizi merak ettim efendim'
'Sorun yok Paul, ben iyiyim'
'Emin misiniz?'
'Evet, evet eminim gidebilirsin'
Başıyla selamladı ve çıktı. Paul kesinlikle bi uşaktan fazlasıydı.
'Jamie onu nerden buldun?'
'Paul'u mü? Gazeteden'
'Sana oğluymuş gibi davranıyor, bu çok güzel bi şey'
'Evet, mükemmel bi his, aramızda bi bağ var ama ne tür veya neden olduğunu bende hala çözemedim'
Gülümsedi. Yanağını okşayarak bende gülümsedim ve öptüm. Çayını bitirdi ve sırıttı.
'Sıra neyde Jess?'
'Bana biraz piyano çalmalısın'
'Ah, tabii, tabii çalarım, eğer istiyorsan...'
Elimden tutarak beni indirdi ve birlikte büyük piyanonun başına geçtik. Beni yanına otutturdu ve biraz düşündükten sonra bi kaç parça çaldı. Onu tüm harikalığıyla izliyordum. Mükemmelin ötesindeydi. Uzun parmaklı ve kemikli ellerini hareket ettirirken resmen eriyordum. Elleri, bilekleri ve yüz hatlarıyla onu izlerken parçanın bittiğini anlamamıştım. Gözlerimi ellerinden çektiğimde bana bakıyordu, gülümsedi.
'Sende el fetişi olduğunu unutmuşum'
Güldüm ve beline sarıldım oda bana sarıldı.
'Çok güzel çalıyorsun Jamie'
'Teşekkürler, bi ödülü hak ettim mi artık?'
'Bunu bi ödül için mi yaptın?'
'Hayır, asla'
Yanağından öptüm ve koşarak yukarı çıktım, arkamdan koştu. İkimizde yatak odasına vardığımızda hızla içeri girdik ve Jamie kapıyı sertçe kapattı. Beni tek hareketiyle tutup yatağa attı ve kendinide üzerime bıraktı
'Dur Jamie'
'Hayır artık beni durduramazsın'
'Jamie durmazsan beni kırarsın'
'Tanrım, ne oldu?'
Suratıma baktı, çok istekliydi bu her halinden belli oluyordu. Başından öptüm ve ellerimi yanaklarına koydum.
'İyi misin?'
'Tanrım'
'Başın hala ağrıyor mu Jamie?'
'Hayır Jessica, ağrımıyor, çok iyiyim ben hiç bu kadar iyi olmamıştım. Lütfen artık tek istediğim şey sevişebilmek lütfen'
'Peki, peki tamam'
Hırsla beni öpmeye başladı, fazla hızlıydı tişörtümü çıkarıp attı ve küçük bi çığlık attım.
'Jamie dur'
'Lanet olsun Jessica, bu sefer ne oldu?'
'Bana değersizmişim gibi davranmanı sevmiyorum'
Onu ittirdim ve yatağa oturup ellerimi başımın arasına aldım. Biraz oyun oynayabilirdim belki, ona sinirlenmemiştim bile tam tersine bana sert davranması hoşuma gidiyordu ama azıcık eğlenmenin kimseye zararı olmazdı. Derince nefes aldığını hissettim, gelip yatakta yanıma oturdu ve bana baktı.
'Üzgünüm Jessica'
'Cidden mi Jamie?'
'Özür dilerim, haklısın biraz daha yumuşak olabilirim, gerçekten üzgünüm'
'Özür dilemiş olman seni affetsemde sevişebileceğimiz anlamına gelmiyor, onun için özür diliyorsan boşuna uğraşma'
'Tamam sevişmek istiyorum, çok istiyorum ama o kadarda düşmedim Jess, saçmalama lütfen neden onun için özür dileyim, seni seviyorum'
Tanrım söylesene, nasıl kıyabilirim?
'Jess, cevap ver lütfen, özür dilerim bak gerçekten yapma böyle'
Tamam, hadi birazcık daha yalvar bay çok yakışıklı Vincent.
'Ah Tanrım Jess!'
Hızla beni kucağına çekti ve başımı ellerinin arasına alarak baktı ardından baş parmağı yanağımı okşadı
'Bana her şeyi yap ama lütfen görmemezlikten gelme, bak özür dilerim tamam mı, gerçekten üzgünüm ne diyeceğimi bilmiyorum Jess'
'Bidahakine daha dikkatli ol lütfen Jamie'
'Merak etme'
Anlıma dudaklarını bastırdı bende boynuna sarıldım. Belime soğuk ellerini koydu ve bi anda ürperdim ardından kollarını sıkıca sardı. Burnumu boynuna sürttüğümde birden kapı çaldı ve daha bir saniye geçmeden hemen açıldı.
'Tanrım anne!'
Hızla tişörtümü bana verdi ve bende aynı hızla onu giydim. Onun kucağından indiğimde tüm bu olaylar beş saniyede gerçekleşmiş, annem ve annesi karşımızda dikiliyorlardı.
'Anne, genelde kapı çalındıktan sonra gel denmesi beklenir'
'Üzgünüz, çok merak ettik Jamie, ne yapalım, dayanamadık hemen girdik içeri.'
'Peki, peki sorun değil gelin'
Kapıyı kapatıp girdiler ve Jamie'nin yanına oturdular. Rahatsız görünüyordu, o anda kendini fazlasıyla göstermekte olan erkekliğini gördüm ve hafifçe kıkırdadım.
'Jessica tekrar kucağıma oturmak ister misin'
'Hayır'
Tekrar güldüm ve kendimi tutamayarak banyosuna ilerledim.
'Ben banyoda olacağım siz konuşun tamam mı'
Tekrar güldüm ve banyoya girdim.
'Bir dakika sonra burada olacağım anne bekleyin'
Arkamdan banyoya girerek kapıyı kapattı ve istemedende olsa güldü. Ardından fısıldayarak konuştu.
'Jessica annem zekidir ve beni böyle görmesini istemiyorum, zaten yeterince utanç verici bi durum bu'
'Ne yapmamı istiyorsun'
'Bilmiyorum, gelip kucağıma otur, erotik bi biçimde oturmak zorunda değilsin yan otursanda olur sana yalvarırım çünkü bu şu anda düzeltebileceğim bi durum değil, lütfen çok utanıyorum'
'Eğer gelmessem bana ne yaparsın'
'Hiçbir şey. Sadece kırılırım'
'İyi taktik, yürü hadi'
Güldü ve birlikte onların yanına döndük. Kucağına oturup bağdaş kurdum ve onu iyice kapattım. Ellerini belime koyarak beni destekledi.
'Odaya dalmanızın sebebi sadece bu muydu anne'
'Evet, seni çok merak ettik'
'İyiyim ben, sorun yok gerçekten, iyi olmayan bi insanı o pozisyonda bulamazdınız, inanın bana'
'Hangi pozisyonda?'
'Ah bizi yakaladığınız o pozisyonda'
'Jamie sussana sen'
Ona hafifçe vurdum, güldüler. Beni kendine çekti ve öptü bende onu öptüm.
'Yani sonuç olarak anne, ben çok iyiyim hatta muhteşem hissediyorum. Az önce Jessica'yla birlikte çay içtik ve konuştuk biraz. İçim rahat, mutluyum umarım sizde yatağınızdan memnunsunuzdur'
'Evet, evet şey babanları diğer odaya attık bugün, fazla dırdır yapıyorlardı'
'Ne diyorlardı'
'Sanırım erkek olduklarından olsa gerek seni önemsediğimiz için fazla abarttığımızı düşündüler'
'Haklılar biraz. Sorun yok anne gerçekten, ben çok iyiyim, bak koskoca Jessica Carter var yanımda'
Güldük onu dudağından öptüm sırıttı.
'Gerçekten merak edilecek bi şey yok, Jamie çok iyi, hatta gereğinden fazla iyi değil mi Jamie'
Sırıtarak ona baktım, güldü ve başını salladı. Annemlerde gülümseyip ayağa kalktılar.
'Tamam sizi daha fazla rahatsız etmeyelim öyleyse, hadi iyi geceler'
'İyi geceler anne'
Çıktılar, kalkıp kapıyı kilitledim ve yeniden kucağına oturarak bacaklarımı beline doladım.
'Gereğinden fazla iyi ha?'
'Yani biraz'
Güldü ve yeniden tişörtümü çıkarıp göğüslerime baktı.
'Nerede kalmıştık?'
'En son konuşuyorduk diye hatırlıyorum'
Suratıma yavru köpek gibi bakınca yanağından öptüm ve kollarımı boynuna doladım suratımı suratına yakınlaştırarak fısıldadım.
'Biraz yavaş ilerlemek istiyorum bu sefer Jamie, çok yavaş'
'Yavaş olma konusunda iyi olduğum söylenemez Jess'
'Deneyebiliriz değil mi bebeğim? Benim için'
'Ah, beni baştan çıkartıyorsun, sana nasıl hayır diyeyim şimdi ben?'
Gülümsedim ve fısıldaşmamız bitti. Tişörtünü çıkardım ardından aşağı indim ve bacaklarının arasında yerimi aldım. Düğmelerini açmaya uğraştığımda bana sırıtarak bakıyordu.
'Sen ciddi misin Jessica'
'Uslu bi çocuk olursan, az önceki gibi, seni böyle ödüllendiririm Jamie, ciddiyim'
Sırıtışı büyüdü. Pantolonunu fırlattıktan sonra baksırınıda yavaşca çıkarttım ve kenara attım. Yeterince büyük olan penisi biraz daha büyümüştü ve tereddütle onu elime aldım. Elimi ileri geri oynattığımda sıktığı dişlerinin arasından nefesini yavaşça bıraktı ve ağzından küçük bir inleme kaçtı.
'Ah Jess'
'Jamie ben, nasıl yapacağımı bilmiyorum'
'Tamam, tamam sorun yok lütfen aynı şekilde devam et'
Elimi oynatmaya devam ettim gerçekten ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yoktu. Başını geriye kasmıştı ve bundan zevk alıyormuş gibi gözüküyordu. Biraz hızlandım ve devam ettim. Elini elimin üzerine koydu ve beni yavaşlattı.
'Yavaş bebeğim, işte böyle'
Bana nasıl yapacağımı gösterdi ve bi süre devam ettim. Küçük küçük inliyordu ve bu çok hoşuma gidiyordu.
'Tamam, yeter, eline boşalmak istemiyorum'
Birden beni aldı ve yatağa fırlattı. Güçsüz olmaktan bu yüzden nefret ediyordum. Hızla üzerime eğildi ve dudağımı sömürdü. Onu ittim.
'Hani yavaş olacaktık Jamie'
'Jessica, Tanrım, beni bu hale getirdikten sonra nasıl yavaş olayım'
'Jamie, ya yavaş olacaksın, ya da ikimizde yatıp uyuyacağız. Tekrar söylemek istemiyorum. Lütfen.'
'Peki, üzgünüm'
Yavaşca beni soydu ardından bacaklarımın arasına kafasını gömdü. Ellerimi başına bastırdığımda sinirle homurdandı ve ellerimi çektim. Yavaş yavaş yalıyordu ve nereye tutunacağımı bilemeyerek çarşafı çekiştirdim. Çarşafı değil saçlarını istiyordum. Lanet, yapacak bi şey yoktu. Bi süre devam ettikten sonra üzerime eğildi ve öpüşmeye başladık. Kendini bana sürtüyordu ve ben boşalmak üsereydim, inlemem hızlandı, istemiyordum, şu anda patlamak istemiyordum.
'Jamie, lütfen şimdi bunu yapma bebeğim'
Kendini sürtmeyi bıraktı ve ayağa kalktı.
'Umarım prezervatif kalmıştır Jessica'
Kıkırdadım ve hafif doğrularak onu bekledim. Etrafta biraz dolaşarak aradı.
'Yat, seni görmek istiyorum'
Bunun üzerine yattım ve kendimi serbest bıraktım. Kısa süre sonra üzerime oturdu.
'Jessica bu söyleyeceğim şey çok önemli, elimizde kondom olmadığına göre, beni durduracaksın anlaştık mı?'
'Anlamadım?'
'İçine boşalmama izin verme, eğer bana bırakırsan kendimi doruk noktamda durduramam ve içine gelmek istemiyorum, sonuçları çok kötü olur, anlıyor musun'
'Evet, evet tamam deneyeceğim'
'Hazır mısın'
Başımı salladım ve onu kendime çektim. Sırıtarak içime girdi, başımı geriye kasarak inledim ardından sırtına sarıldım. Yavaş yavaş devam ederken boynumu emiyordu. Bu onu ilk kez arada bir plastik parçası olmadan hissedişimdi ve mükemmel ötesi hissediyordum. Bi süre devam etti, çok hızlı veya çok yavaş değildi, bu çok hoştu ve ben kendimi inlemekten alıkoyamıyordum.
'Ah Jamie'
'Jess, ismimi inle bebeğim, mutlu et beni'
Sertçe ismini inledim ve ikimizde ardından delice bağırdık. Boşalacaktım bu yüzden inlemem kesilmedi ve ellerimi suratına koyarak onu öptüm.
'Jamie boşalacağım'
'Ah Tanrım, Benim için yap bebeğim'
Gözlerinin içine bakarak doruğa ulaştığımda yavaşladı ve kıvranmama izin verdi. Delice bağırıp onu kendime çektim, ikimizde nefes nefeseydik. Kısa süre sonra yatağa yatıp beni üzerine çıkardı. Ellerini tuttum ve hareket etmeye başladım, biraz hızlıydım. Uzun süre devam ettim ikimizde delice inliyorduk.
'Ah Jessica, boşalacağım'
'Tanrım Jamie bende'
'Lütfen buna izin verme!'
Hızlıca devam ederken kendimi durduramıyordum ellerini başına koydu ve derin derin nefes aldı.
'Ah, Jess, siktir, ah! Lütfen dur lütfen'
Kendimi durdurmaya çalıştım ama başarısızdım. İkimizde zirvedeyken bu çok kötü bi durumdu.
'Jess, geliyorum, lütfen bebeğim yalvarırım dur'
'Yapamam Jamie'
'Tutamıyorum kendimi Jess!'
İkimizde delice birbirimizin ismini bağırdık ve aynı anda boşaldık. İkimizinde titremeleri bitene kadar yavaş yavaş devam ettim.
'Siktir Jess'
Nefes nefeseydi ve bebek gibi sesler çıkartıyordu. Çok yorulmuştum ve üzerine yığıldım. Beni kollarıyla sarmaladı, ardından ikimizde yan yattık ve sarılıp dinlenmeye devam ettik. Kısa süre sonra gözlerimi açtım ve elimi yanağına koydum.
'Özür dilerim Jamie'
'Ben özür dilerim Jess, tanrım ben, normalde bi şekilde durmanı sağlardım ama, ne biliyim işte, yapamadım Jess, karşı koyamadım sana, mükemmel ve dayanılmazdın. Haplarını almamıştın değil mi?'
'Hayır'
'Ne yapacağız?'
Yanağımı okşuyordu, onu öptüm ve iyice sokuldum, kollarıyla beni sıkıca sarmaladı ve o an tüm dertlerimden arındım işte.
'Bilmiyorum Jamie, göreceğiz, kötü düşünmemek gerekiyor'
Bi süre öyle kaldık. Derince onu kokluyordum, tanrım hamile kalmazdım değil mi, olamazdı.
'Jamie, eğer bi bebeğimiz olursa...'
'Bebeğimiz olmayacak. Konu kapanmıştır Jessica.'
Doğruldu ve yatağın kenarına oturup derince nefes aldı. Kalkıp yanına oturdum ve ona anlamsızca baktım.
'Fazla kalbimi kırıyorsun Jamie'
'Bi şey yapmadım'
'Yapmadığını sanıyorsun, bende bu durumdan memnun değilim, okulumu bile bitiremeden hamile kalmak istediğimi falan mı sanıyorsun? Veya başımda babam gibi büyük bir bela varken ölmeyi tercih ederim açıkcası. Burada bana karşı taraf almanı değil bana destek olmanı dilerdim. Sonuçta kendimi durduramayan sadece ben değildim, sende bunu yapamadın Jamie. Lütfen kendine gel.'
'Haklısın, özür dilerim, buraya gel lütfen'
Onun kucağına oturdum ve sarıldık. Başımdan sertçe öptü ardından yanağımı okşadı.
'Tek seferden bi şey olmaz diye düşünüyorum, umarım öyle olur.'
'Bende düşünmüyorum, ama göreceğiz'
Derince nefes aldı ve önüne baktı. Başını yukarı kaldırıp öptüm.
'İleride seninle birlikte bi bebek yapmak isterdim'
'Tanrım, Jess, bunu konuştuk sanıyordum'
'Biliyorum, biliyorum sadece söylemek istedim'
Sarıldık. Konuyu uzatmak istemedim. İkimizde yatağa girdiğimizde ona iyice sokuldum ve oda beni sarmaladı.
'Markete gidip prezervatif alabilirim ve biz belki..'
'Hayır Jamie, uyumalıyız, yorgunsun ve beni endişelendiriyorsun'
'Ben çok iyiyim Jess'
'Hayır, lütfen uyu'
'Peki, iyi geceler bi tanem'
'İyi geceler Prens'

+20 vote +10 yorum umarım hem vote hem yorum sınırı kısa sürede geçer ve yb çabuk gelir. Sizi çok çok seviyorum biraz uzun bi bölüm oldu sanırım umarım beğenmişsinizdir. Tam dörtbininci kelimeyi yazıyorum ve sonlandırıyorum. Kendinize iyi bakın öpüldünüz 😘😌

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!