Arama

1.3K 172 33

Arkadaşlar bu bölümü Exo'nun Sing For you şarkısını dinlerken yazdım. Sizde şarkıyla birlikte okuyun yeni bölümü ^^ İlk duygusal yazmaya çalıştıgım bölüm oldu. İyi okumalar

(Okan'ın ağzından)

(Okan): Eda iyi misin?

sarsmama rağmen hayla bir cevap vermiyordu. Hemen arabadan inip onun kapısını açtım. Kafasını kaldırdığımda kafası kanamıştı. Arabayı durdurmamı o söylemişti ama. Kucagıma alıp arka tarafa uzattım onu. Onu evimize götürdükten sonra da bu arabadan kurtulacaktım. Kesin o Chen bulmaya çalışcaktı Eda'yı. Ama bulamazdı asla. Eda bundan sonra benimdi...

{Betül'ün ağzından (ertesi gün)}

Dünden beri uyumamıştık. Sete gittigimizde kimse Eda'yı çıkarken görmediklerini söylemisti. En az yüz kere aramıştık ama cevap vermemişti. Okan belki biliyordur nerede oldugunu diye düşünüp Okan'ı da baya aramıştık. O da bakmamıştı telefonuna. Sette tanıdıgımız herkesi aramıştık hiçbiri görmemişti Eda'yı. İyide nereye gitmis olabilir ki? Dünden beri kafamı bu sorularla yiyecektim zaten. Exo'dan da kimse uyumamıştı. Özellikle de Chen çok kötüydü. Okan'ı arayıp duruyordu. Sanki Okan nereden bilicek? Ama söz de dinlemiyordu tabi Chen. Hepimizin gözü uyumadıgımız için çökmüştü. Suho, Kai, D.O, Xiumin, Baekhyun odalarına yatmak için gittikleri halde sürekli gelip " Eda?" dedikten bizde kafamızı salladıktan sonra tekrar odalarına gidiyorlardı ama onlarda yatmamıştı. Akşam lavaboya giderken Suho'yu camdan dışarı bakarken görmüştüm. " Nerede Eda yaa" diyip dışarıya bakıyordu. Kai ve D.O'nun odalarından gizlice baktıgımda gözlerini tavana dikmiş yatakta öylece duruyorlardı. Baekhyun ve Xiumin de sürekli Chen'in yanına geliyorlardı zaten. Lay evde yoktu bu aralar çok yogundu ve Eda'nın kayboldugunu da bilmiyordu. Güneşte çıkmaya başlamıştı. Sehun ve Chanyeol'a ne kadar uyumaya gidin desek de dinlemedikleri için oturdukları yerde gözü açık uyumuşlar gibi duruyorlardı. Emel de zaten gözleri kıpkırmızı bir şekildeydi. Dokunsalar aglıyıcaktı.

(Chen): Güneş de çıktı. Nerede ya nerede!?

(Baekhyun): Sakin ol. bir polise gitsek mi acaba?

(Chen): Evet, evet. Belki kaybolmuştur. Neden başından beri gitmiyoruz ki?

(Sehun): Eda sonuçta bir çocuk olmadıgı için hemen aramazlardı ki zaten.

(Betül): Ya, hemen gidelim. Biran önce bulalım Eda'yı. Hem o buraları da bilmez

Sehun bana dogru gelip yüzümü avucunun içine aldı.

(Sehun): Eda'yı bulucaz ama. İyi ol lütfen

diyip bana sarıldı. Bende kendimi daha fazla tutamayıp hıçkırıklarımı bıraktım.

(Sehun): Toparlanman lazım ama senin. Hadi bak gidelim.

diyip koluma girdi bu sefer. Gözyaşlarımı silip Emel'e baktıgımda gözlerinden gelen yaşı silip ayağa kalktı ve karakola gitmek için yola çıktık...

(Eda'nın ağzından)

Ağrıyan başımı tutarak yerimde doğruldum. Etrafıma baktıgımda... bütün duvarlarda resimlerim doluydu. En son Okan'ın arabasındaydım beni kaçırıyordu gözyaşlarım aralıksız akmaya başladı. Kapıya doğru koşup açmaya çalıştıgımda tabikide kilitlemişti kapıyı. Bu kadar resimi ne ara çekmişti? Ruhum bile duymamıştı çünkü. Resimlerden birinde yanımda Chen vardı. Hemen o resmin yanına gidip resmi yapıştırdıgı diger resimlerin yanından söküp elime aldım. Chen de çok mutluydu bende... Akan gözyaşlarımı silip daha çok Chen'e odaklandım. Hıçkırıklarıma engel olamadan ağlıyordum. Sanki birdaha asla onu göremiyecektim. En son ayrılırken ona sımsıkı sarılmış olmam.. Tek teselliydi....

(Betül'ün ağzından)

Karakola Suho, Sehun, Chanyeol, Chen, Emel ve ben gelmiştik. Polisler Exo üyelerini görünce anlamsızca bakıyorlardı.

(Suho): Buradaki amir beni çok iyi tanıyor. Eda'nın bulunmasında yardım edecektir.

dedi ve bir kapının yanına geldik. Odadan girdigimizde Suho'nun bahsettigi adam olmalı ki ayağa kalkıp "Suho" dedi. Hepimiz odaya girmemiştik. Sadece Suho ve Chen girmişti. Çok geçmeden odadan üçüde çıktılar. Adam konuşmaya başladı;

(.): Arkadaşınız... kaçırılmış olabilir mi?

(Emel): Ne? Ne alaka? Hem kim kaçıracak ki?

(Chen): Okan! Kim olacak?

(Betül): Ne?

(Chen): Bakın ben o adama hiç güvenmiyordum ve Eda'yı sevdigine yemin edebilirim.

(Betül): Olabilir mi ki?

(.): Biz gerekli araştırmaları yapıcagız. En son sette görülmüştü değil mi?

Suho evet anlamında kafasını sallamıştı.

(.): O zaman sette çalışanlarla bir görüşmemiz gerekecek. Beklemekten başka çare yok. Araştırmalara başlıyacagız. Şimdi benim gitmem lazım

diyip uzaklaştı adam.

(Chen): Beklemekten başka çare yok mu?

diyip güldü. ama tuaf bir gülmeydi bu

(Suho): Chen sakin ol. Kızlar siz iyi misiniz?... Kızlarr, biliyorum çok kötüsünüz şu anda ama Lee Soo Man'la konuşmuştum. Sizinle konuşmak istiyordu. Birlikte gidelim mi? Hem Eda'yla ilgili olanları da söyleriz.

Hiç bir şey demeden oturdumuz bekleme sandalyesinden kalkmıştım. Emel Chanyeol'un koluna girmişti. Sehun da birden benim yanıma gelip elimi tuttu. İçimden Eda'ya bir şey olmaması için dua ediyordum. SM binasının önüne gelince herkez inmeye basladı. Arabadan indigimizde bir sürü Exo-L vardı. Ahh doğru ya bizi ögrendikleri için öfkelilerdi. Bağırışları ninni gibi geliyordu sanki. Onlara bakarken Sehun kolumdan hızlıca çekerek SM binasına soktu beni.

(Sehun): Exo-L'ler üzerine mi atlasınlar istiyorsun?

(Betül): Şey.. ben

(Sehun): Tamam, tamam. Benim hatam, bagırdıgım içincde üzgünüm.

Hiç bir sey demeden ileride olan Emel ve Chanyeol'u takip etmeye başladım. Sehun da yanımda geliyordu zaten. Emel ve Chanyeol bir kapının önüne gelip durdular. Yanlarına gittigimde;

(Chanyeol): Suho ve Chen Eda'nın kayboldugunu söylüyorlar. Birazdan bizi çagırırlar zaten.

Çok geçmeden Suho kapıyı açtı ve tek tek odaya girdik.

(L): Oo, kızlar iyi misiniz? Gerçekten çok üzüldüm.

Karşımda duran Lee Soo Man'ın gözümde şu anda küçücük bir değeri bile yoktu. Çünkü tek düşündügüm Eda'ydı. Lee Soo Man'a cevap vermeye bile tenezzül etmedim o yüzden. Lee Soo Man'da zaten fazla uzatmadan konusmasına devam etti.

(L): Exo-L'lerin size tepkisi büyük ama zamanla alışırlar. Exo'nun olacak olan konserlerini erteledik çünkü hiç biri konsere çıkacak durumda değiller. Eda'nın bulunması için de elimden geleni yapacağım. Suho senin de Exo-L'lere bir konuşma yapman lazım. Olanları anlat iste. Onların da bilmeye hakkı var.

(Suho): Ama-

(L): Aması yok. Hem belki biraz da olsa yumuşarlar. Bu kadar.

demesiyle hepsi çıkmaya basladı odadan. Suho da. İyi de Suho kabul etmek istemiyordu. Lee Soo Man konuşunca tabi kabul etmekten başka çaresi de yoktu. En önde Chanyeol ve Emel onların arkasında Suho ve Chen onların arkalarında da benle Sehun vardı. Emel'e baktıgımda dengesini kaybedip yere düşecekken birden Chanyeol kucağına aldı. Emel bayılmıştı. Hızlı adımlarla arabaya dogru koşmaya başladı Chanyeol kucağında Emel'le...

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!