Lunapark

1.6K 169 5

Betul_kbk
Emel-kabak

Arkadaşlar biliyorum biraz geç yazıyorum özür dilerim

Yemekten sonra herkes dağılmıştı. Teker teker odalarına çıkmışlardı. Ben, Emel ve Chanyeol içeriye geçip oturmuştuk. Emel'le Chanyeol sürekli bir şeyler konuşuyordu. Benim de canım sıkılmaya başlamıştı. Sehun olsaydı keşke ama oda odasına çıkmıştı. Aslında bizim hayalimiz Kore'ye gelince her yeri gezmekti. Ama geldigimizden beri Stüdyo, bir alışveriş merkezi ve Exo'nun evi dışında gittigimiz yer yoktu. Sanırım Kore'yi gezmememizin sebebi Exo'ydu. Onların yanında olmak Kore'yi gezmekten iyiydi. Birçok Exo-L'in istedigi şeyi yaşıyorduk aslında. Ama gerçekten canım sıkılmıştı. Sehun olmayınca Exo'nun evinin anlamı olmuyormuş demekki. Düşüncelerimi merdivenlerden gelen sesler boşmuştu başımı o tarafa çevirdim. Gelen Sehun'du. Merdivenlerden inmeden durdu.

(Sehun): Canınız sıkılmadı mı ya?

(Betül): Benim çok sıkıldı

(Chanyeol): Biz iyiyiz

dönüp Chanyeol'la Emel'e sinirli sinirli bakmaya başladım.

(Yeol): Sakin. İkinizde o sekilde bakmayın lütfen

diyince dönüp Sehun'a baktım. Oda aynı sekilde Chanyeol'a bakıyodu. Yüzümde istemsizce bir gülümseme oluşmuştu.

(Yeol): Bir yere gidelim mi eve tıkıldık kaldık.

(Emel): Evet ya bir yerlere gidelim. Kore'yi hiç gezmedik biz

diyip Chanyeol'la ayağa kalktılar. Bende ayağa kalktım.

(Betül): Nereye gidicez?

(Sehun): Arabaya binelim de sonra karar veririz

diyince çıkıp arabaya doğru ilerledik.

(Sehun): Şöförü çagırmıştım aslında gidip gezicektim de birlikte gezmek daha eğlenceli olur

diyip kapıyı açıp gülümsedi. Bizde teker teker çıktık. Arabaya bindigimizde Chanyeol'la Emel hemen yan yana geçti. Bende onların önüne geçip oturdum. Sehun çok geçmeden gelmişti. Oda gelip benim yanıma oturdu. Exo'nun arabasındaydım ya. Exo'nun arabası. Hayallerim diledigimden daha iyiydi.

(Yeol): Ee, nereye gidiyoruz?

(Sehun): Lunaparka

(Emel): Ne?

(Sehun): Lunapark. Türkiye'de yok mu acaba?

diyip başını kaşırken Chanyeol'a baktı. Chanyeol'da elini açıp kafasını salladı. Yani bilmiyorum demeye çalıştı.

(Betül): Hey, tabiki Türkiye'de de lunapark var. Emel lunaparkın ne demek oldugunu bilmiyor musun?

(Sehun): Tamam sorun yok. Betül hemen de sinirlendin he

diyip iki eliyle kolumu tuttu. Koluma dokunmasıyla kalp atışlarım hızlanmaya başladı haliyle. Ellerini çekip gülümseyip önüne döndü. Bende utanıp önüme döndüm. Sehun yüzünden utanıyordum ve utanmaktan nefret ediyordum.

(Yeol): Emel müzik dinleyelim mi?

(Emel): Tamam

demesiyle Chanyeol telefonuyla kulaklıgını cebinden çıkardı.

(Yeol): Bu kulaklıgı ikimiz için aldım. Bu E harfi olan yer senin, C olan taraf benim. Baş harflerimizi yaptırdım.
diyip Emel'e bakıp gülümsedi. Emel de ona gülümsedikten sonra kulaklıgı kendilerine taktılar. Benle Sehun'un onlara baktıgımızı daha yeni anlamış olacaklar ki;

(Yeol): Hey önünüze dönsenize

demesiyle hemen önümüze dönüp gülmeye başladık. Gerçekten komiklerdi..

(Eda'nın ağzından)

Restorana geri döndüp yemeğe kaldıgı yerden devam ettik. Sıra tatlıdaydı. Tatlıları da sipariş verdikten sonra beklemeye başladık. Chen hâlâ bana bakıyordu. Dirsegini masaya koyup yüzüne destekleyecek şekilde durdu.

(Chen): Bir daha ağlama. Ağlayınca çok çirkin oluyorsun.

(Eda): Hı

Tamam ağlayınca çirkin oldugumu biliyorum gözlerim kırmızı oluyor çünkü. Ama bunu Chen'in söylemesi, üstüne daha ilk randevumuzda! İstemsizce kaşlarımın çattıp bakmaya başladım.

(Chen): Kızmaa

diyip elimi tuttu.

(Chen): Aslında ağladıgın için kipriklerin ıslandı ve daha da uzun gözüktü yani güzel gözüküyor. Ama ağlama sen bir daha olur mu?

Sadece tamam anlamında kafamı sallamıştım. Gözlerimin içine bakıyor olması bile içimde fillerin tepinmesine yol açıyordu zaten...

(Sehun'un ağzından)

Sonunda lunaparka gelmiştik. Emel'le Chanyeol önce Betül'le bende arkalarındaydık. Lunapark baya kalabalıktı. Belkide buraya gelmekle hata yapmıştık. Evet, kesinlikle hata yapmıştık. Chanyeol bana dönüp öylece bakmaya başladı. Daha lunaparkın girişinden çok az ilerlemiş olmamıza rağmen bütün gözler üzerimizdeydi. Çalan telefonumla kendime gelip hiç bakmadan telefonu açıp kulagıma götürdüm.

(Suho): Nerdesiniz?

(Sehun): Lunaparkta

(Suho): Ne! Kafayı mı yediniz siz? Orada bir sürü insan olmadı! Çabuk geri dönün Exo-L'ler için iyi olmaz kızlarla sizi görmeleri!

telefonu hemen kapatıp hızlı adımlarla lunaparktan koşarcasına çıkıp arabaya bindik...

(Chen'in ağzından)

Eve gelmek için yola çıkmıştık. Eda'nın elini sımsıkı tutuyordum. Onun yanında olmak içimi fazlasıyla huzur ve mutlulukla dolduruyordu. Başlarda Eda'ya aşık oldugumu kabul etmesemde aslında Eda'yı ilk gördügümden beri aşıktım ona. Hatta onunla Lay'in arasında da bir şeylerin olduğunu düşündügüm için kötü davranmıştım o zamanlar. Ama artık o kötü günleri düşünmek istemiyordum. Eda'nın da beni sevdiği her yerinden belli oluyordu. Zaten beni sevmeseydi ona yaptıgım kötülükleri affetmezdi heralde. Arabanın durmasıyla geldigimizi anladım. Arabadan inince tekrardan Eda'nın elini tuttum. Evlerinin önüne geldik ama bir türlü bırakmak istemiyordum onu. Eda zile basıp beklemeye başladı ama kapıyı açan yoktu. Bana dönüp baktıktan sonra;

(Eda): Aa Betül'ler

diyip bakmaya başladı. Kafamı o tarafa çevirdiğimde Chanyeol, Sehun, Betül ve Emel hiç bizi görmemişlerdi bile hızlıca evin ziline bastılar kapı açılıncada hızlıca içeri girdiler.

(Eda): Ohoo bizi görmediler bile

(Chen): Hadi bizde gidelim o zaman

dedim ve bizim eve doğru ilerlemeye başladık. Eda'yla ayrılmayacagım için mutluydum. Kapıyı çaldıgımızda anında Lay kapıyı açtı.

(Chen): Aa Lay, sen ne ara geldin bitti mi proğramların?

derken içeriye girdik Eda'yla. Herkez içerideydi ve suratlarında da bir tuaflık vardı.

(Chen): Noldu?

(Suho): Lunaparka gitmişler

diyip dörtlüye baktı.

(Chen): Exo-L'ler? Çok insan olmalı orada

(Suho): Evet. Yarın kesin herkezin haberi olucaktır. Lee Soo Man'a ne diyeceğiz?...

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!