For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Bölüm 14

1.3K 87 31

Babası gelip gideli iki gün olmuştu. Şu iki gündür Scorpius hiç konuşmuyor denecek kadar az konuşuyordu. Üzerinede gitmek istemiyordu onun. Kuzeni yüzünden onu suçlar diye korkuyordu. Kafasını dağıtması için Scorpius'un yanına gitmek istedi ama sinirli haline bulaşmak istemiyordu doğrusu. Vaughn ve Tony'nin yanında olduğundan emindi. Emma şu iki gündür Daniel ile takılıyordu. Rose yine kitaplarına gömülmüştü. Albus ile araları bozulmuştu evet. Önceki gün yanına gittiğinde Rose ona defolmasını bağırınca sinirlenmişti. Ne halt yiyecekse artık umursamayacaktı. 

Nora yanına gelince ona gülümsedi ve yanına oturmasını söyledi. Okulun sakin bir köşesinde banklardan birinde yalnız oturuyorlardı şimdi. Araları iyi olmaya başlamıştı giderek. Bu Albus için iyi bir şeydi aslında. Birisi gelip bozmadığı sürece iyi anlaşacaklardı. Aslında ondan gerçekten hoşlanmaya başlıyordu. Belli ediyor muydu bilinmez ama bunu ona söylese inanmayacağını biliyordu. "Güzel olduğumu düşündüğün için hoşlanıyorsun!" derdi. Her kız böyle derdi. "Güzel olduğum için hoşlanıyorsun" demezlerdi. Hiç biri kabul ettiğini söylemezdi, biliyordu. 

Saçma sapan bir soru olmadığına emin olarak "Neden Emma ya da Rose ile değilsin?" diye sordu. Cevabını gerçekten merak ediyordu. Nora çabuk kızaran kızlardan değildi. Rachel hemen utanıp kızarırdı. Onunla beşinci sınıfın Noel balosuna kadar çıkmışlardı. Albus onu o zamanlar gerçekten seviyordu. Rachel onu hala seviyordu şüphesiz. Yanlış bir anlaşılma yüzünden ayrılmışlardı sonra da Albus, Sue ile çıkmaya başlayınca asla bir daha barışamayacakları kesinleşmişti. Nora şimdi gülümseyip sorusunu "Çünkü senin yanına gelmek istiyorum." diye yanıtladı. Bu cevaba memnun olurken gülümseyerek "hımm"lamıştı. Bir dikkat etmişti de, kız o kadar makyaj yapmıyordu. Tek şu ismini bilip bilmediğine emin olmadığı, gözünün üstünde ki siyah... sürme vardı. Bu ona aslında gayet güzel gidiyordu. Hah, Sue'nun makyaj ve süse olan düşkülüğü yüzünden bunalım geçirmişti bir aralar.

Nora her zaman yaptığı gibi konuyu değiştirmişti. "Scorpius ile en son ne zaman aranız bozuldu?" diye sormuştu. Pekala böyle bir soruya aslında hazır değildi. Nereden çıktı şimdi bu? "Aslında ciddi anlamda aramız hiç bir zaman bozulmadı. Doğru düzgün tartışmayız bile. İlk uçuş dersimizde arkadaş olmuştuk." dedi. O anları hatırlayınca gülümsemişti. Belki o zamanlar Bay Malfoy'un Ron Enişte ile dalga geçtiği gibi Rose ile dalga geçse şu an düşman olabilirlerdi. Ne kötü kötü bakmıştı ne de bir şey söylemişti. Gün geçtikçe Albus ile anlaşmaya başlamışlardı. Zaten Rose, Emma ile yeni yeni tanışıyordu ve onunla takılıyordu. Nora'yı gülümsetebilmek için "Sana Tony ile nasıl tanıştığımızı anlatmamı ister misin?" diye sordu. Tahmin ettiği gibi gülümseyerek "Tabii ki! Eminim saçma sapan bir anısı vardır." dedi. Albus başını salladıktan sonra anlatmaya başladı. "Okulda yeniydik ve biliyorsun ilk sınıfları Hagrid geçiriyor. Tony ne kadar bir ortamda yeni olursa olsun kimseden utanmaz. Hala da öyle. Bir Muggle'dan gelme olarak Hagrid'e karşı korkusu vardı o sıralar. Herkes kayıklara bindiğinde Tony de Peter, Jessica, Jossie ve Cody ile aynı kayıktaydı. Onu duyabileceğimiz kadar yüksek sesle 'Hey, sizlere bale yapmamı ister misiniz?' diye dalga geçerek ayağa kalktı. Kayığın kenarına çıkıp dikelmeye çalışırken Hagrid onu oturması için yüksek sesle uyardığında korktu ve dengesini kaybedip suya düştü." dediğinde kız kahkaha atmıştı. Biraz güldükten sonra devam etti. "Daha bitmedi. Diğerleri de onu tutmak için aynı anda, aynı tarafa yüklenince kayıkları ters döndü ve hepsi suya düştüler. Kurtarıldıklarında Tony benim olduğum kayığa geldi ve o zaman herkesin ona gülmesine rağmen hala utanmıyordu. Neden utanmadığını sordum ve 'Sadece sanat yapmaya çalışıyordum. Esas sizler utanmalısınız!' dedi. İnan bana Nora o hala aynı Tony." dedi. Kız daha çok gülmeye başlamıştı. Ellerini havaya kaldırıp "Bale! Sanat!" diyerek tekrar gülmeye başlıyordu. Albus onunla birlikte gülerken gerçekten anlattığına pişman olmamıştı. Yalan değildi ve abartmıyordu. Hala on bir yaşındaki Tony'di!

Son VarisBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!