48.Bölüm (Unutma Vedalar Acıtsa da Bazen Gitmek Gerekir...)

4.6K 119 3
                                    

(Bölüm Parçası Ve Multimedya Var)

Baş ağrısı ve yorgun bir vücutla güne uyanmanın verdiği iç acısı durumla uyanmanın hali bir başka oluyor.Zor da olsa açabildiğim gözlerlerimle başımı sağa çevirip koltukta uyuyan Niall ve Zayn'e baktım.Doğruya dün gece -Harry hariç- herkes buradaydı.Hepsi ona yalan söylemiş ve buraya gelmişti.Dün akşam konuştuklarımız aklıma geldiğinde yataktan doğrulup sırtımı yatağın başlığına dayadım.Kendimi halsiz hissetmemim nedeni tüm gün ağlamamdı.Hepsi bana Ellie'yi anlattı birlikte yaşadığı olayları.Bunlar beni daha fazla ağlatmaya yetmişti.Liam'ın o akşam şaşkınlık içinde yüzüğü bakmasının nedeni yüzüğün Ellie'ye ait olmasıymış.Aslında şöyle bakarsak Harry bana bir oyun oynadı.Louis'in bu oyundan başından beri haberi vardı.Daha sonra Louis dayanamayıp Zayn'e söyledi ve Zayn'de bana söyledi.Liam ve Niall'ın bir şeyden haberi yoktu onlar Harry'nin beni gerçekten sevdiğini sanıyorlardı.Yataktan sessizce kalkıp Zayn'ın laptopunu aldım ve tekrar yatağa döndüm.Laptopu açıp uçak biletimi aldım ve yeniden kapattım.Yarın sabah ilk işim Londra'dan gitmek olacaktı.Laptopa bakarken ''Effie,günaydın.'' Sesiyle koltuğa döndüm Niall uyanmış gözlerini ovuşturuyordu ''Günaydın civciv.'' Diye karşılık verip yataktan kalktım ve yanına gidip yanağına küçük bir öpücük verdim.Ardından uyanması için Zayn'ı öptüm o da yavaş yavaş uyanırken ''Hey sersem hadi uyan.'' Diyerek onu dürttüm gözlerini tamamen açtığında ''İyisin.'' Diyip gülümsedi.İyiyim,hatta çok fazla iyiyiyim.İnanın bana Londra da değil tüm dünyada benden iyisini bulamazsınız.Onu başımla onayladım ''Sanırım Louis bir şeyler hazırladı harika bir koku var.'' Diyip odadan çıktım.Aşağı indiğim zaman dediğim gibi Louis bir şeyler hazırlamış ve çoktan masaya oturmuştu.Yanına gidip yanağından öptüm ve ''Günaydın havuç çocuk.'' Dedim.O ise gözlerini kısarak ''Günaydın kötü kız.'' Dediği şey karşısında birden gözyaşlarım devreye girmiş ve ağlamaya başladım.Kötü kız,bunu bana sadece Harry söylerdi ve onun ağzından duymak hoşuma giderdi ''Effie,üzgünüm çok üzgünüm.'' Diyerek bana sarıldığında çocuklarda gelmiş bizi bakıyordu ''Ta-tamam sorun değil siz başlayın ben elimi yüzümü yıkayıp geleceğim.'' Dedim ve hızla mutfaktan çıktım.Lavaboya girip aynada kendime baktığımda ilk defa kendimden bu kadar çok korkmuştum.Hatta ''Bu ben miyim?'' diye sormadan edemedim.Yüzümü birkaç kere yıkadıktan sonra havluyu sertçe yüzüme bastırdım havluyu çektiğimde yeniden kendime baktım.Sanki kendimi değil aynada onu görüyordum.Sanki tam arkamdaydı bana sarılacaktı ve boynumdan öpüp ''Seni seviyorum kötü kızım.'' Diyecek gibi geliyordu.Fakat artık bu sadece hayal veya rüyalarımda daha doğrusu kabuslarım da olacak.Lavabodan çıktığımda gelen sesle durdum ''Harry,sakin ol.'' Diye bağırıyordu biri.Sesin geldiği yöne gittiğimde bir kapı açıktı.Aralıktan bakarken endişeli bir şekilde telefonla konuşan Liam'ı gördüm ''Onu sevdiğini biliyorum.'' Onu dinlemeye başladım ''Sakin sakin Harry böyle bir şey yapma!'' diye bağırdı ve o an kendime ''Ne yapacak?'' diye sordum.Liam elini saçlarına götürüp derin bir nefes aldı ''Harry..'' diye fısıldadı ve beni fark edip duraksadı.Gözlerime bakarken ''Onu kaybettin..Artık bir şey yapamazsın.'' Diye ekleyip telefonu kapattı.Hala birbirimize bakarken ''Çünkü affedilemez bir şey yaptın.'' Diyerek yanımdan geçip gitti....

* * * * * * * * * * * * * *

''Bu raya gelmenize gerek yoktu çocuklar.'' Dedim ve durup onlara döndüm.Havaalanına geldiğimizden beri herkesin gözü bizim üzerimizdeydi.Niall'ın mavi gözleri ağlamak kızarmış durumdaydı.Onlara bakarken garip hissetmiştim.Niall'a sıkıca sarılıp kokusunu içime çektim bu benim için fazla zordu en çok onu özleyecektim ''Lü-lütfen gi-gitme.'' Dediğinde ayrılıp yüzünü ellerimin arasına aldım ve gözyaşlarını sildim ''Geleceğim söz veriyorum.'' Dediğinde ellerini ellerimin üzerine koydu ''Ben sensiz ne yapacağım?'' diye sorunca gülümsemeye çalıştım ''Hey,ben hep burada olacağım.'' Dedikten sonra bir elimi yanağından çekip kalbinin üzerine koydum ''Kalbinde ve bir telefon uzağında.'' Diyerek kızarmış yanaklarına öpücük kondurdum.Liam da gözyaşlarını silmeye çalışırken ''Hey babacık lütfen ağlama.'' Diyerek onu kollarımın arasına aldığım gibi sakinleştirmeye çalıştım.Onunla geçirdiğim harika günler vardı.Özellikle birlikte yalnız kaldığımız zamanlar son ses Miley Cyrus'un şarkılarını açıp söyler veya çılgınca dans ederdik.Kulağıma doğru ''Onun yüzünden bizi bırakamazsın.'' Diye sitem edince ondan ayrılıp hepsine döndüm.Lola'ya baktığımda Alex'e sıkıca sarılmış ağlıyordu ''Bakın,burada kalırsam daha kötü şeyler olacak.Buradan gidersem mutlu olacağım belki de hayallerim gerçekleşecek o aptalın yaptıklarını unutacağım beni mutlu olmamı istemiyor musunuz?'' diye sorduğumda Louis başını yere eğip ''Burada da mutlu olabilirsin.'' Dedi tıslayıp ''O varken mutlu olamam.Ve koca adam sana ağlamak yakışmıyor gel buraya.'' Diyerek onu kendime çektim.Konuşamıyordu sadece ağlıyordu onun gözyaşlarını silip Zayn'e baktım.Uzaktan bakıyordu ama ağlamıyordu.Yanına gidip gülümsediğimde ''Teşekkürler ağlamadığın için.'' Diyerek ona sarıldım o ise dudaklarını kulağıma yaklaştırıp ''Vedalardan hoşlanmazsın ve geri döneceğini biliyorum.Bu bir veda değil Effie.'' Diye fısıldadı.Ondan ayrılıp Lola'ya baktım.Uzun uzun birbirimize baktığımızda birden gelip bana sıkıca sarıldı.Açıkçası salya sümük ağlıyordu.O bana sıkıca sarılırken bende ona karşılık verip ağlamaya başladım ''Beni bırakma Effie lütfen beni yalnız bırakma.'' Diye yalvarıyordu onu kendimden uzaklaştırdığımda gözyaşlarımı sildim ''Lütfen Lola seni böyle hatırlamak istemiyorum.'' Derken Alex önümde belirdi ve bana sarıldı ''Kendine iyi bak dostum.'' Dediğinde bende ''Lola'ya iyi bak ahmak.'' Diye cevap verdim o geri çekilmişti ki tekrar Lola'nın sarılmasıyla sarsıldım ''Söz vermiştin aptal hani asla ayrılmayacaktık?'' gözlerimi sıkıca kapatıp ağlamamak için direnmeye başladım.Lola'yı benden uzaklaştıran Alex olmuştu.Alex onu sıkıca tutarken Lola bağırıyordu.Bavulumu elime alıp arkamı döndüğümde gözyaşlarımı serbest bıraktım ''Effie gitme!'' diye bağırırken Niall'ın sesini de duydum ''Gitmel lanet olası gitme!'' ama artık çok geçti...

Yeni hayat,yeni ev,yeni bir iş,yeni arkadaşlar hayata sıfırdan başlamak basitti fakat alışmak veya unutmak?Zor olan bu ikisiydi ve bende zor olanı başarmalıydım...

Harry'nin Ağzından;

Duvarın köşesine oturdum 2. Şişeyi içerken bu koca dağınıklığın arasından 2 fotoğraf fark ettim.İkisi de yan yanaydı.Birinde Ellie vardı birinde ise Effie.Yavaşça yerden kalkıp ilerledim ve fotoğrafları elime alıp dağıttığım yatağa oturdum.İkisine baktım dakikalarca.Yaptığım bu hatanın sonucunu bu kadar ağır olacağını bilseydim bunu yapmazdım.Kalbim ''Effie..'' diye atarken aklımda ''Ellie.'' Diyordu elimdeki fotoğraflara bakıp bir tanesini yırttım.Effie'nin gülen yüzüne baktığımda telefonu tekrar elime alıp onun numarasını çevirdim fakat aldığım tek cevap buydu ''Bu numara kullanılmamaktadır.'' Telefon yavaşça elimden kayarken gözyaşım Effie'nin fotoğrafına damladı bu resmen onu kaybettiğim anlamına geliyordu.Ayağa kalkıp evden çıktım ve kapıyı kilitledim.Bu eve adımımı atmayacaktım bu ev hayallerimi yıkmıştı.Arkamı döndüğümde eve girmek üzere olan Alex ve Lola'yı görmüştüm.Lola arkasına döndüğünde göz göze gelmemiş bir olmuştu.Ve Alex'i orada bırakıp yanıma gelirken sadece onu bekledim.Tam karşımda dikiliyordu.Kahverengi gözleri kıpkırmızı olmuş sadece gözleri değil.Göz altları,yanakları,burnu----

Yanağıma aldığım acı tokatla başım sağ tarafa düşerken elim yavaşça yanağıma gitti ''Hepsi senin yüzünden pislik.'' Diye çemkirdi.Uzun süre susup ''Lola gel!'' sesiyle kendime geldim ve başımı kaldırıp elimi çektim.Alex Lola'yı götürmek istiyordu fakat olmuyordu ''O-ona ulaşamıyorum Lola.Yalvarırım söyle.O nerede?'' diye sorduğumsa gülmeye başladı aslında gülmek kelimesi az kalır kahkaha atıyordu ve birden sustu.Nefretle bana bakarken ''O asla gelmeyecek pislik.Sen onun hayatını kararttın.O sadece sana aşık olmuştu!'' diye çemkirdi ''Na-nasıl?'' diye sordum.Alex Lola'yı kendine çektiğinde ''Gitti.'' Diye fısıldadı Alex ve Lola'yı alıp evlerine götürdü.''Gitti..'' kelimesi kulaklarımda yankılanırken kendimde güçsüzlük hissetmiştim.Hayatım kollarımın kayıp gitmişti.Aşkım,kalbim,nefesim her şeyim artık gitmişti...Ve hepsi oynadığım aptal oyun yüzündendi.Ona aşık olacağımı bilmiyordum.Üzgünüm Effie,seni bulacağım ve zorla da olsa ölene kadar benimle kalacaksın...

Yazarın Ağzından;

Gitmek,aslında o kadar basit bir kelimedir.Bunu söylerken bazılarımız pek bir şey hissetmez ama bazılarımızı olmadığı kadar güçsüz düşürür.Gitmek demek kolaydır peki ya gerçekten sevdiklerinden uzaklaşmak,başka bir yerlere gitmek?Bu kolay mı?Sevdiğin insanları arkanda bırakıp yeni bir hayata başlamak.Bence zor.Hatta çok zor çünkü sevdiğin insanları geride bırakmak onları bir daha görememe gerçeği yüreğini derinden etkiler.Effie,o gitmeyi seçti.Eğer kalsaydı onun için zor olacaktı belki de kendine zarar verecekti.Londra onun hayatıydı,çocukluğunun,gençliğinin geçtiği bir yerdi.Ve bir gün biri gelip ona Londra'dan gideceğini söyleseydi kahkaha atardı.Ama şimdi çok sevdiği Londra'dan ayrılmak zorunda kaldı.Kalsaydı her yerde onu görecekti,her yerde karşısına çıkacaktı,onu rahatsız edecekti en kötüsü de her yerde birlikte yaptıkları şeyleri görecekti.Effie için iyi olan şey sadece gitmekti.Harry,gerçekten kime aşık olduğunu daha iyi anladı.Kalbi Effie'nin ona gül verdiğinden beri sadece Effie için atmaya başlamıştı.Bazen hayatta tahmin edemeyeceğiz şeyler olur bu da onlardan biri.Şunu da unutmamak gerekir sevdiğimiz birini kaybettiğimizde onu geri kazanmak için istediğimiz her şey yaparız.Ve Harry bunu kafasına koydu belki de kim bilir Effie'yi geri kazanır.Tabi o zamana kadar Effie başkasıyla karşılaşmazsa...

Bad Romance (Harry Styles Fan Fiction)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin