2.Bölüm: Yaz Tatili Sinsilikleri

9.7K 442 31
                                    

Bunun bir geçiş bölümü olduğunu bilin de :D

2013

‘’Hayır anne, yazın bu küçük yerde durmayacağım.’’ Dedim sakin sakin. Annem  ofladı ve koltukta oturur pozisyon aldı.

‘’Eylülcüm, sen büyükşehirde tek  başına ne yapacaksın?’’. Yanaklarımı şişirdim.

‘’Otelde kalırım anne. Anne lütfen, o bale eğitim merkezine gitmek istiyorum. Bu küçük yerde öğrendiklerim hiçbir şey ifade etmiyor. Anne…’’. Anneme yaptığım yavru köpek bakışını yemesini umuyordum. Ama bu sahiden önemliydi. Altın Kuğu Bale Eğitim Merkezi, benim 10.sınıfın başından beri gitmek istediğim yerdi. O büyük, parıl parıl aynalı dans salonundan tut, temiz duşlarına kadar. Ah.

‘’Orası pahalıdır Eylül. Gidersen hayal kırıklığına uğrayabilirsin.’’

‘’Yeterince para biriktirdim!’’. İnternette fiyat yazmıyordu. Sadece ilk kayıt ücretinin 50 TL olduğu yazıyordu. Ama karşılayabilirdim. Ne kadar olabilirdi ki?

‘’Eylül…’’

‘’Anne..’’. Annem televizyonu kapadı ve bir süre düşünme pozisyonu aldı.

‘’Tamam.’’. Annemin boynuna atıldım ve ciyakladım. O gülerken beni yüzünden uzak tutmaya çalışıyordu.

* * *

Otobüsün hareket etmesini bekliyordum. Heyecandan yerinde duramamak terimini sahiden yaşıyordum ya. Çantamı açıp elime bale ayakkabılarımı aldım. Eskimişlerdi ve ayağımı hafifçe sıkıyorlardı. Yenisini almak gerek bir de. Otobüsteki garip tiplerle tedirgin olduğumdan çantama sıkıca sarıldım ve kafamı, cama yasladığım yastığa yerleştirdim.

Neden bilmiyorum ama rüyamda onu gördüm. İlk ciddi kalp kırıklığımın sahibi. Ne zaman onu hatırlasam boğazımdaki yumruya engel olamıyorum! Gözleri m yanıyor ve yanaklarım ısınıyor. Onun üstümdeki bu etkisinden nefret ediyorum! Yine aynı şeyleri yaşarken otobüsün garaja geldiğini fark etmiştim. İnip, valizimle beraber otele giderken kendime telkinlerde bulunuyordum;  ‘’Unut onu, unut, unut…’’

Taksiden inip, orta halli otelin lobisinde beklemeye başladım. Az sonra, kalacağım oda hazır olacaktı. Masanın üstündeki şehir sosyetesi dergilerinden birini aldım ve karıştırmaya başladım. Gözüme çarpan isimle tüm dikkatim oraya çekilmişti,

‘’Sosyete Kraliçesi olarak bilinen Aynur Eser, ortanca kızı Seda Eser’in butiğinde görüldü.’’

Eser, Eser, Eser? Olabilir miydi? Saçma geliyordu, aslında neden saçma olsun ki? Onların zengin olduğunu duymuştum ama sosyete olduklarını bilmiyordum.

‘’Küçük hanım?’’. Bana seslenen görevlinin peşine takıldım ve odama gittim. Girer girmez anneme mesaj attım ve wifi ye bağlanıp Eser ailesini aradım.

Bu şehrin bir sosyete sitesi vardı! ‘Davetler, kokteyller, partiler ‘ kısmına tıkladım ve gözlerim büyüdü.

Haftaya maskeli balo düzenliyorlardı! Böyle ailelerin sadece filmlerde olduğunu sanıyordum. Telefonu kenara bırakıp yatağa uzandım. Aklıma gelen inanılmaz fikirle hızla doğruldum. Hemen telefonu tekrar aldım ve Esin’i aradım.

‘’Evet tatlım?’’ diye açtı telefonu.

‘’Esin, şimdi sana çok önemli bir görev vereceğim.’’. Hemen de heyecanlanırdı ya,

‘’Ne, nasıl? Ne göre..’’

‘’Dur bir kızım ya. Bak, orta okul mezuniyetinde giydiğim lacivert elbiseyi hatırlıyor musun?’’

‘’Evet.’’

‘’İşte onu, ve yanındaki ayakkabı ve maskeyi bana gönderir misin? Çok önemli..’’

‘’Vaay, Eylül hanım, hemen yüksek zümreye mi girdiniz orada?’’. Kıkırdadım ve cevap verdim,

‘’Sonra anlatırım. Bak, ben sana yarın adres yollayacağım.’’

‘’Tamam, merak etme.’’ Dedi ciddiyetini takınarak. İç rahatlamasıyla kafamı yastığa geri koydum. Bakalım beni hatırlayacak mıydı? Onu vicdan azabıyla baş başa bırakmak istesem de bundan da pek emin değildim. Vicdanı olan biri mi ki? Onu hiç tanımıyorum. Ve bu incitiyordu. Hadi ama, ona tam olarak aşık bile değilim. Sadece takıntılı bir hırs deyin siz.

*

Kocaman alışveriş merkezinde saf saf dolanıyordum. Burası oturduğum yer kadardı. Ve fiyatlar bana hiçbir şey almamam gerektiğini söylüyordu. Kurs ücretimi harcarsam ya da sokakta kalmayı göze alabilirsem değişir tabii. Koluma yapışan elle beraber çığlığı kopardım ama kimse umursamamıştı!

‘’Eylül!’’ dedi bana tanıdık gelen kız.

‘’Iııh, merhaba.’’ Dedim sırıtan kıza.

‘’Ben Sude! Hatırlamadın mı yoksa? Ne yapıyorsun burada?’’. Hatırlamış gibi yapmaktan başka çarem yoktu sanki.

‘’Aah, evet. Sude, iyiyim. Ben, dolaşıyorum.’’ Dedim. Hala onu çıkartmak için şansım vardı.

‘’Senin liseyi ilçede okuduğunu sanıyordum.’’

‘’Öyle zaten. Ben bir kurs için geldim.’’

‘’Bale değil mi? Biz üst sınıflara az gösteri yapmadınız. Nerede kalıyorsun?’’

Ah, tabii ya! Sude üst sınıflardan bir kızdı. Muhabbetimiz de olduğu halde nasıl unutmuştum!

‘’Otelde kalıyorum.’’ Dedim hatırlamış olmanın verdiği rahatlıkla.

‘’Saçmalıyorsun.’’. Birden afalladım ve boş boş ona baktım.

‘’Bizde kalıyorsun.’’. Ne kaçırdım?

‘’Ne?’’

‘’Diyorum ki bizde kalacaksın.’’

‘’Hayır Sude. Rahatsız etmek istemem.’’. Ben onu hatırlamamıştım ama o bana evini açıyordu. Harikayım, sahiden.

‘’Saçmalama, gerçekten.. Ev büyük ve babam bir şey demez. 3 ay otelde mi kalacaksın? Ben dururken. Güvenmiyor musun yoksa?’’. Dedikleri mantıklıydı aslında. Otele para yetiştirmek… Bunu düşünmedim.

‘’Aslında…’’

‘’Harika! Alacağın şey yoksa gidelim!’’. Kolumdan tutmuştu ve çekmeye başladı.

‘’Şey, eşyalarım.. Oteldeler!’’

Otelden eşyalarımı aldıktan sonra eve gitmiştik. Ev sahiden büyüktü. Çok çekingen davransam da Sude samimiliği ile bunu aşmama yardımcı oluyordu.

Odama yerleştim ve telefonumu kontrol ettim. Esin’den 2 mesaj, annemden ise 3 vardı.

‘’Mal elimde.’’

‘’Adres?’’. Kahkaha attım ve anneme bir durum mesajı attıktan sonra merdivenlerden paldır küldür indim. Kimse yoktu. Buzdolabının üstündeki faturadan adresi Esin’e gönderdim. Tekrar odaya çıktığımda çok sıcak olduğunu fark etmiştim. Camları açtım ve oturdum. Onu 2 yıl sonra ilk defa görecektim. Umarım. Ve ne yapacağım hakkında bir fikrim yoktu. Düşündüğüm şey onu görmekti. Beni tanımazsa.. Ki muhtemelen böyle olacaktı.

Ve, ah, daha AKBEM’ e gidip görüşme yapmam gerekiyordu. Şu balo şeysinden sonra halletsem geç kalmış olur muydum? Parmak uçlarım kaşınıyordu sanki. Mutlulukla gülümsedim ve yatağa uzandım. Şu partiye az kalmıştı. 3 gün mü? Yoksa 4 mü? Yatakta yan yattım ve gözlerimi kapadım. Umarım maceram pahalıya patlamazdı.

MaskeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin