Biraz titreyen ve birazda kısık sesimle açtım telefonu.
'Ne var Brad?'
'Jessica, şey, geç saatte rahatsız ettiğim için özür dilerim, sadece ben, zor durumdayım ve yardımın gerekiyor'
'Söyleyebilirsin, ama çabuk ol'
'Yüz yüze konuşamaz mıyız? Biraz derin bi konu'
'Yarın Brad, uyuyacağım'
'Tamam, teşekkür ederim iyi geceler'
Telefonu kapattım, hemen ardından Jamie'yi aramaya karar verdim. Söylemessem çok kızardı, söyleyincede kızacaktı fakat böylesi daha iyiydi.
'Efendim Jess, iyi misin?'
'Evet şey iyiyim'
'Gecenin bu saatinde arayınca korktum, sen asla geç saatte aramazsın.'
'Korkuttuysam özür dilerim, Jamie ben bi şey demek istiyorum'
'Söyleyebilirsin Jess'
'Şey Jamie, az önce Brad aradı, bi konu hakkında konuşmak istiyormuş ve bende yarın yüzyüze konuşabileceğimizi söyledim.'
'Neden öyle bir şey dedin, neden seni gecenin bir saatinde arıyor, neden konuşmak istiyormuş, hangi konu hakkında konuşmak istiyormuş?'
Sesi beklediğimden sakindi, hafifçe gülümsedim.
'Zor durumda gibiydi o yüzden kabul ettim, neden gece aradığını bilmiyorum, neden konuşmak istediğini de söylemedi'
'Jessica, sinirliyim.'
'Biliyorum, özür dilerim, merak etme her şeyi sana detaylıca anlatacağım söz'
'Peki. Peki tamam.'
'Hala sinirlisin'
'Evet fark etmen güzel'
'Jamie lütfen sinirlenme, zaten biliyorsun ne yapabiliriz ki? Okulda bir kaç dakikalığına onunla konuşacağım, bizi izleyebilirsin'
'Biz kelimesiyle kurduğun her cümle sen ve benimle ilgili olsun Jessica. Asla o pis adamla ilgili olmasın, anladın mı beni'
'Anladım, özür dilerim, sen nerdesin, ne yapıyorsun?'
'Evdeyim, sadece uzanıyordum, yatağımda ve yalnız. Birde eklemem gerekirse elimde yırtık iç çamaşırın var o kadar.'
'Beni çok utandırıyorsun'
'Telefonda bile yüzünün kızardığını anlayabiliyorum, neyden utanıyorsun? Mükemmelsin.'
'Teşekkür ederim.'
Gülümsediğini hissettikten sonra hafifçe kıkırdadım, derince nefes aldı ve hoparlör sanki patladı.
'Şu an yanımda olmanı dilerdim'
'Bende, ikimizde istediğimize göre bana ne zaman evlenme teklifi ediyorsun?'
İkimizde telefonda uzun süre güldük, tamam sadece şakaydı. Yan döndüm ve telefonu kulağımın üzerine koydum.
'En yakın zamanda Jess'
'Ciddi misin sen? Ben dalga geçiyordum'
'Ne zaman olacağı belli olmaz, bana bırak olur mu?'
'Tabii şey, üzgünüm. Yarın okula gelmeyi unutmassın değil mi, seni şimdiden özledim'
'Bende seni özledim, merak etme unutmam. Artık uyumalısın bence, geç oldu.'
'Evet biliyorum, lütfen sende uyu'
'Umarım uyuyabilirim'
'Lütfen Jamie.. Kendine zarar verme ve benim için gözlerini kapat artık'
'Tamam, deneyeceğim. İyi geceler, seni seviyorum'
'İyi geceler Jamie'
Telefonu kapatır kapatmaz uykuya daldım, fazla yorgundum. Kafam fazla doluydu, sadece yarını bekleyecektim..
***
'Görüşürüz!'
Annemin yanağına küçük bir öpücük kondururken arabadan indim. Koşar adımlarla okula doğru ilerlerken kenarda duran Brad kolumdan tuttu.
'Konuşabilir miyiz?'
'Gerçekten önemli mi? Açım.'
'Evet önemli ama istersen yiyebilirsin, sorun değil'
Başımı iki yana sallayarak derince nefes aldım ve kenarda birkaç saniye dikildik.
'Sorun ne?'
'Biliyorsun şey, annem ve babam, Jessica bak ben bunu sadece sana anlatabilirim çünkü senden başka kimse bilmiyor, bilmeyecekte. Biliyorsun, annem ve babam ayrılar ve hala benim nerede kalacağım hakkında tartışıyorlar. Dün babam annemle kaldığımız eve geldi ve beni götürmek istediğini söyledi, yine tartıştılar, ardından içeri adamlar girdi ve annemi zorla içeride tutup benide zorla babamın evine götürdüler, Jessica ben, ne yapacağımı bilmiyorum lütfen yardım et bi çözüm bulmama lütfen yardım et sana yalvarırım'
'Bir dakika sen, dün, babanın evinde mi kaldın?'
O cevap verirken arkadaki Jamie'yi gördüm. Kenarda dikilmiş bize bakıyordu, elleri pantolonun cebindeydi. Siyah Hırkasıının kollarını dirseklerine kadar sıvamıştı böylece, kolundaki saatini, dövmelerini ve profosyonelce yapılmış kesiklerini rahatça görebiliyordunuz. Baştan aşağı simsiyah giyinmişti, suratı ciddiydi, hiç gülümsemiyor dik ve sabit duruşuyla oldukça havalı görünüyordu. Başını geriye doğru hafifçe kasmıştı, bizi görebilmesi için gözlerini hayli aşağıda tutuyordu ve eklemem gerekirse çok seksiydi.
'Evet, babamın evinde kalmak zorunda kaldım'
'Brad bu çok derin bi konu'
'Evet sana söylemiştim, lütfen yardım et'
'Bir çözüm buluruz merak etme, sadece şu an uygun değil, akşam sana mesaj atarım tamam mı?'
'Çok teşekkür ederim'
Bana sarılmaya kalktı anca izin vermedim ve onu ittirerek Jamie'ye doğru ilerledim. Ben gelince sinirli suratıyla birlikte elini uzattı. Kemikli parmaklarına parmaklarımı kenetledikten sonra birlikte içeri girdik.
'Sana ne dedi, sorun neymiş?'
'Önemli bir şey değil, aslında sadece biraz derin bir konu, sana söyleyemem ama merak edilecek bir şey değil emin olabilirsin'
'Peki, peki tamam'
Birlikte sıraya oturduğumuzda derince nefes alıp bacak bacak üstüne attım. Sınıfta henüz kimse yoktu ve ben açtım.
'Jamie bana gidip çay ve tost almak ister misin'
'İsterim'
Yanağımdan öpüp sınıftan çıktığı sırada telefonum çaldı. Jamie'nin annesi. Peki, kesinlikle bir sorun var.
'Efendim'
'Günaydın Jess, nasılsın'
'Ah iyiyim, sen nasılsın?'
'Teşekkürler iyiyim, senden bir şey istemek durumundayım. Acaba okuldan çıktığınızda Jamie ile birlikte onun evine gelebilir misin? Annen ve babanda burada.'
'Evet, şey, sorun ne?'
'Bi sorun yok, sadece ikiniz içinde bir haberimiz var ve Jamie'nin sıcak bakacağını düşünmüyorum, yani bu sorun olabilir, ama sen yanında olursan eğer...'
'Anladım, peki tamam, çıkışta görüşürüz o zaman'
'Teşekkürler tatlım, görüşürüz'
Telefonu masaya usulca bıraktım ve olayı hazmetmeye çalıştım. Haber kötü değildi, sesi neşeli geliyordu, Jamie buna kızacaktı. Madem haber kötü değil Jamie buna neden kızacaktı ki? Akşamı bekleyip görecektik. Jamie'nin kapıdan içeri gelişini seyrederken gülümsedim, yanıma oturup önüme çayı koydu ve ardından tostu elime verdi. Yerken teşekkür ettim.
'Akşam seninle birlikte sizin eve gideceğiz tamam mı?'
'Bana uyar ama neden?'
'Annemler falanda senin evindeymiş, takılırız işte'
'Bende sevişeceğiz sanmıştım'
'Belki yaparız kim bilir'
Sırıttı, ardından bende sırıttım. Gülüp yanağımdan öptü ardından telefonuyla uğraşmaya başladı.
'Dur biraz, evime nasıl girmişler?'
'Paul var unutma'
'Ah tabii, Şey bir de Jess, dün, çok kötü geçti, benim için'
'Neden?'
'Sensizdim.'
'Ah evet, bende canımı acıttığına üzülmüşsündür sanmıştım'
'Tabii ki onun içinde üzgünüm Jessica, sadece ben bunun en az on katını bir çok kişiye yaptım ve onların ciddi anlamda canları artık acımıyordu ve benim tek amacım seni de buna alıştırmak'
'Beni, onlara mı benzetmek istiyorsun?'
'Hayır, hayır asla. Demek istediğim seni tam anlamıyla istediğim kız yapmak'
'Beni değiştirmeye asla çalışma Jamie'
'Bi tanem anlamıyorsun'
'Evet anlamıyorum, boşver tamam mı'
'Peki, özür dilerim'

***

Eve giderken ellerimi sıkıca tuttu. Soğuk ve boş yolda ilerlerken ona iyiyce yanaştım, hava güneşli olmasına rağmen hayli soğuktu. Eve yaklaştığımızda az da olsa heycanlıydım. Haberi merak ediyordum ama Jamie üzülecekse birazda korkuyordum açıkcası. Kapıyı çaldık, annesi hemen açtı, yüzü gülüyordu.
'Hoşgeldiniz'
İkimizide kucakladı ardından içeri geçtik ve oturduk. Jamie çok ciddi ve durumdan hoşnut görünmüyordu.
'Paul nerede?'
'Sanırım mutfakta'
'Peki birazdan dönerim'
Ardından gitti. Sesi hoş gelmemişti bu yüzden arkasından gitmeyi tercih ettim. Mutfağa girdim ve kapıyı kapattım. İkisi konuşuyorlardı, aynı anda bana baktılar.
'Şey eğer özelse,'
'Hayır, hayır buraya gel'
Jamie'nin yanında durup koluna girdim ve öptüm.
'Sorun ne?'
'Paul'e bir şeyler soracaktım Jess.'
Başımı salladım, bana gülümsedi ardından Paul'de gülümsedi.
'Paul, annemler eve nasıl girdi, ne yaptılar, anlat lütfen'
'Tabii efendim, şey ilk önce hep beraber kapıyı çaldılar ve bende açtım. Biliyorum eve siz yokken kimseyi almamı istemiyorsunuz fakat ayıp olacağını düşündüm, eğer kızdıysanız özür dilerim.'
'Almamanı dilerdim ama haklısın, ayıp olurdu.'
'Daha sonra salonda oturup çay içtiler, ve eğer söylemem gerekirse hepsi çok mutluydu.'
'Neden mutluydular?'
'Kulak misafiri olmak istemedim efendim. Fakat size söyleyeceklerini biliyorum.'
'Anladım, başka?'
'Merak etmeyin üst kata çıkmadılar. Sadece mutfak ve salondaydılar. Anneniz evi gezmek istedi çünkü sanırım ona hiç gezdirmemişsiniz ve merak ediyormuş ama kızacağınızı düşündüğü için sizi beklemeyi tercih etti. Şey sizi çok iyi tanıyor.'
Hepimiz gülümsedik. O sırada bize seslendiler. Jamie kendini düzeltti ve Paul'e teşekkür etti.
'Teşekkürler Paul ve diğer şeyleri annemler gidince konuşuruz, sakın unutma.'
'Peki efendim.'
Gülümseyip ayrıldık. Jamie Paul'ü nereden bulmuştu ki? O çok iyiydi.
'Ne söyleyecekler Jess'
'Bende bilmiyorum bi tanem'
Derince nefes alıp başımdan öptü. Salona geçip oturduk. Jamie annesine gülümsedi
'Nasılsınız?'
'Biz iyiyiz bi tanem, siz nasılsınız, okul nasıldı?'
'İyiydi anne, bizde iyiyiz'
'Tamam peki, öncelikle umarım evine senden habersiz girdiğimiz için kızmamışsındır'
'Sorun yok'
'Jamie, biliyorum tatlım bu haber hoşuna gitmeyecek ama biraz olumlu yönlerini gör bi tanem, tamam mı?'
'Haberi öğrenirsem buna karar vereceğim anne.'
'Öyleyse, uzatmak istemiyorum ama, bu biraz şey'
'İşin aslı Jamie, annen ve ben bir karar almıştık ve bunu gerçekleştirmeye çalışıyorduk. Ardından bu karar hayal oldu ve şu an gerçekleşiyor, yani, annen ve benim...'
'Bir bebeğimiz olacak. Ben hamileyim Jamie..'

+20 vote + 10 yorum 🙏🏾 geçen bölüme hiç yorum gelmemiş ondan biraz geç geldi. Lütfen yorum yapın sizi seviyorum ve biraz geç oldu ama umarım hepinizin yılı güzel, mutlu, sağlıklı geçer. İyi seneler hepinize! 😄💕

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!