{cute extra}

5.6K 192 16

''Yani bu sizin daireniz, Bay Tomlinson?'' Harry gözlerini büyüttü ve tepedeki büyük avizelere baktı. ''Durun kendimi doğrulayayım, burası sizin malikaneniz?'' Bay Tomlinson sırıttı ve kafasını eğlenirmişçesine sağladı, ''Bana lütfen Louis de, ve evet burası benim dairem.'' Harry pembe dudaklarını ısırdı ve mırıldandı, ''Beni evime bırakacağınızı sanmıştım.'' ''Hayır neden sana sahipken bunu yapayım ki, hm?'' Louis düşünürmüş gibi yaptı ve kendi deri koltuğuna doğru yürüdü, ve yanındaki noktayı okşamaya başladı.
Harry de avucunun içini yumuşakça kaşımaya başlamışken Louis'nin yanına oturdu ve aralarında büyük bir mesafe bıraktı.
Louis homurdandı ve ayaklanıp Harry'nin yakınına yerleşti.
''Neden hala bana ''babacık'' demediğini sorabilir miyim, Harry?''
Louis dudağını büktü ve Harry içinden pembe tenini emmemek için büyük bir savaş vermesinin ardından lafı aldı.
''Ben..sadece seni tanıyabilir miyim?'' diye açıkladı ve Louis kafasını salladı ve bedenini tamamen ona doğru çevirdi.
''Veya bunu başka bir zaman, ilk randevumuzda yaparım, normal insanlar böyle yapmaz mı?'' Louis sordu ve elini Harry'nin dizine yerleştirdi, dokunuşu altında titrediğini hissedebiliyordu.
''Pekala o zaman, ne yapmak istiyorsun?'' Harry yavaşça Louis'nin elini dizinden çekti ve sıcaklığın kaybından dolayı hafifçe titredi.
''Eh, o zaman biz-''
''Seni ilk randevuda seks yapmayacağım konusunda uyarmıştım, sadece öpüşelim, bu bir randevu.'' Harry Louis'nin sözünü kesti.
''Ama bu bir randevu değil Harold.'' Louis sırıttı ve Harry suratını astı.
''İlk olarak bana bunu söyleme, ikincisi, söylediğim her şeyi unut, tamam?'' Harry nefesini verdi ve şakaklarını ovmaya başladı.
''Seni geriyor muyum?'' Louis Harry'nin ellerini başından çekti ve gözlerine odaklandı. Harry onun deniz mavisi gözlerine odaklandı.
''Gözlerin görkemli,'' Harry ağzından kaçırdı ve ardından gözlerini büyüttü.
''Senin gibi,'' Louis Harry'nin dudaklarına odaklandı.
''Söylediğim gibi,'' Harry Louis'nin hala elini tuttuğu düşüncesiyle kızardı. ''İlk buluşmada öpüşmem, bunu hak etmen gerek.''
Louis konuyu değiştirmeye çalıştı, ''Yiyecek bir şey ister misin, açlıktan ölmek üzere olduğunu tahmin edebiliyorum'' Harry onu onayladı ve Louis ayağa kalkıp mutfağa doğru adımlamaya başladı, mutfağa geldiği zaman arkasından geldiğini bildiği Harry'ye döndü,
''Bir şeyler yemek derken kesinlikle kalçalarımdan bahsetmiyordum.''
Harry sırıttı ve başını önüne eğdi, ''Anladım.'' Louis'yi takip etmeye devam etti.
Upuzun bir koridoru yürüdüler, duvarlar ışıklarla aydınlatılmıştı, her yere boyamalar ile kaplıydı.
Harry Louis'nin yerde sırtüstü uzandığı ve göğsünün cömertçe açık olduğu fotoğrafı görünce duraksadı.
''Bu kesinlikle favori fotoğraf çekimimdi,'' Louis Harry'nin fotoğrafına taparcasına baktığı andan beri oradaydı.''Beğendin mi?''
''Ah..kesinlikle,''Harry boğazını temizledi ve yürümeye başladı, Louis onun yanından usulca ilerledi.
Küçük bir mutfağa geldiler ve Louis duraksadı ve bir şeyi hatırladı.
''Hizmetlilerim, onları bugün için evlerine gönderdim.''
''Hizmetlilerin,'' Harry homurdandı, ''Daha iyi olamayacağını söylemiştim.''
''Ne hatırladım biliyor musun?'' Diye sordu Louis tavuğu ve parma'yı çıkarırken( chicken stuffed with mozzarella wrapped in parma ham with a side of homemade mash ;) )
''Ne?''
''Sen on sekizsin, ve ben ise yirmi bir.'' Louis gururlandı ve Mozarella'yı çıkardı.
''Evet fakat kim daha uzun?'' Harry sırıttı ve sordu,''Bu arada tam olarak kaç boyundasın?''
Louis bir süre durdu ve düşündü, ''1.75..''
Harry kahkaha atmaya başladı, ''Lütfen, iki karış gibisin,''
''Hey bu hiç hoş değil,'' Louis somurttu.
''İyi olmaya çalışıyordum,'' Harry sırıttı ve gamzeleri çıkınca Louis büyülenmişçesine oraya odaklandı.
''Gamzelerini beğendim yani, onların içine boşal-''
''Devam ediyorum,'' Harry'nin suratı düz bir ifade aldı.
''Haklısın,''
''Ne yapıyorsun, peki?'' Harry Louis'nin ne yaptığına bakmaya çalıştı.
Louis onu cevaplamadı ve işine odaklanarak dikkatli bir biçimde işini yapmaya çalıştı, Harry onun minik ellerini izledi ve kendince onun ne kadar mükemmel olduğunu izlemeye koyuldu.
''Sen gerçek misin?'' Harry yine ağzından kaçırdı ve Louis yüksek sesle gülmeye başladı.
''Çok şapşalsın,'' Harry kızardı, önüne baktı.
Ardından Harry ayağa kalkıp Friends izlemek için salona yöneldi, tam o sırada kapının açıldığını duydu ve o yöne doğru baktı, bu bir kadındı ayrıca saçları fazlasıyla dağınıktı,
''Ne oluyor?!'' Harry'yi gördüğünde çantasını kaldırarak bağırdı.
''Hey, bekle-''
''Hırsız!'' Kadın bağırdı ve çantasını elinde tutup Harry'yi kovalamaya başladı.
Harry koltuktan kalktı ve garip sesler çıkartarak mutfağa doğru koşmaya başladı.
''Hırsız, tecavüzcü, çocuk kaçırıcı!!'' Harry kadının peşinden bağırdığını duydu ve hızla mutfağa girip Louis'nin şarkıyla dans ettiğini gördü ve hızla onun arkasına sığındı.
''Louis...burada!-'' Kadın Louis'nin kollarının Harry'ye onu korurmuşcasına dolalı olduğunu gördüğünde derin bir nefes verdi,
''Oh, onu tanıyorsun.''
''Becky burada ne arıyorsun, sana izin verdiğimi hatırlıyorum?'' Louis sordu.
''Oh, dudak parlatıcımı unutmuşum.''
''Uhm, eğer burada isen yemek işini bitirmeni rica ediyorum, Harry ile vakit geçireceğim,''
Becky onu onayladı, ''Tabii ki efendim.''
Louis Harry'yi belinden tutarak salona yönlendirdi ve ikisi birlikte koltuğa yerleştiler.
''Eh, Becky ile tanıştın,'' Harry kafasını onaylarcasına salladı.
''Bu rezildi, kesinlikle kafamı kesmeyi filan düşünüyordu.''
''Abartma lütfen,'' Louis alayla kaşlarını çattı.
''Güzel olduğunu biliyorsun,' Louis'nin dediği üzerine Harry yavaşça gülümsedi.
''Şuan çöp gibi gözüktüğümün farkındayım o yüzden şuan-'' ''Şş,'' Louis parmağını Harry'nin dudakları üzerine koydu,
''Eğer sen öyleysen ben bir çöplüğüm.''

ARKADAŞLAR ÇOK SAÇMA OLDU SONU DEĞİL Mİ AMA ÇEVİRİRKEN CİDDEN SAÇMA SAPAN BİR ŞEYLER ÇIKIYOR YANİ CÜMLENİN ORJİNALİ ŞUYDU ''if you're the piece of shit, then i'm road kill'' ama road kill anlam olarak yolda ezilmiş hayvan demek yani ''eğer sen öyleysen ben yolda ezilmiş bir hayvanım''dan daha mantıklı geldi yani, her neyse kendinize iyi bakın,,,

baby boy》larry.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!