30.Bölüm

1.7K 114 56

Burcu
Sabah uyandığımda başım çatlıyordu. Yerimden kalkmak istemiyordum, ama set beni bekliyordu. Gözlerimi ovuşturup bir elimi yana attığımda Berkin yerinin boş olduğunu gördüm. Bir gözümü açıp saate baktığımda sabah 8 gösteriyordu. Kendimi kalkmaya zorluyordum, ama olmuyordu, bir türlü yerimden kalkamıyordum. Yorganı başıma çekip yüzümü yastığa gömdüm ve acıyan gözlerimi kapattım. Artık bu günün kötü geçeceğinden tamamen emindim. O günlerimden birini yaşıyordum. Kapının açılışını duyduğumda Berkin geldiğini anladım.

"Burcu? Canım kalkman lazım, sete gitmemiz lazım" Berk yanıma oturarak yorganı başımdan aldığında karşı çıkarmış gibi ses çıkardım ve kaşlarımı büzüştürerek gözlerimi açtım.

"Kalkmama yardım etsene, kendimi çok kötü hissediyorum" dudağımın altında mızıldandığımda Berk endişeyle bana bakıp elini alnıma koydu.

"Ateşin yok, gözlerin kıpkırmızı, noldu sana canım, neyin var?"

"Bilmiyorum, başım ağrıyor, gözlerim yanıyor, kalkmaya hiç halim yok" şikayetlenerek başımı Berkin dizlerinin üzerine koyarak kaslı karnına gömdüm. Berk ellerini saçlarımda gezdirerek yavaşça kafama masaj yapmaya başladığında nerdeyse mutluluktan ölecektim.

"Sana neyin iyi geleceğini biliyorum" Berk hevesle diyerek bir hışımda beni omuzuna attığında çığlık attım.

"Berk, napıyorsun? Başım döndü, beni yere indir" arkasını yumruklayarak dediğimde Berk sadece güldü. Bir anda kendimi duş kabinesinde bulduğumda kalkık kaşlarla Berke baktım.

"En iyi gelecek şey sıcak sudur canım. Sen duş al, sonra da başına sıcacık bir şapka koy, bir şeyciğin kalmaz" dediğinde hızla kafamı salladım.

"Ayakta duramıyorum, istemiyorum" kabineden çıkmak istediğimde karşımı kesince gözlerim ona kaydığında ciddi gözlerle bana bakıyordu.

"Üzgünüm canım, ama bunu yapmak zorundayım" diyerek benim bir şey dememe izin vermeden duşu eline alıp sıcak suyu açarak başımın üzerinden tuttuğunda çığlık attım. Pijamalarım baştan ayağa sırılsıklam olmuştu.

"Ya napıyorsun sen?" Sinirle dediğimde o kahkaha atıyordu.

"Her şey senin iyiliğin için canım" dediğinde gözlerimi kıyarak bir anda elinden tutup onu da kendi üzerime çekerek duşun altına soktum ve o da sırılsıklam olunca zaferle yüzüne baktım.

"Valla ben durumumdan şikayetçi değilim" Berk sırıtarak ellerini belime sardığında omuzuna vurdum.

"Ne sırı-" söylediğimi bitirmeme izin vermeden duşun altında dudaklarıma yapışınca bir anda eridim, ellerim otomatik olarak saçlarına gitti. Anneler, aileler, set derken Berki öpmeyi çok özlemiştim. İkimizin kıyafetleri bedenimize yapışmıştı, Berk beni daha da kendine çekince üzerimdeki o nemlik duygusu beni rahatsız etti. Dudaklarından ayrılarak hafifçe gülümsedim.

"Özlemiştim seni" sakince dediğimde Berk gülümseyerek boynuma kocaman bir öpücük koydu.

"Yalnız sen böyle sırılsıklamken çok seksi gözüküyorsun. Ben burdan çıksam iyi olacak" kulağıma tutkuyla fısıldadığında yüzümün yandığını hissettim.

"Terbiyesizleşme, hadi çık" koluna vurarak sırıttığımda o da kahkaha atarak duşun altından çıkıp havluya bürünerek bana havadan bir öpücük yollayarak banyodan çıktı. Kafamı sallayarak güldüm. Bu adam nasıl en kötü günümde bile beni güldürmeyi başarıyordu?

Berkin söylediği gibi saçlarımı kurutarak kafama sıcacık şapka takıp seye öyle gelmiştim. Gerçekten de kafamdaki ağrı bir az geçmişti, ama hala beni rahatsız ediyordu. Neyse ki bu gün sahnelerim azdı ve dinlenmeye zamanım olacaktı. Karavana girdiğimde Tolga Handeyle oturmuş, sahnelerimi prova yapıyorlardı. Berk direk çekime gitmişti, Emre abiyle sahnesi vardı. Kendimi sürükleyerek koltuğa doğru gidip kendimi Tolganın yanına attım ve başımı omuzuna koydum.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!