29.Bölüm

1.7K 114 16

Burcu
Heyecandan nerdeyse bayılmak üzereydim. İki gün önce Berkin neler hissettiğini şimdi daha iyi anlıyordum. Elim ayağıma dolaşmıştı, baygın düşmemek için kendimi zorla tutuyordum. Berkin annesi,babası bir de kuzeni yoldalardı, nerdeyse yetişiyorlardı. Salonda durmuş odanın başına dönüyordum. Heyecandan tırnaklarımı ısırıyordum. Arkamı dönüp diğer tarafa gitmek istediğimde karşımda oluşan Berkle yerimde zıpladım. Elimi kalbime koyup derinden nefes aldım.

"Korktum.."

"Yavaş, Burcu, yavaş" Berk gülerek söyleyip omuzlarımdan tuttuğunda dudağımı büzerek göğüsüne vurdum.

"Ne gülüyorsun? Çok mu komik? Şu an nerdeyse kalp krizi geçiriyorum" çocukça mızıldandığımda Berk yanaklarımı avucuna alarak yanağıma bir öpücük kondurdu ve sıcacık şekilde gülümsedi.

"Burcum, endişelenmeye gerek yok. Seni çok seveceklerinden eminim. Rahat ol, güven bana"

"Ya sevmezlerse?" Sakince hüzünle sorduğumda Berk ensemden tutup beni göğüsüne gömdü ve saçlarıma öpücük kondurdu.

"Bak gör, sana resmen aşık olacaklar." Ellerimi beline sarıp gözlerimi kapattım ve Berkin kollarında bulduğum huzura kendimi bırakmaya çalıştım. Kalb atışlarım bir az yerine gelmişti. Beni sevmemeleri için bir neden yoktu ama, değil mi? Oğullarına sırılsıklam aşıktım ve onun için bu hayatta her şeyi yapmaya hazırdım. Bu duygularımın yüzüme yansıdığından emindim ve onların da bunu görmelerini çok istiyordum. Sadece Berke olan gerçek sevgimi görmelerini istiyordum. Birden kapı zili çalınca gözlerimi kocaman açıp Berkin kollarından sıçradım.

"Allah. Geldiler. Valla geldiler" telaşla söylediğimde Berk kollarımdan tutarak bana gülümsedi.

"Sakin ol, sakin ol, her şey güzel olacak, bak gör. Şimdi kapıyı açmaya gidiyorum, sen de kendine hakim ol ve koridora gel, tamam mı sevgilim?"

"Tamam" nefessizce cevap verdiğimde Berk burnuma bir buse kondurup koşarak kapıya gitti. Kapının açılışını duyunca içimdeki heyecan bire beş arttı. Derin derin nefes alıp gözlerimi kapattım.

"Hadi, Burcu, göreyim seni, kızım" kendi kendime diyerek yüzüme gülümseme koyup koridora geçtim. İlk önce orta boylu siyah saçlı güzel bir genç kız girdi içeriye. Sanırım bu Berkin kuzeni Gökçe olmalıydı. Berke sıkıca sarıldıktan sonra sırada annesiyle babası birlikte girdi. İkisi de birden Berke sarılınca yüzüme zorla koyduğum tebessüm gerçeğe dönüştü. Mutlu aile tablosu gibiylerdi. Berk yakılıklılığını babasından, gülüşünüyse annesinden almıştı. Babası çok ağır ve beyefendi birine benziyordu. Annesiyse çok tatlı gözüküyordu. Üzerimde biriletinin bakışlarını hissedince gözlerim Gökçeye kaydı. Sırıtarak bana baktığını görünce yanaklarım kızardı.

"Kuzen, bizi tanıştırmayacak mısın?" Hala bana bakarak dediğinde Berkin annesiyle babasının da gözleri bana doğruldu. Berk gülümseyerek yanıma geçti ve elini omuzuma attı.

"Anne, baba, Gökçe, tanıştırayım, bu Burcu, sevgilim, hem de rol arkadaşım. Canım, bu da söylediğim gibi kuzenim, annem ve babam" dediğinde Berkin kokundan çıkarak otomatikçe onlara doğru yaklaşıp ilk önce annesinin elini öptüm.

"Memnun oldum, efendim" sakince diyerek elini öpüp babasına doğru yürümek istediğimde annesi birden bana yapışıp sıkıca sarılınca şaşkın halde yerimde dondum.

"Ah canım benim, sen ne kadar cici bir kızmışsın, çok memnun oldum ben de" tatlı tatlı dediğinde sözleri karşısında kalbime bir sıcaklık çöktü, bir az önce hissettiğim heyecan sanki bir az gitmişti. Şaşkınlık halinden çıkarak ben de hafifçe annesinin omuzlarına sarıldım. Benden ayrılarak Berkin gülüşüyle bana gülerek yanaklarımı sıktı.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!