3 ay sonra

2.3K 209 11

Multimedya: Okan

( 3 ay sonra )

Artık Emel'le Betül ajansa alışmışlardı. Bende bu yoğun tempoya alışmıştım. Emel hep Chanyeol'la mesajlaşıyordu. Ve ajanstan izin alırlarsa Kore'ye gidip Exo tanışacaklardı. Ben, bense hayla Chen'i unutamamıştım. Ama zamanla olurdu heralde unuturdum. Her gün Lay'le konuşuyordum. Arada Suho, Baekhyun ve diğerleriyle de konuşuyordum tabiki. Bu 3 ay içinde Chen benim telefon numaramı istemiş ama tabi Lay'de vermemişti. Lay anlatıyordu bunları bana. Vermemesini ben istemiştim zaten. Lay'de Chen hakkında fazla konuşmuyordu zaten. Hep napıyosun, iyi misin diye konuşuyorduk. Bugün yine ajansa gitmek için kalktım. Annemde çoktan kalkmıştı zaten. Bebek mavisi kalem pantolon, beyaz stiletto, beyaz gömleği de pantolonun içine salaş bırakacak şekilde koydum, zarf çantamın içine de telefonu, mp3'ü koydum. Bu alışkanlıgım Chen'in her zaman Mp3'le dışarı çıkması yüzündendi. Bende alışmıştım artık onun gibi hep Mp3'süz dışarı çıkmazdım. Düşüncelerimden kurtulup saçını yapmak için aynanın karşısına geçtim. Saçlarımı da düzleştirdikten sonra kahvaltı yapmak için aşağı indim. Annem aceleci bir şekilde kahvaltıyı hazırlamıştı. Geç kaldığımız için hızlı bir şekilde kahvaltıyı yapıp çıktık. Önce Betül'ü sonra Emel'i aldıktan sonra her zamanki gibi ajansa geldik. Annem de hastanesine gitti. Ajansa girdiğimizde Okan yarı çıplak bir şekilde ajansta dolaşıyordu. Giydiği gömleğin son 4-5 düğmesini düğmelemişti sadece. Kızlarında ağızlarından resmen salya akıcaktı. Çocuğun ne kadar kötü birisi olduğunu bildikleri halde. Ama Betül'le Emel benim gibi ondan nefret ediyorlardı. Onlara da soğutmustum Okan'ı.

(Emel): Ayy, şunun haline bak!

(Betül): Hiç bir şey giymeseymis gerizekalı.

(Eda): Kızlar sessiz olalım.

Okan da bizim daha yeni geldiğimizi görünce bize doğru gelip;

(Okan): Oo, niye bu kadar geç geldiniz?

(Eda): Sanane be. Hem sen şu üstünü düzeltsene. Düğmelerin kopmuş sanki hepsini açmışsın bide.

diyip Nutella bakışlarımı attım. O da üzerine bakıp;

(Okan): Benim tarzımda böyle. Sa-na-ne

(Eda): Biz ne zaman bu ajansa girsek illa bir şey sormak zorundasın dimi? Biz burada yokmuşuz gibi davran.

derken elimi omzuna koydum. Sonrada pic smile yapıp ilerlemeye başladım. Kızlarda ona pis pis bakıp arkamdan geldiler. Stüdyoda her zamankinden fazla bir telaş vardı.

(Eda): Ne telaşı bu?

diyip kızlara döndüm.

(Emel): Bir modeli başka bir ülkeye mi ne göndericeklerdi.

(Betül): Evet yabancı bir ülkede Türk modeli olarak birini istemişler. Hangi ülke istemiş bilmiyoruz ama.

(Eda): Hee

(Betül): Eğer sen gidersen bende gelirim hee

(Emel): Bende

(Eda): Önce bi seçsinler de.

(Betül): Hadi ben Nazlı Hanım'ın yanına gidiyorum

(Emel): Bende Volkan'ın (fotoğrafçının) yanına gidiyorum.

(Eda): Tamam o zaman bende modellerin yanındayım.

dedim ve diğer model arkadaşlarımın yanına geçtim. En küçükleri bendim modellerden. O yüzden fazla samimiyetim yoktu onlarla. Hepsi benden 3-4 yaş büyüktüler. Çok geçmeden Nazlı Hanım'la Betül de geldiler.

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!