Türkiye'ye Dönüş

2K 213 25

(Lay'in agzından)

Noh Min Young geldiği için Chen Eda'yı götürmüştü. Bizde hiç bir şey olmamış gibi geçip oturduk. Suho da kapıyı açtı. Noh Min Young içeri girip göz gezdirdikten sonra;

(N): Chen nerde?

(Suho): Şeyy, o-

demesiyle mutfağa doğru ilerlemeye başladı. Hepimizin ödü kopmuştu. Chen'le Eda'yı görebilirdi. Çünkü girdikleri odanın kapısında cam olduğu için görülmeleri mümkündü. Mutfağa girdiğinde hepimiz bir "Ohh" çektik. Suho da Noh Min Young'un peşinden gitti. Onlar mutfağa girdi. Eda da kapıyı açıp hızlı adımlarla evden çıktı. Arkasından koştum ama yetişemedim. Suho'yla Noh Min Young mutfaktan çıkmışlardı. Bende içeri girip kapıyı kapattım.

(N): Lay nereye gittin?

(Lay): Hiçç bir ses duydum gibime geldi de baktım bi.

Anlamsızca baktıktan sonra konuşmaya başladı;

(N): Ee iki üç gündür evde ne yapıyorsunuz?

diye konuşmaya girdi. Ama benim aklım Eda'daydı. Chen'in de boş boş yere bakması aklımı daha çok karıştırıyordu. Neden o şekilde hemen gitmişti? Hiç bir şey demeden. Chen 'in yanına geçip kısık sesle konuştum.

(Lay): Eda niye gitti? Bir şey mi oldu?

(Chen): Yoo bir şey olmadı. Noh Min Young gidince oda hemen gitti.

dedi ve yine yere bakmaya başladı. Kesin bir iş var ama ne?

(Eda'nın ağzından)

Chen'in beni öptükten sonra hiç bir şey yapamamış öylece durmuştum. Oradan geçen gölgeyle oda geriye çekilmişti. Beni susturmak için öpmesi sinirimi bozmuştu. Hiç öpüşmemiş biri olarak ilk beni öpen erkeğin Chen olmasına sevinemiyordum daha çok susturmak için öpmüş olmasına kızıyordum. Hemen kapıyı açıp hiç bir şey demeden eve gelmiştim. Ne mutluydum nede üzgün. İçimde bana yaptıklarının kırgınlığı vardı. Bide üzerine bunun eklenmesi.
İçimden hep 'beni isteyerek öpmedi' diyerek uykuya daldım...

******************************************

Uyandığımda daha hava aydınlanma mıştı bile. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra su içmek için merdivenlerden indim. Sanki hiç su içmemişim gibi üç bardak su içtim. Gözümün önüne gelen Chen'in beni öptüğü anla kendime gelmek için kafamı salladım. Zil çalmıştı. Bu saatte kim ki? Ho Sook uyanmasın diye hızlı adımlarla kapıyı açmaya gittim. Kapıyı açtığımda karşımda Chen'i gördüm. Siyahlarla suratında olan kötü bakışları... sanki karşımda başka bir insan vardı. Bu benim sevdiğim hayran olduğum Chen değildi. O her zaman güler yüzlü olan...
Ben kapıda durmuş öylece içimden bunları düşünürken o konuşmaya başladı;

(Chen): Şey...

boğazını temizledikten sonra;

(Chen): Dün yaşanan olayları kimseye söyleme, bir yerde de görmüyüm. Senin için hiç iyi olmaz. Hiç bir şey yaşanmadı bunu böyle bil, zaten hiç bir şey yaşanmadı ki.

diyip hızlı adımlarla uzaklaştı. Bense hiç bir şey diyememiştim. Adeta şoka uğramıştım. Yaşadıklarımın gerçek olduğunu yanaklarımdan süzülen sıcak yaşlarla anladım. Hızlıca bende kapıyı kapatıp odama çıktım. Yorganı başıma kadar çekip yataga gömüldüm.Sessiz şekilde ağlayan biri olduğum için sadece nefes sesimi duyuyordum. Islanan yastıktan rahatsız olup yerimde doğrulup derin bir nefes aldım. Hayla ardını kesmeyen göz yaşlarımı silip annemi aradım.

(A): Edaa, bu saatte noldu? Şimdi senin yatıyo olman lazım.

(E): Anne, Türkiye'ye dönmek istiyorum.

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!