27.Bölüm

1.7K 102 54

Burcu
Berkin bizim birlikte olduğumuzu açıklamasıyla tüm sosyal hesaplarım patlıyordu. Fanlarımızın gösterecekleri tepkiler beni ilk başta korkutsamda, onlar beni yanıltmıştılar. O kadar çok güzel sözler ve destek almıştık ki, onları teker teker okuyunca gözlerim yaşarmıştı. Berk o an Beyaz Showda ilan edince seyirciler öyle bir ses çıkarmıştılar ki, Beyazıt bile şaşırmıştı. Yanaklarım kıpkırmızı olmuştu, çok utanmıştım, ama Berk hiç utanmadan, aşk dolu gözleriyle sadece beni izlemişti.
Şu an evde uzanıp olanları düşününce yine aynı heyecanı yaşıyordum. Berkin o kadar insan içinde bana ötle bakışı beni o kadar özel hissettirmişti ki, bir anda dünyanın en güzel ve en önemli insanı hissetmiştim kendimi. Kelimelerle anlatılacak duygu değildi. Tek bildiğim, kaç gündür o showdan itibaren benden mutlusu yoktu bu dünyada. Artık açık açık ilişkimizi yaşayabiliyorduk. Sette bile her kes bu habere çok sevinmişti. Teker teker tebrikler alıyorduk. Bu gün Berkin seti vardı, bense boştum. O yüzden evde kalıp bir az kafamı dinlendirmek istiyordum. Yatakta yatıp kalmıştım. Yarın Berki annemle tanıştıracaktım, çok heyecanlıydım. Annemin onun hakkındaki düşünceleri benim için çok önemliydi. Gerçi ben emindim, annem de en az benim kadar Berke aşık olacaktı. Çünkü Berk öyle bir insandı ki, karizması ve güzel enerjisi ile insanı bir anda ele alabiliyordu. O yüzden rahattım. Annemin onaylayacağından emindim. Aklıma gelen bir fikirle yerimden fırladım. İçime heyecan girdi. Bu gün Berkle ilişkimizin bir ayı tamam oluyordu, oysa akşama kadar gelmeyecekti. Onun için sürpriz yapmak istedim birden, içimden onu mutlu etmek geldi. Saate baktığımda öğlen 1 gösteriyordu. Planımı uygulamaya geçmeden önce telefonu elime alıp rehberden Berki buldum ve aramaya başladım. İkinci çağrıda açmıştı.

"Sevgilim?" Hala onun ağzından şu kelime içime acayip bir heyecan katıyordu.

"Nasılsın canım? Sette misin?"

"Evet, şimdi Handeyle oturuyoruz karavanda, Tolga çekimde. Sen naptın?"

"Handeye selam söyle. Hiç, nolsun ben de oturuyorum öyle,özlüyorum seni. Ne zaman geleceksin?"

"Onun da sana selamı var. Bilmiyorum ya, canım, akşam 7-8 gibi gelirim ger halde. Ben de seni çok özlüyorum, buralar sensiz hiç çekilmiyor" dediğinde bir saniye sonra Berkin ofladığını, arkadan da Handenin "aşk olsun" diyişini duyunca sırıttım.

"Ya Hande, neden vuruyorsun? Sevgilimi özledim, olamaz mı?" Berk çocuksa dediğinde kendimi tutamadan güldüm.

"Yarın beraber olacağız canım, hem akşam gelince beraber vakit geçiririz"

"Akşam olsa da, hemen eve gelsem. Neyse Burcum, beni çağırıyorlar, akşam görüşürüz canım"

"Tamam, öptüm seni" diyerek telefonu kapatıp kocaman sırıttım. Hazırlanmak içim tam 6 saatim vardı. Hemen yatağımdan kalkarak odanı toparladım. Üzerime spor bir şeyler giyip, saçımı topuz yaptım ve gözlüklerimi de alıp koridora geçtim, ayakkabılarımla montumu üzerime geçirip alış verişe çıktım. İlk önce evi süslemek için küçük mumlar aldım, sonra yemek yapmak için gerekli malzemelerimi aldım. Eve eli dolu poşetlerle geldim. Eve girer girmez mutfağa geçtim, bildiğim yemekler arasından sarma ile salatalar yapmaya karar verdim. O kadar çok heyecanlıydım ki, elimi az kalsın bir kaç defa kesmiştim. Berke sürpriz yapmak hoşuma gidiyordu. Doğum gününde de zevkle yapmıştım, şimdi de çok büyük hevesle yapıyordum. Onun yüzüne o güzel gülüşünü koymak beni hep mutlu ediyordu, gönlünü hoş tutmak, onu ne kadar çok sevdiğimi ona hissettirmek, değerini kanıtlamak. Gerçekten de o hayatıma girdiği andan itibaren hayatım tamamen değişmişti. Eski Burcu yoktu artık, kendine daha emin, daha güçlü, daha mutlu bir Burcu vardı. Berk bunu yapmayı başarmıştı, hiç kimsenin yapamadığını o bir ayda başarmıştı. Yaşadığımı anıları hatırlarken yüzüme gülücük oturdu. Mutluydum, ve bu mutluluğun hep sürmesini istiyordum, Berkin her zaman yanımda olmasını istiyordum, Simge ve ya Murat gibi pislikleri birlikte yenmek istiyordum, her zaman yaptığımız gibi. Keşke bu mutluluk bana çok görülmese...
Yemekleri bitirdiğimde saat 5 olmuştu. Aldığım mumları götürüp tüm salonu onlarla süsledim. Yavaş yavaş masayı kurmaya başladım, onu da bitirdikten sonra yatak odasına geçip dolabımı açtım. Ne giyeceğime dair karar veremiyordum. Gözüme birden bir zamanlar aldığım kısa açık mor elbise değince gülümsedim. Berk kesin bunu dışarıya giymeme izin vermezdi, o yüzden şimdi elime şans düşmüşken değerlendirmeliydim. Hemen üzerimdekileri atıp elbiseyi giydim. Dardı, tüm bedenimi sarmıştı, fiziğimi ortaya koyuyordu. Sonra aynanın karşısına geçip saçlarımı açtım, hafif dalgalı duruyorlardı, dokunmamak kararı aldım. Yüzüme de hafif makyaj yapıp kendime uzun boy aynada baktım. Kendimi güzel hissediyordum. Saate baktığımda artık saat 6:30du. Berkin gelmesine az kalmıştı. Hemen salona geçerek ger yere doldurduğum mumları teker teker yakmaya başladım. Sonra ışıkları kapatıp ortama bakınca gülümsedim. Güzel olmuştu, insanın içinde sıcak bir duygu yaratıyordu. Umarım Berk de öyle hissederdi. Sehpada duran telefonumu alıp Berki aradım.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!