26.Bölüm

1.8K 115 34

Burcu
BeyazShowa davetli olduğumuzu duyduğumda her halde benim kadar buna sevinen olmamıştı, ama bir o kadar da heyecanlanmıştım. Beyazıt Öztürk hayran olduğum ünlülerden biriydi ve onun programına konuk olmak benim için gerçekten bir gururverici olaydı. Şimdi oturup makyajımı yaptırırken ellerim heyecandan terliyordu, durmadan üzerime silip duruyordum. Oyuncuydum, bu tür şeylere alışmam gerekti, ama yapamıyordum, kendimden aslı değildi, bir türlü bu heyecanı yenemiyordum. Handeyle beni ayrı odaya, Berkle Tolgayı da ayrı odaya almıştılar hazırlanmak için. Kafamı çevirip Handeye baktığımda onun da en az benim kadar heyecanlı olduğunu gördüm.

"Ya ben kesin yine bir saçmalayacağım orada, Hande, çok fena içime heyecan girdi" dediğimde Hande de kocaman gözlerle bana dönüp kafasını salladı.

"Al benden de o kadar, ne bekleyeceğimi bilmiyorum. Sence iyi olur değil mi? Yani fanları kızdıracak falan bir şeyler demeyiz değil mi?" Masumca sorduğunda dayanamadan gülümsedim.

"Yok canım, orasından eminim, iyi olacak her şey. Sadece işte bir düşüp falan etmeyelim de, gerisini hallederiz" Handeyle birlikte dediğim sözlere kendimi de inandırmaya çalışıyordum. Makyajım bittikten sonra kendime aynaya baktığımda güzel göründüğümü düşündüm. Ben bile öyle düşünüyorsam, demek gerçekten güzel olmuştu makyaj. Daha sonra saçlarımı yapmaya başladılar. Telefonumu alıp kurcalanmak istediğimde Berkten mesaj geldiğini görünce istemeden yüzümde güller açtı.

Güzeller güzeli sevgilim hazır mı?

Hayır canım, daha hazırlanıyoruz, siz napıyorsunuz?

Biz hazırız Tolgayla, koridorda bizi oturttular, resmimizi çekiyorlar.

O zaman az sonra görüşürüz, seni seviyorum..

Ben de seni canım..

Telefonu bir kenara bırakıp sırıtmaya başladım. Berkle konuşurken hiç bir şey umrumda olmuyordu, hatta şu an gerginiliğim geçmişti bile.

"Neden sırıtıyorsun sen bakiyim?" Hande sorduğunda ona dönerek sırıtmaya devam ettim.

"Hiç, Berkle mesajlaşıyordum"

"Ah sizi aşk böcükleri, hayranınızım lan ben sizin. BurBerk bir tane!" Dediğinde kahkaha atarak ikimiz de güldük. Gerçekten şu BurBerk ismini sevmeye başlamıştım. Fandomlar bazen o kadar güzel insana destek veriyorlar ki, kurdukları isimler bile güzel. 
Nihayet saçlarım hazır olduğunda masadan kalkıp kendime baktığımda kaşlarım çatıldı. Saçlarımı bir garip yapmıştılar, kafama yapıştırıp düşük at kuyruğu yapmıştılar, alışmam zaman alacaktı galiba. Handeye döndüğümde gözümü bir süre ondan alamadım. O üzerini giymişti bile, siyah tulumu ve dalgalı saçlarıyla çok ama çok güzel olmuştu.

"Kız,sen ne güzel olmuşsun öyle, Tolga oradaca kalp krizi geçirip bayılabilir her an" sözlerime Hande gülünce ben de sırıttım.

"Ay sağol canım. Asıl sen bombasın, saçlarını bir az fazla yapıştırmışlar, ama farklı durmuş, ben sevdim seni" dediğinde sadece gülümsedim. Setin çalışanı elbisemle ayakkabılarımı getirince kaşlarım kalktı. Elbisenin acayip göğüs dekoltesi vardı. Ben öyle giyimlerden rahatsız olurdum, ama yapacak bir şey yoktu. Of keşke kendim bir şeyler seçseydim. Giyinme odasına girip hemen üzerimdekileri atıp elbiseyi üzerime geçirdim. Gerçekten çok açıktı bu, ben nasıl tüm programı oturacaktım hiç bilmiyordum. Sevdiğim pembe topuklu ayakkabılarımı da ayaklarıma geçirerek kendime baktım. Genelde kötü olmamıştım, ama yine de bu elbise bana rahatsızlık veriyordu. Dekoltedense kısa olmasını tercih ederdim. Odadan çıktığımda Hande beni görür görmez fit çaldı.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!