Exo'nun evinde kalmak

2.4K 244 41


Ben Exo'nun evinde kalıcam. Ben, Exo, evinde, kalmak. Açıkçası böyle bir şey istemiyordum. Hem başımın ağrıması yüzünden hem de zaten alışamadım Kore'ye, saatlerine bide burada kalıcakmışım. Lay beyin emri. Bildiğin kapıyı kilitliyicek kaçıp gitmiyim diye. Son sözünü söylerken sert bir şekilde söylemesi beni susturmuştu. Onlar o telefonlarıyla oynarken ben içimde kendimle konuşuyordum. Suho telefonundan sonunda sıkılmış olacak ki telefonu kapatıp;

(Suho): Off, sıkıldım.. ve acıktım.

diyip herkeze tek tek baktı. En sonda bana. Her bana baktıklarında kaynar su başımdan aşağı dökülse de belli etmiyordum.

(Beak): Bende acıktıım.

Telefondan kafasını kaldırmasada Suho'yu duymuştu Baekhyun.

(Suho): Ne yiyelim?

Bunu da bana bakarak söylemişti. Ben nerden biliyim? Sizin yemeklerinizi bilmem ben.

(Eda): Bana sorma.

(Suho): Neden? Kore'de beğendiğin bir yemek yok mu?

(Eda): Hiç denemedim desem?

(Suho): Nasıl yani?

(Eda): Ho Sook bana Türk yemekleri yapıyordu.

(Suho): Aa, o zaman ilk defa yemeklerimizden tadıcaksın. Tamam o zaman. Beyler bugün Eda için ziyafet var. Kore yemeklerini ilk defa yiyecek çünkü.

demesiyle bırakmasıkları telefonlarını bırakan Exo. Alkışlamaya başladılar. Yemeğe mi bu kadar sevindiler şimdi??
Suho telefonunu alıp bir şeyler yaptıktan sonra ayağa kalkıp birini aradıktan sonra konuşarak merdivenlerden çıktı. Suho'nun ardından Chen merdivenlerden indi.

(Chen): Aa, hepiniz elinize telefonlarınızı almışsınız Eda öylece duruyo. Sıkıldın dimi bunların arasında?

Beni mi düşünüyorsun sen? Ay ben seni... Hayır Eda düzgün dur. İçimdeki sesi susturup konuşmaya çalışacakken Chen tekrar konuşmaya başladı;

(Chen): İyi misin Eda?

(Eda): Neden?

(Chen): Hasta gibi duruyorsun çünkü.

(Eda): B-Biraz başım ağrıyo.

Lay telefonu bırakıp bana baktıktan sonra;

(Lay): Hastaneye gidelim mi?

(Eda): Hayır gerek yok. Buranın saatlerine alışamadım. O yüzden de fazla uyayamıyordum o yüzdendir.

Lay ayağa kalkıp;

(Lay): O zaman ben bi eczaneye gidip soruyum.

(Eda): Hayır gerek yok zahmet etme. Hem geçer birazdan.

(Lay): Olmaz.

diyip merdivenlerden çıktı. Elinde deri bir ceketle gelip;

(Lay): Hadi ben çıktım, hemen gelirim.

dedi ve gitti. Konuşmama izin bile vermedi.
Çok geçmeden zil çaldı. Ama gelen yemeklerdi. Suho yemekleri alıp adamı gönderdikten sonra önümüzde olan küçük masanın üstüne koydu yemekleri. Acaba ne kadar tuaf bir yemek diye düşünürken D.O ayağa kalkıp;

(D.O): Bu mu yani, evimizde bir misafir var düzgün şekilde hazırlasana Suho!

diyip yemekleri kucaklatıp götürdü. Suho'da arkasından bağırdı;

(S): Çok biliyosan kendin yap.

diyip oturdu.

(S): Acıktın dimi Eda?

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!