bölüm|3 ∝

806 77 144


Metallerin birbirlerine değdiklerinde çıkardıkları sesin yanı sıra duyduğu melodik bir mırıltıyla gözlerini açtı Baekhyun.

Tanrı aşkına kaç saat uyumuştu? Üç mü, dört mü? Çünkü hiç bu kadar erken kalktığını hatırlamıyordu. Ayrıca gözlerinin bu kadar ağırlaştığını da.
Zorlukla yorganının altından sıyrılıp tökezleyerek kapıdan çıktı. Kendine gelmesi uzun sürecekti. Daha gözlerini bile açamamıştı... Bu yüzden yüzünü yıkamalıydı. Yoksa bütün gün onu o yataktan çıkaramazlardı.

Dudaklarının kuruluğunu gidermeye çalışarak banyoya doğru yürümeye başladı ama mutfağın kapısının önüne geldiğinde duraklamıştı.

İçleriden gelen kızarmış ekmek kokusu ona midesine uzun zamandır doğru düzgün bir şey girmediğini hatırlattı. Doğru düzgün derken gerçekten doğru düzgün bir şey yemiyordu. Acıktığını hissedince eline ne gelirse atıştırıyor, çoğunluka dışarıdan bir şeyler sipariş ediyor onlarında tamamını yemiyordu.

Yemek yemek nedense artık ona zaman kaybı gibi geliyor ve bazen yiyecek bir şeyler hazırlamaya fazlasıyla üşeniyordu.

Kızarmış ekmek kokusu duraklamasına neden olan tek şey değildi.

Taeyeon'un mırıldandığı şarkı ve onun sesi de Baekhyun'un orada durup dinleme isteğini uyandırmıştı. Taeyeon'un tam olarak ne söylediğini bilmiyordu ama şarkı tanıdık geliyordu ve Taeyeon o tanıdık şarkıyı kendi sesine uygun bambaşka bir şarkıya çevirmişti adeta. Sesi ise... Baekhyun söyleyecek pek bir şey bulamıyordu.

"Baekhyun?"

Taeyeon kapının önündeki karaltıyı görüp Baekhyun'un ismini seslenince Baekhyun bozuntuya vermemeye çalışarak tek elini hızla tekrardan gözüne götürüp ayaklarını sürükleyerek mutfağa girdi.

Aslında içeri girdiğinde tezgahında oturmuş gazete okuyan bir adet Taeyeon görmeyi beklemiyordu bu yüzden de açıkcası fazlasıyla şaşırmıştı.

Taeyeon o içeri girer girmez tezgahtan atlayıp elindeki gazeteyi apar topar denebilecek bir şekilde çöpe attı ve Baekhyun'un yanına ulaşıp gülümseyerek "Günaydın." dedi.

Bu kız Baekhyun'u gerçekten şaşırtıyordu. Dün onu gerçekten yapmaması gereken bir şekilde korkutmuştu ve Taeyeon da gerçekten kötü bir duruma düşmüştü ama şimdi ona kaba sözler söyleyip gitmek yerine, fazlasıyla güzel bir kahvaltı hazırlamıştı.

"Günaydın." dedi Baekhyun Taeyeon'un oturması için gösterdiği sandalyeye otururken. Taeyeon da hızla karşısındakine geçti ve "Tanrım gerçekten çok acıktım Baekhyun. Eğer biraz daha geç uyansaydın açlıktan ölebilirdim." deyip omletinden düzgün, küçük bir dilim kesip ağzına attı.

Baekhyun gitgide bu kıza hayret ediyordu. Cidden davranışları normalden oldukça farklıydı. İyi anlamda farklı...

Kendisi de ağzına küçük bir dilim omlet atıp boğazını temizledi ve Taeyeon'la pek göz teması kurmamaya özen göstererek konuşmaya başladı. "Bak, Taeyeon dün olanlar-"

"Bunu sonra da konuşabiliriz. Sorun değil Baekhyun." diye hızlıca Baekhyun'un sözünü kesti Taeyeon. Yine gülümsemişti.

Ama Baekhyun onu dinlemeyerek konuşmaya devam etti çünkü gerçekten hiçbir şey açıklamadan gülümseyerek bir şeyler yiyebileceğini ya da daha başka bir şey yapabileceğini sanmıyordu.

so hurt // taeyeonBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!