23. Bölüm 'Bitik'

89 16 0

Kontrol etmeden atıyorum; anlam kaymaları, yazım hataları, vs olabilir, AFFEDİN.

Ağır adımlarla kabus mekanına tekrar döndüğümde etrafta gezinen yaralı insanlar vardı. Anladığım kadarıyla da Daniel ve Will de ellerinden geldikçe onlara yardım ediyorlardı.

Orta yaşlı bir adamın yürümesine yardım etmeye çalışan Will'in yanına gittim. Adamın diğer koluna girdiğimde saçına aklar düşmüş adam minnetle gülümsedi bana.

"Çocuk nerede?" diye sorduğunda Will ona döndüm.

"İçerideki odalardan birinde uyuyor." Ağzını açtığında konuşmasına izin vermeden devam ettim. "Merak etme, etrafı kontrol ettim. Temizdi. Bulabildiğim en düzgün odaya da yerleştirdim. Sorun yok."

Adamı ağır aksak adımlarla taşıyıp kimin ne ara taşıdığını bilmediğim, mağaranın ortasında şiltelerden birine oturttuk. Bunları buraya Daniel getirmiş olmalıydı.

"Sağolun." diye mırıldandı adam. Hali yerindeymiş gibi görünmüyordu. "Adın Will'di değil mi? Seni hatırlıyorum."

Will kafasını sallarken adamla aynı hizaya gelebilmek için yere çömeldi. "Sen iyi misin, Dmitry?"

Adam bir şeyler homurdanınca hiçbir şey anlayamadım ancak yüzünden kesinlikle iyi olmadığı anlaşılıyordu. Zavallı adamın her tarafı yara içindeydi.

Will etrafına bakındı. Gözleri yaralı insanların üzerinde dolanıyordu ancak aradığı şeyin farklı bir şey olduğunu anlayabilmiştim. Daniel diğerlerine elinden geldiğince yardım etmeye çalışıyordu.

"Sorun değil," dedim en sonunda. "Dmitry ile ben ilgilenebilirim."

"Malzeme bulmalıyız. Yaralarını sarmalıyız ancak neyle?" Kendi kendine konuşur gibiydi.

"Odalarda temiz kumaş var." dedim Tommy'nin yaralarını sardığım çarşafları hatırlayarak. "Biraz da su bulursak az da olsa idare edebiliriz."

Bana döndü. "Öyleyse sen Dmitry ile ilgilen, ben odaları araştırayım. Bir yandan da, şey," Etraftaki cesetleri eliyle işaret ederken gözlerini kaçırdı. "Onları taşıyabilirim."

Will'in hiç bu kadar etkilendiğini görmemiştim. Haklıydı da tabi, kim bı dehşet karşısında soğukkanlı davranabilirdi ki?

"Pekala." diye fısıldadım. Adama dönüp bir elimi omzuna yerleştirdim. "Yatsan iyi olur Dmitry. Size yardım edeceğiz."

Adam ses çıkarmadan şilteye yerleşmeye başladı. Hareketleriyle birlikte yüzünü buruşturuyordu ki bu içimi sızlatıyordu. Dmitry usulca şilteye yerleştiğinde gözlerini kapadı.

Bu böyle olmayacaktı. Bir şeyler yapmam gerekiyordu ancak Dmitry'i de bu şekilde bırakamazdım. Gidip malzeme arayabilirdim ancak adamı da yalnız bırakmak istemiyordum. Bir şekilde varlığımla yardımcı olduğumu düşünüyordum.

"Chris," Adımı duyduğumda kafamı kaldırdım. Will kucağında istediğim malzemelerle başımda dikiliyordu. "Bunları buldum. İşini görür mü?"

Önüme bir kaç parça çarşaf, bir kap su, nasıl kullanmam gerektiğini bilmediğim bir kaç ilaç şişesi ve şaşırtıcı bir şekilde tertemiz bir yumak pamuk bıraktı. Tereddütlü bakışlarımı dağıtmak içinde şişeleri gösteril açıkladı. "Yaralarını temizlemen için biraz alkol. İçinde çok fazla yok, sanırım kullanmaları gereken bazı durumlarla karşılaşmışlar, bu yüzden idareli kullanmaya bak."

"Teşekkür ederim," diyerek malzemeleri bir an önce bir kenara toparladım. Dmitry'nin bilinci yerindeydi ancak gözleri hala kapalı ve korkutucu derecede tepkisizdi. Büyük olasılıkla ben ona müdahele ederken de böyle kalacaktı.

CyrsiaBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!