NASIL YA!?

71 10 8

Bu sabah normalinden daha erken kalkmıştım.Bugün yeni bir liseye başlayacaktım.Eski okulumdan atılmıştım.Evet atılmıştım.Arkadaşlarımın -tabi arkadaş denirse-biyoloji hocasına yaptığı ağır şaka üzerime kalmıştı.Şimdi ise yeni okulumun formasını giyiyordum.Çevremden duyduğum kadarıyla hiç de iyi bir okul değildi.Başarı sıralamalarında alt sıralardaydı.Ama başka çarem yoktu.Zaten 3.sınıfın yarısındaydım.1.5 yıl idare etsem yeterliydi.
Üzerimi giyinip mutfağa doğru ilerlemeye başladım.Mutfağa girdiğimde annem çayları dolduruyordu.Babam da gazetesini okuyordu.Gülerek ikisinin de yanağına birer öpücük kondurdum.Onlarda bana gülümseyerek karşılık verdiler.Ailemle hep iyi geçinirdim zaten.İştahla kahvaltımı yaparken babamın sesiyle masadan kalkmak zorunda kaldım.

"Kızım hadi geç kalacaksın."

Bugün ilk günüm olduğu için beni babam bırakacaktı.Babam avukattı ve kendi bürosu vardı.O yüzden işe yetişmek gibi bir derdi yoktu.Masadan kalkarken ağzıma bir peynir tıkarken aynı zamandada annemle vedalaşmaya çalışıyordum ama pek başarılı olduğum söylenemezdi."Göröşöröz önnö."
Annem gülerek arkamdan el sallamıştı.
Merdivenlerden koşarcasına inip kendimi ön koltuğa attım ve her zaman yaptığım gibi radyoyu kurcalamaya başladım.Hoşuma giden birşey bulamayınca radyoyu kapattım.Konuşmak için babama döndüm ama çok düşünceli gözüküyordu.Zaten o hep böyleydi.Sonuçta o bir avukattı ve uğraşması gereken davaları vardı.O yüzden bu durumunu artık garipsemiyordum.

"İşler nasıl gidiyor baba?".Cevap vermemişti.

"Baba!?"

"Ha- efendim?"

"İşler diyorum,nasıl gidiyor?"

"İyi."dedi."Her zamanki gibi işte.Heyecanlı mısın sen?"dedi hızlıca.Beni geçiştirmeye çalıştığı belliydi ama fazla üzerinde durmadım.

"Birazcık."dedim bende."Ama çok değil."

Okulun önüne gelmiştik.Tam arabadan inecekken babam"gelmemi ister misin bitanem?"dedi sorarcasına.

"Yok babacım ben hallederim."dedim ne yapacağımı bilmesem de.Babamın arkasından el salladıktan sonra okul bahçesine doğru yürüdüm.2 dakika sonra gördüğüm manzara karşısında ağzım açık kalmıştı.Bahçede utanmadan öpüşen,hatta yiyişen kızlı erkekli gruplardan tuvalet kapılarında sigara içen kızlara kadar her türlü pislik vardı.Ne kadar mümkün olmasada onları görmezden gelmeye çalışarak okula doğru yürüdüm.İçeriye girdiğimde koridordakilerin de bahçedekilerden pek farkı olmadığını anlamam uzun sürmemişti.Daha fazla dayanamayarak kendimi müdürün kapısına attım.Kapıyı tıkladım ve bir süre sonra "gel"sesini duyar duymaz içeriye daldım.Ben daha ağzımı açıp birşey demeye kalmadan "Sınıfın 11/C ."dedi beni başından savarcasına."Teşekkür ederim."dedim ama beni pek umursadığını zannetmiyordım.Müdürün odasından çıkıp sınıfımı aramaya başladım.Ama bir türlü bulamıyordum.En son pes edip nöbetçi öğrenciye sınıfın yerini sordum.Oda onu takip etmemi istedi ve beni sınıf olduğuna dair bir belirti olmayan bi odanın önüne getirdi ve gitmesi gerektiğini söyleyerek uzaklaştı.Bende derin bir nefes aldım ve kapıyı çaldım.Tamı tamına 2 dakika sonra içeriden bir "gel"sesi duydun ve odaya daldım.İçeri girdiğimde bütün gözler bana dönmüştü ve bazıları -özellikle erkekler-rahatsız edecek derecede beni süzüyorlardı.Olduğum terde öylece duruyordum.Hocanın sesiyle aniden irkildim.

"Ne vardı?"

"Şey...Ben yeni öğrenciyim de."

"İyi.Boş bir yere otur."dedi umursamazca.Bu kadına şimdiden sinir olmuştum.Gözlerimle sınıfı tararken en arka sırada birinin tek oturduğunu gördüm.Kahretsin ki erkekti.Başka çaremin olmadığını kendi kendime hatırlatıp boş yere doğru ilerlemeye başladım.Derin bir nefes alarak konuşmaya başladım;

"Biraz yana kayabilir misin?"

"Nedenmiş?".dedi rahat bir tavırla.

"Tek boş yer burası da ondan."O sırada bütün sınıf pür dikkat bizi izliyordu.

"İstersen kucağıma da oturabilirsin."dedi iğrenç bir üslupla.Bu sınıfta yeni olduğumu ve olası bir tartışmada tek başıma olacağımı defalarca kez kendime hatırlattıktan sonra konuşmaya devam ettim.

"Sözlerine dikkat et ve yana kay."

"Bir kez daha bana emredersen senin için kötü olur.Ufaklık."

"Ufaklık mı?"dedim alayla."Aynı sınıfta olduğumuzu zannediyordum ben ama."

Mutluluktan yoksun bir şekilde güldü."Şöyle bir etrafına baksana sen.17 yaşında gibi bir halimiz mi var?"

"Nasıl ya?"dedim şaşırarak.Ne demeye çalışıyordu bu.

"Zamanla.Ufaklık.Öğreniceksin dedi ve birşey demeden yana kaydı ve bütün ders boyunca tek kelime dahi etmedi.İyice gerilmeye başlamıştım.Birkaç dakika sonra çalan zil neyseki imdadıma yetişmişti.Yanımdaki çocuk eliyle kalkmamı işaret edip sınıftan çıktı gitti.Sınıfın bütün erkekleri ve neredeyse bütün kızlarıyla birlikte.Neler olduğuna bir anlam veremediğim sırada yanıma bir kız geldi ve konuşmaya başladı...

GELİNCİKBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!