Sorunları s*ktir edin arkadaşlar. Hiç bir sorun, beni emek verdiğim hikâyemden ayıramaz.

Bölüm şarkısı Justin Bieber - Mistletoe

31.bölüm şerefine...jnzjsnzhsjsn

Mevsimi kış yaptım, yani diğer bölümlerde ilkbahara yakın yapmıştım ama şimdi ful kış olsun istiyorum...

İYİ OKUMALAR...

"Ne! bir ay mı? Lanet olsun teyze! Ben 8 ay nasıl bekleyeceğim peki?!" Diye kükredi zavallı doktor teyzeye

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

"Ne! bir ay mı? Lanet olsun teyze! Ben 8 ay nasıl bekleyeceğim peki?!" Diye kükredi zavallı doktor teyzeye.

Doktor "Bak oğlum, sevgilin hamile. Çocuk karındayken sevişmeniz çok sağlıksız. İlk bir aya bir şey demiyorum fakat bebek her geçen gün daha da büyüyor." Dedi 5.kere doktor teyze.

Bebeklerim tam bir haftalık olmuştu. Konrole gelmiştik ve Baran beni her kelimesinde yerin dibine kadar sokuyordu. Yüzümdeki utancı saklayarak konuştum "Baran hadi gel gezelim, bırak şu konuyu dinle teyzeni, hadii!"

Yanıma geldi ve elimi tuttu "Aşkım" dedi ve kulağıma yaklaştı "8 ay boyunca ne yapacağım. Başka k-"

Sözünü keserek "Eğer öyle bir şey yaparsan beni unut!" Diye ağlamaya başladım.

Baran ellerini yüzüme koydu ve göz yaşlarımı baş parmağıyla sildi "Belki ilkim değilsin fakat sonum olacaksın Aybike" dedi içtenlikle.

Yanımızda olan doktor teyze "Bunlar normal Barancığım. Hamilelik dönemlerinde sürekli ağlaması ve aşermesi çok normal. Sen sevgilini üzmemeye başkan iyi edersin."

Baran kafasını salladı ve doktora teşekkür edip hastaneden çıktık.

Ellerimi kalın kırkamın cebine soktum. "Hava baya soğuk aşkım"

"Isınmak için starbucksa gidelim o zaman"

Gülümsedim "Ay evet gidelim. Hem bayadır gitmiyordum"

Baran elini uzatınca bende elimi uzattım ve parmaklarımızı kenetleyip otoparktaki Baranın arabasına ilerledik. Arabaya binince direk kılımaları çalıştırdım.

Baran merakla "Aşkım? Hani sıcağı sevmiyordun"

Baran arabayı çalıştırdı. Kafamı ona doğru çevirdim "Hala sevmiyorum ama bebeklerimizin üşümesini istemem" dedim tatlılıkla. Baran gözlerini 2 saniyeliğine yoldan çevirip dudaklarıma baktı "O dudakları sömürmek istiyorum"

Kahkağa attım. "İnan aynı fikirdeyiz." Dediğimde Baranda kahkaha attı. Sonra radyoyu açtım ve yolu izlemeye başladım.

Araba durunca etrafıma baktım. Burası şehrin işlek ve modern caddelerindendi. Arabadan çıkıp el ele tutuştuk ve starbucksa girdik. Burnuma çarpan taze kahve kokusuyla gülümsedim.

Baran "Sen üst kata çık ben kahveleri alıp geliyorum."

"Tamam aşkım" dedim ve merdivenleri çıkmaya başladım. Yukarıya çıkınca her masada sevgililer yada yakın arkadaşlar falan oturuyorlardı. Şehre bakan manzarayı görmek için cam kenarındaki masayı gözüme kestirip masaya geçtim. Cama doğru döndüm ve işlek olan caddeye baktım. Noel yaklaşıyordu...evet noel diyorum çünkü yılbaşı biraz daha sakin geliyor bana...saçmalık ama olsun. Noelin yaklaştığı için cadde yavaştan süslenmeye başlamıştı. Gözümü manzaradan alıp içeride oturan kişilere bakmaya başladım. Birden bir çocukla gözümüz birleşince sırıttı ve arkadaşı dürtüp beni işaret etti. Takmayıp küçük çantamdan telefonumu çıkartıp oyalandım. Gökgürüldeyince yağmurun yaklaştığını anladım. Aniden burnuma tutulan kahve kokusuyla tebessüm ettim ve "Teşekkür ederim" diyip Baranın elindeki kahveleri aldım.

"Ne oldu? Havalara bakıyordun "

"Bir şey yok ya. Gökgürüldeyince bulutlara baktım, sanırım yağmur yağacak." Dedim. Kahvemden bir yudum aldım ve bana bakan Baranın yüzünü inceleme başladım "Çok yakışıklısın" dedim kısık sesimle.

Gündü "Sen çok güzelsin" dedi ve dudağıma öpücük kondurdu. Gözüm az önceki çocuğa kaymıştı, bana kaşları çatık bakıyordu. Tekrar Barana baktım.

"Baran?"

"Efendim bebeğim"

"Soysal Holdingin başında kim var."

"Amcam var"

"Kemal Soysal senin amcan mı?" aynı soy adlar var çaktırtmayın ehehehe

"Evet de...sen nereden biliyorsun?"

"Babam konuşurdu yanımda Soysal Holding ten ve Kemal Soysaldan falan."

"Hııı"

"Peki sen niye holdingte değilsin"

"Okuyorum ve maçlarım falan var. Aslında tüm yetkiler bende de amcama bıraktım yani bir sürelik. Amcam benim yardımcım gibi. Beni dinlemek zorunda." Dedi yeni başlayan yağmura bakarak.

Koltukta yanına doğru kaydım ve başımı göğsüne yasladım.

Baran ellerini karnıma koydu okşamaya başladı "Bizim ikizlerimiz olacak Aybike. Sana ve bana benziyen iki küçük bebek." Dedi tatlılıkla.

Sadece gülümsedim.

Yarım saat daha oturup kalktık.

Arabaya binerken "Şimdi ne yapacağız Baran?"

"Biraz alış veriş yapalım"

"Peki. Ama bizim odamıza ben dekore edeceğim."

"Tamam aşkım. Ben sinin zevkine güveniyorum."

Alış veriş merkezine gelince Baranla ayrıldık. Baran kendi isteyiyle ikimizde kıyafet bulacaktı. Bende noel için süslemeler ve dekor almaya gidecektim.

BARAN SOYSAL

Aybikeyle ayrıldık. Direk olarak noelli kıyafetler bakmam lazımdı çünkü noelde aynı pjamalar ve aynı kıyafetler almak çok hoşuma gidiyordu. Tabii ki ilk kez alacağım. Bir mağazaya girdim ve yeni gelen noelli kıyafetler seçtim. Sonra aynı pjamalar alıp sepete koydum. Yönümü iç çamaşır bölümüne doğru çevirdim. O bölüme gelince noellin vaz geçilmez olanı kırmızı iç çamaşırlarına bakmaya başladım. Elime ultra seksi ve kırmızı olan dantelli südyen ve kilot aldım. Bunu Aybikenin üzerinde düşündükçe sırıtıyordum. Bende kendime kırmızı baksır alıp sepete attım. Bir küçük şeylerde alıp kasaya ilerledim. Kasaya gelince ağzına kadar dolu olan iki sepetide çalışan kıza verdim. Kız hep aynı olan bayan ve erkek kıyafetleri geçirdikçe kaşları çatılıyordu. Sonunda kırmızı iç çamaşırlarına gelince kız eline südyen alıp bana baktı "Bunlar kime" dedi sırıtarak.

"Karıma" 'Karıma' vurgu yaparak söylemiştim. Kız hızlıca işini bitirdi bende parayı ödeyip mağazadan çıktım. Göt etmeyi severim (Yazar da göt etmeyi çok sever) jsjj

Elimdeki 4-5 poşetler Aybikeyi arama başladım. Bir dekor mağazasına girip tahmin ettiğim yere doğru yürümeye başladım. Sonuna Aybikeyi buldum. Arkası dönük büyük çam ağaçlarına bakıyordu. Hemen önünde de süs dolu demirden küçük tekerlekli arabalardan vardı (Yazar anlatamadı) Arkasından geldim ve beline sarıldım.

"Ee ne yapıyorsun?"

"Eve ağaç bakıyorum tatlım. Ama güzel yok burda hepsinde küçük bunların."

"Tamam aşkım. Sen süsleri al başka yerden büyük ağaçlar bakarız."

"Peki" dedi ve birazdaha süs bakmaya başladı bende kendi zevkime göre birkaç süs alıp sepete doldurdum. Sonunda alış verişimiz bitti. Ve eve geldik.

AYBİKE YILDIZ

Evi süslerken kapı çaldı bende gidip kapıyı açtım.

Karşımda çakma sarışın bir kız vardı "Buyrun"

"Baran içeride mi?"

"Evet ne istemiştiniz?" Dedim kıza kaşlarımı çatarak.

"Ah, çekil yolumdan sürtük!" Dedi ve beni sertçe kenara iterek içeriye geçti.

Şimdi sıçtım ağzına...

Küfürler için çok özür.

Oy vermeyi unutmayın... :) ;))

SOĞUK MEVSİMBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!