Gizemli Orman

118 13 10

Zilin çalmasıyla çantamı sırtıma atıp kapıya doğru koşmaya başladım.Bu sırada sınıfın en gözde erkeklerinde olan Francesco'nun el sallaması ile durup,kime salladığına bakmak için arkama döndüğümde herkezin sınıftan çıktığını görmem ile bana yaptığını anlamıştım.

Bu çocuğa manyaklık mı vurmuştu?Benim gibi bir kız ile ne irtibatı olurduki?

Ya da benide diğer kızlar gibi olduğumumu zannetmişti;?Kafamı iki yana sallayıp ,onu takmayarak önünden geçtim.Arkamdan bozulmadığına şahit olabilirdim.Çünkü bir şeyi umursayacak bir tipe benzemiyordu.Üç yıldır aynı sınıftayız ama onun hakkında tek bildiğim bilgiler isim ve soyadından başka bir şey değildi.Onlarında gerçek olduğunu bile bilmiyorum.Bilinmezlik ile tanımıştım onu.

"Hadi Ayperi beni görmemezlikten gelme!.Sadece biraz sohbet edicektik.Birazcık...Buzdan duvarlarını bana atma lütfen!.Canım acıyor bak...Bak."

Arkamdan onun çetesinin gülme sesleri ve kahkaha seslerini duymamak için adımlarımı hızlandırıp,onların ağzını burnunu yer değiştirmemek için çantamın kenarını sıkı sıkı tutmaya çalıştım.Yoksa gidip şurda beynini deşerdim!

"Siz türk kızları hepinizmi böylesiniz?Vaovv desenize türk kızlarını tavlıyamıcaz!"

Yine güldüklerinde çantamı tutmayı vacgeçip beyinlerinle olan cani planımı uygulamak amacı ile arkamı döndüm.

Herşeyim ile dalga geçebilirdiler ama benim soyumu ayaklar altına almaları bardaktan düşen son damlaydı.

"baksanıza bir"

Gülmelerine kısa bir an verip bana baktıklarında yüzümdeki ciddi tavrı gördüğünde ise yine kahkaha atmaya başladılar.

"Nasıl da ciddi bakıyor,Korktum lan"

"Taşıdığınız o adamlık mertebinizi gidip bir daha araştırmanızı isterim.Sizin gibi insanların benim gibi kızlar ile nasıl da muhattabı olmassa benim gibi kızlarında sizin gibi insanların ile bir bağlantısı olmaz.Tavlıyamadığınız o Türk kızları sizin etrafında dolanan kızlar gibi değil.En azından bizim soyumuzda gerçek beyin sahipleri var ama sizin soyunuzda bunu göremiyorum."

Laflarımı sonuna kadar dinleyip,bu sefer gülmediklerinde iyi yapıştırdığımı anlamıştım.Bir Türk kızı olmak bunu gerektirir işte!

Arkamı dönüp,onları umursamayarak yürümeye başladım.Aklıma gelen bir şey ile sinsice sırıtıp yine arkamı döndüm.

"He bu arada size gömen laflarımda bir şeyi unuttum...Cümlemin başında kullandığım adam ve insan sözcükleri için özür diiyorum.O kelimeleri duymamış olabilirsiniz"

Kapıya doğru dönüp gülerek kapı kulpunu çevirdim.Kendimi dışarı atıp gökyüzünün içime doğmasını izin verdim.Bugün hava güzeldi insanlar iyiydi okulun içindeki bir kaç manda hariç.

"La kaç saattir bekliyorum seni götüm dondu salak" Ve tabikide Ashle yi unutmamak lazım.Ama ben unuttum.Ve şuanda beni asfaltta bir arabanın altına ezecekmiş gibi bakıyordu.

"Geldim geldim sanki ömrünün yarısı gitti." Bu kadar abartmasına karşın gözlerimi devirmeden edemedim.

"Her neyse.Sen gelmeden burdan öyle köfteler geçti varya.Mükemmel ötesi gibi birşeydiler."

"Köfte?" Ne köftesi anlamamıştım.

"Yakışıklı erkekler işte anlamassın boşver" Gözlerimi kısarak yüzüne dikkatlice baktım.Şimdi de yakışıklı erkeklere köfte demeyemi başlamıştı? Bir ashley klasiği işte şaşırmamıştım.Babaannemin süper ötesi değneyine bile karizmatik odunum diyordu.Bence bu köfte işine şaşırmamam lazımdı.

RuhEmicilerBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!