For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Macera Başlıyor

77 2 0

Gözlerimi açtım. Bayağıdır uyuyorum anlaşılan. Pencereden dışarı doğru baktım. Ufukta kapkara bulutlar. Hafif bir yağmur çiseliyor. Hava oldukça kapalı. Halbuki dün iyiydi.
Yataktan doğruldum. Babamın dün hediye olarak verdiği zırhı giyindim. Bugün yolculuk vaktiydi. Hem Nabras tahtına hem de yüksek bir güce sahip olmam için bu yolculuğa çıkmam lazımdı.
Kapıyı iki kere tıkladım. Muhafızlar kapıyı açtı. Muhafız:
- Günaydın efendim, kahvaltı yemek odasında hazır.
- Peki.
Kafamı sallayarak yürümeye başladım.
Yemek odasına geldim hemen kapıyı açtılar. Babam ayağa kalktı. Kollarını açarak " Günaydın Oğlum " dedi. Odada sadece babam yoktu. Uyubz Noyan yani orijinal adıyla Suphi Jan. Üst rütbeli subaylar. Göğüslerinde yazdığına göre adları herhalde Hakir ve diğeri Dunsh'tu. Hanci Assudi de vardı. Ayrıca iki tane de Emir vardı. Tanıyordum bu Emirleri biri Emir Valdyim diğeri ise Emir Lapoz'du
Babama dönerek "Günaydın Baba" dedim. Gelen misafirlere döndüm ve gülümseyerek " Hepiniz Hoşgeldiniz" dedim.
Emir Lapoz gülümseyerek:
- Asıl siz hoşgeldiniz efendim. Gözümüz yollarda kaldı.
- Teşekkürler.
Masaya oturdum. Oldukça fazla çeşit yemek bulunuyordu. Babam elinde tuttuğu kımızı havaya kaldırarak:
- Bugün toplanmamızın sebebi, devletimizi ve asilleri kurtaracak olan oğlum Varyan 'ın gelmesi şerefine burdayız. Hepimiz kımızlarımızı kaldırarak tokusturduk. Yemeğe devam ettik. Yemekte savaşlar, ittifaklar, Nabras ' ın ihtiyacı olan para vb. şeylerden konuştuk. Yemek bittikten sonra misafirler ayağa kalktı. Hepsi tek tek tebrik ettikten sonra gittiler.
Babamla odada yalnız kalmıştık.
- Baba hersey hazirsa ben ayrılalım artık.
- Hazır oğlum. Bak 150 tane tane atlı şövalye ayarladım. Ve 100.000 Dita ( Para birimi ) vereceğim.
- Peki baba.
- Ayrıca yemek para veya asker istersen Nabras ' a gel.
- Peki baba.

Hazırlıklar yapıldı. Artık hazırım. 150 askerimle şehirden ayrılmak için hareket etmeye hazırım. Babam bana yaklaştı. Attan indim. Sarıldım. Elini öptüm. Ata tekrar bindigimde babamın gözüne baktım. Dolmuş gözlerle bana bakıyordu. " Yolun açık olsun " dedi.
Şehirden ayrıldım. Babam yanıma kıdemli bir asker vermişti. Yanıma çağırdım:
- Bartvan, gelir misin?
Yanıma geldi.
- Emredin.
- Asayiş senden sorumlu.
-Peki efendim.

Akşama kadar hiç durmadık. Yolda bir kaç köylü gördük sadece. Keşke biraz Haydut gorseydik.
Hava karardiginda grubumu durdurdum. Hem acikmistik hem de yorgunduk. Bartvan ' ı yanıma çağırdım ve hemen kamp kurmasını söyledim.
- Emredersiniz efendim. Yemekte hazirlatiyorum. Bütün askerler atlarindan indi. Atlarıni ağaçlara bağladı. Ateş yakıldı ve taze sığır etlerini pişirme işlemi başladı.
Yemek yerken iki tane köpek geldi. Çok aç oldukları gözlerinden belli. Yanıma yaklaştılar. Bartvan kovmaya çalıştı. Onu durdurdum. Köpekler e yemek götürdüm. Hemen yemeğe başladılar. Yemekleri bittikten sonra yanıma geldiler ve oturduklar. İkisi de çok tatlıydı. Adlarını koydum bile. Biri siyah biri beyaz olduğu için adlarını öyle koydum. Siyah ve beyaz. Çadırlar kurulduktan sonra uyudum. Nöbetçi seçtik bir kaç tane. Sırayla olurlar. Bende o sırada uykuya daldım.

Bağımsızlık ŞövalyesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!