Medya: Turhan ve Umut. Fotoğraf düzenlemesi için Suluklarinefendisi'ne çok çok çok teşekkür ediyoruz djdjdjd Not: Turhan Sultan'ınmış bitches.

"Neredeyim ben?" yattığım rahatsız yataktan yavaşça doğruldum. Gözlerimi kırpıştırdım ve etrafa baktım. Kokoşsu ve peder tepemde dikilmiş bekliyorlardı.

"Ah uyandın mı canım?" dedi Kokoşsu heyecanla. Yok bu provaydı birazdan uyanacağım.

Kolumdaki uyuşukluk hissinden dolayı koluma baktım. Serum bağlanmıştı. Neler olduğunu hatırlamaya çalıştım. En son bahçede oturduğumu ve Turhan'la konuştuklarımı hayal meyal hatırladım ve sonra hepsi de kafamda netleşti. Bayılmıştım. BU GÜNLERİ DE Mİ GÖRECEEĞDİİİİİM. ŞU GENÇ YAŞIMDA BAŞIMA NELER GELDİ AĞAĞAĞAĞAĞAĞ. Tm sknm.

"Susadım." diyebildim sadece çünkü boğazım dibine kadar kurumuştu.

Peder araya girdi, "Ben eve gidebilir miyiz diye sorayım."

Gerçekten bugünün best cümlesiydi. Biran önce eve gidip rahat yatağımda, bu rahatsız kot yerine ponçik pijamalarımla huzur içinde uyumak istiyordum. Hatta şuan yatağımın üstünde duran benim yarı boyum pembe ayıcığa duyduğum özlem duygusu hat safhadaydı. Beni acilen eve postalayın.

Peder yanında oldukça genç görünen bir doktorla döndü. Doktorun resmen dizi karakterlerindeki aşırı yakışıklı olup tüm hemşire ve bekar doktorların öldüğü tipten bir havası vardı. Sanırım zengin insanların adımını attığı yer meteorlar birliğiyle çevrelenmiş.

Doktor sıcak bir gülümsemeyle yanıma gelip nasıl olduğumu sordu ve serumu çıkarıp kendime dikkat etmem gerektiği hakkında bir yığın konuşma yapıp tekrar aynı gülümsemeyle içime güneş doğmasını sağlayıp odayı terketti. Of ne uzun cümle oldu beh.

Peder ve Kokoşsu'yla beraber arabaya en güvenli biçimde bindirilip sessiz ve uzun bir yolculuğa katlanmak zorunda bırakıldım. Buna sebep olanların Allah evine ateşler salsın ya.

Kokoşsu'nun telefonu çalmaya başladı. "Turhan arıyor." deyip telefonu açtı.

"Evet Melis iyi." dedi bana göz ucuyla bakarak. Tek taraflı dinlediğim konuşmayı merak etmiyordum ama ister istemez kulak kabartmıştım. Bana her şeyi açıklayacağını söylemişti. Gerçekten bayılacak zamanı buldun Melis proud of you.

"Ne? Kaya gilin evinde yangın mı çıktı?" What the fuck¿

Durun durun geri alıyoruz. Ulan bedduam tutmuş mu yani ahahahahahahahahahahaha.

Histerik kahkahalarımı daha fazla tutamadım ve pederle Kokoşsu'nun "kızım geri zekalı mısın sen?" bakışlarına maruz kaldım. Tekrar ciddili bir duruş alıp camdan dışarıyı seyretmeye başladım. Aferin Melis tam on ikiden puhahaha.

Eve gelip tek kelime etmeden yukarıya çıkmak gibi hain planlarım vardı ama Kokoşsu maalesef bunu engelledi.

"Melis, biraz konuşmak ister misin?"

Dönüp cevap verdim.

"Ne hakkında?"

"Yani şey sen baygın yatarken doktor aşırı stresten olduğunu söyledi. Biz de düşündük ki canını sıkan bir şeyler var galiba ve istersen bizimle paylaşabilirsin. Ya da bugünlük sadece dinlen, istediğin zaman konuşabiliriz."

Seçenekleri değerlendirmeye çalıştım. Şimdi bunun nutuklarını dinlemekten çok uzağım ama başıma gelebilecek belaları - Umut ve Kaya gibi- defetmenin anahtarı bu kadın olabilir.

AMAN BE.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!