#3

116K 4.8K 438
                                    

Ben geldiiim. Bundan sonra her bölüm yazarın ağzından olacaktır. Sizi seviyoğğruuğğm. ♥ /kerimcan sıtayla.s/

Bu bölüm gamsızıma gelsin. " Bir Yağız masalı"na bakın derim! 

*Mümkün oldukça yeni bölüm atacağım ;) * 

Yazardan ;

"Çıkıyorum ben!"

"Anneciğim kahvaltı etseydin?''

"İş yerinde ederim. Dün akşamdan bazı işler kalmıştı onları halledeyim sultanım , akşam görüşürüz." diyerek annesinin başına bir öpücük kondurdu Yalım.

Dün gece babasıyla arasını düzelttiğinden beri daha iyi hissediyordu kendini. Hatta buna çok sevinmiş ve babasına içinden ettiği küfürleri bir bir geri almıştı. Tabii annesi onları sigara ile birlikte yakalayınca gece bitmişti ama olsun... O sigaralar bir taraflarında sönmediği için ikisi de  dua etmeliydi...

Kapıdan çıktığı an ellerini cebine sokarak arabasına doğru yürüdü. İş yerine gidip çalışması gerekiyordu ama bunun yanında dedesine de takılabilirdi. Yaşlı adamın ona bağırması hatta bazen çileden çıkması Yalım'ı hiç olmadığı kadar keyiflendiriyordu. Ama dedesini çok seviyordu , bu bir gerçekti. 

Kapıdan oğlunu yolculayan Öykü ise yukarı çıkarak uyuyan kocasının yanına gitti. Yatak odasına girdiğinde o aynı vanilyalı çikolata kokusu doldu burnuna.

'Yıllardır aynı.'

Bir kere bile mi bıkmaz bu kokudan? Bıkmıyordu işte aksine daha da aşık oluyordu bu kokuya...

Uyuyan kocasının yanına uzandı. Levent'in yatış şekli hiç değişmezdi. Yanında Öykü varsa koala gibi sarılır , yoksa dümdüz yatardı. Her akşam yatağa girdiklerinde muhakkak konuşurlardı. Bilindik konulardan değil ama... Zamanın nasıl geçtiğinden , birbirlerine nasıl hala aşık olduklarından, yatağın fazla ses çıkarıp çıkarmadığından bahsederlerdi.

Levent'in esmer tenini örtemeyen pikeyi kocasının kasıklarından göğsüne kadar örttü. Yanına uzandığı, 'Ömrüm' deyip sahiplendiği adamı seyretmeye başladı. Uzun kirpikleri sanki mümkünmüş gibi daha da uzamıştı.. Her şey aynıydı. Beraber uyudukları ilk gecenin sabahı da Levent'i izlemişti böyle. Şimdi de aynısını yapıyordu. Her ne kadar bu anın bitmesini istemese de kocası gözlerini açsa ve ona sonsuza dek sarılsa istiyordu.

//

Aynı saatlerde ayrılık acısı yaşayan Çiçek, Adıl'ın ona sevgililer gününde verdiği ve gerçek ebatlarda olan pandayı makasla parçalıyordu. Çıldırmış gibi bağırıyor diğer yandan da en içten dilekleriyle Adıl'a küfür ediyordu.

"Allah belanı versin Adıl. Yaz ayında balkonda yatarken ağzına kuş sıçsın Adıl , adın karıştırılsın da bütün dünya adını Amıl olarak bilsin cibiliyetsiz Adıl. Erken yaşta prostat ol, çükünü kessinler! Amin. "

Bedduaları son bulduğunda oyuncak panda da parçalara ayrılmıştı.

"Cücük ? İyi misin lan ?"

"İyiyim ağabey! Sabah sporu!" 

"İyi tamam. Tan seni bekliyor aşağıda ben çıkıyorum. Bana bak sakın açık seçik giyinme!"

"Yav he he."

Yerdeki panda parçalarına bakarak göz devirdi Çiçek.

' Bunun birde temizliği vardı. Keşke bahçede yapsaydım.'

EYVAH |Anlaşmalı Aşklar Serisi 1  • RAFLARDA|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin