Bölüm-51) Yoksa?!

23K 2K 332

Bölümü @kurabiyebayan a ithaf ediyorum (yanlış adı yazdıysam özür dilerim. Yanlışsa bana söyle)
-*-*-

Bu sefer ikiside elini benim başıma koydu. Evimi, yani eski evimi düşündüm. İlk önce silik bir görüntü geldi sonradan netleşti. Annem hamur açıyordu, annem yok olunca buraya geldiğini anladım. Gözlerimi açtım ve bize garip bakışlar atan arkadaşlarıma ve anneme döndüm. Annem beni görünce gözleri doldu ayağa kalkıp ona sarıldım.

"Seni çok özledim" dedi annem

"Bende" dedim ve annemin yanağından öptüm. Yerime geri oturdum. Derin bir nefes alıp neden burada olduklarını anlattım. Şimdi sıra anneme her şeyi anlatmaya gelmişti, annemin terliklerine ve elindeki oklavaya bakış attım. Allah'ım sen bu kulunu koru... Anneme her şeyi anlattım.

"Anne seni arkadaşlarımla tanıştırıyim: Harry, toprağı kontrolcüsü, Drake, ateş kontrolcüsü, Selin, su kontrolcüsü, Diana, hava kontrolcüsü, Carl, psikoloji kontrolcüsü, Mark'ta psikoloji kontrolcüsü. Yanımdaki çocuk var ya o Aras" haydi Melisa cesur ol biraz!

"O bahsettiğim Kara Ateş. Ve kendisi benim...sevgilim" annem gözlerini pörtletti. Gerisi ağır çekimde gerçekleşti annem terliğini çıkarıp alnıma nişan aldı.

"Haaayııırrr!" Alnımın ortasına terlik çarpınca alnımı sıvazlayıp ayağa kalktım çünkü annemin bu kadarcıkla yetinmeyeceğini biliyorum.

"Bana bak öpüşme olmadı dimi?!" Kanepenin etrafında koşuşturuyorduk.

"Yoook canıım..." Dedim uzatarak, bu sefer koluma geldi terlik. Annemin iki terliğininde gittiğini fark edince oklava gözüme çarptı. Allah bana ve Aras'a rahmet eylesin.

"Gel kız buraya" dedi ve kolumu kavradı.

"Anne... anne Aras benim dünürüm sayılır-"

"Yoksa?!"

"Yok artık!" Hepimiz aynı anda bağırdık. Harry buraya gelince birden canlanmıştı.

"Anlatın şu işi o zaman" dünürlük işinide anlattık anneme.

"Gerçek evlilik falan yok değil mi?"

"Anne ben daha 16 yaşındayım!"

"Gençlerin işlerini benim aklım almıyor. Ee Aras oğlum anlat bakalım nerelisin?"

"Yarı türküm" annem başını salladı

"Anne tarafı baba tarafı?"

"Baba"

"Melisa'nında babası ingiliz ben türküm" belli oldu zaten anne hangi millet terlik atarki türklerden başka?

"İyi çocuğa benziyorsun sen seni kızıma alacağım" gülmemi engellemek için elimle ağzımı kapadım.

"Bizim zamanımızda böyle yakışıklı çocuklar yoktu. Maşallah!" Dedi ve Ras'ın yüzüne tükürüklere boğdu. Aras yüzünü silince gülmemi tutamadım.

"Puhahahaaha- Ahh!" Annemin beni oklavayla dürtmesiyle sustum. Bu türk çocuklarının çektiği ne? Çocuğa şiddete hayır diye pankart açacağım.

"Kaç çocuk düşünüyorsunuz?" Annemin sözüyle ikimizide öksürük krizi tuttu.

"Ne öksürüyorsunuz normal bir soru sorduk işte"

"15 çocuk. Futbol takımı kuracağız yedeklerle beraber" diye mırıldandım. Aras dudaklarını 'bakarız' dercesine oynattı. Dil çıkarıp anneme döndüm.

10 Dakika Sonra

Annem ayaklarını uzatmak bahanesiyle, Mark ise uykusunu olduğunu söyleyip Kehanet Perisinin ona gösterdiği odaya gitmişti.

"Annen neden sana terlik fırlatıyor?" Diye sordu Drake

"Türk anneleri" diye cevapladık aynı anda Selin'le.

"Türk annelerinin bir numaralı silahları terliktir" dedi Selin

"Garipmiş" dedi Harry. Başımı salladım.

"Ee sizin ülkeyi yönetme işi ne olacak?"

"Hiç bir fikrim yok" dedim.

"Resmen kral ve kraliçesiniz" dedi Diana hevesle

"Daha ülkeyi yeni gören bir kral, kraliçe" dedi Aras

"Yalnız kral ve kraliçe evli olmaz mı ya?" Dedim şüpheyle

"Unuttun mu bizim ruhumuz evli..."

-*-*-

Bölümü mahvetmemek için burada bitiriyorum.
Duyuruyu sildiğim için tekrar soruyorum.

Kitapta ne olmasını istersiniz? Yada kitabın eksikleri sizce neler?

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now