18.Bölüm

2K 121 11

Kırık kalpler baya bir bu hikayemin reytingi aşağı saldı :D son bölümde büyük düşüş yaşadım :/ her neyse. Bildiğiniz gibi bu gün Berkin doğum günü ❤️ ve onun için ona özel bir bölüm yazmak istedim, gerçek hayatta yanında dün Simge cadalozu vardı, ama bari hikayede Burcuyla birlikte kutlasın dedim ❤️ işte yeni bölüm:) oyları unutmayalım 🙏🏻

Burcu
Sabah gözlerimi açtığımda bir anlık nerede olduğumu unuttum. Belimde bir kol hissettiğimde başımı çevirirken bir adet uyuyan Berk gördüm. Yüzümde hemen bir tebessüm oluştu. Onu uyandırmadan yavaşça kolunun altında haraket ederek ona doğru döndüm ve elimi kirli sakallarında gezdirdim. Dünkü saçma kavgadan sonra birlikte oturup film izlemiştik, oyunlar oynamıştık, kısacası birlikte çok güzel zaman geçirmiştik. Bu adam bana her şeyi unutturuyordu. Tüm yaşadıklarım, kötü anılarım onun yanında olurken sanki bir hışımda beynimden siliniyordu. Gerçekten onun gibi birinin hayatımda oluşu beni çok mutlu ediyordu. Yavaşça yüzüne yaklaşarak burnuna öpücük kondurduğumda elimin altında kıpırdandı. Uykulu gözlerini benimkilere açtı ve o güzel gülüşüyle bana baktı.

"Günaydın, canım" fısıldadığında elimle yüzünü okşamaya devam ettim.

"Sana da günaydın, birtanem"

"Her sabah böyle uyanmak var bir de ya, ne mutlu bana" diyerek ellerini belime sardı ve beni kendine doğru çekerek başını boynumda gömdü. Gülerek saçlarını okşadım ve yanağımı başına yasladım.

"Kalkmamız lazım, canım, sete geç kalacağız"

"Hayır, 5 dakika daha seni koklamama izin ver" boğuk sesle boynuma söylediğinde gülerek istediğini yaptık. Bir süre öyle kaldık. Huzurluydum, hayatımda hiç bir zaman böyle bir duygu yaşamadım, ama Berkin sayesinde onu da yaşadım ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Berk boynuma uzun bir öpücük kondurup yüzünü bana çevirdi.

"Kalkmak zorunda mıyız?" Dudaklarını büzüp çocuk gibi bana baktığında kahkaha atarak kendimi tutamadım ve büzüşmüş dudaklarına öpücük kondurdum. Ondan ayrılmak istediğimde belime daha sıkı tutunarak beni altına çekti ve daha sert dudaklarıma yapıştı. Nabzım hemen tavan yapmıştı, bu adam bana neler yapıyordu, başımı nasıl döndürüyordu, nasıl aklımı alıyordu haberi yoktu. Ellerimi boynuna sarıp ben de bir o kadar baskıyla ona karşılık verdiğimde Berkin boğazından çıkan ses beni daha da deli etti. Kontrölümü kaybetmemek için nefessizce ondan ayrılıp koyulaşmış gözlerine baktım.

"Böyle giderse ben duramayacağım, Berk, kalkmamız lazım" dediğimde kaşlarını çatarak başıyla onayladı.

"Beni deli ediyorsun, Burcu, çok güzel ve çekicisin, bunu asla unutma" tutkuyla söyleyip boynuma sert bir öpücük koyarak üzerimden kalktı. Kalp atışlarımı durdurmak için bir az yatakta öylece yatıp derin derin nefes aldım. Berk banyoya girdiğinde hemen yataktan fırladım ve telefonu elime alarak Tolgayı aradım.

"Fıstık, naber?"

"Canım, sen hallettin mi?"

"Ha evet, her şey tamamdır, Berk bir şey dedi mi?"

"Hayır, yani en azından bana bir şey çaktırmadı"

"Güzel, o zaman bir azdan görüşürüz, hadi öptüm"

"Ben de seni öptüm canım" diyerek gülümsemeyle telefonu kapattım. Bu gün Berkin doğum günüydü ve ben ona küçük bir sürpriz hazırlamıştım. Tolgayla birlikte tüm ekibe söylemiştik ve sete girdiğimizde Berki hep birlikte karşılayacaklardı. Daha sonraysa akşam onu benim için özel olan bir yere götürmeyi planlıyordum. Hediyesini de orada verecektim. Banyonun kapısının açıldığını duyunca kocaman gülümseme ile Berke dönüp boynuna atladım ve yanağına sesli bir öpücük kondurduğumda kahkaha attı.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!