03

3.8K 367 26

'Baksana, biz gerçekten benziyoruz' dedi gülümseyerek.

Evet Jeon Jungkook.
Gerçekten benziyoruz.

'Senden 1 yaş büyük olmam beni sevindirdi' dedi yine gülümseyerek.
'Şey, Jungkyong benim artık gitmem gerekiyor' dedi ayağa kalkarak.

Ve evet.
Dediğim gibi Jungkwang.
Melek birazdan uçacak.

'Şey, baksana telefon numarını verirsen eğer seninle karşılıklı olarak dertleşebiliriz. Sonuçta ikimiz de yalnızız' dedi hafif utangaçlıkla.
Elimle 'ver' işareti yaptım.
'Huh? Ah, telefonu mu? Bir saniye' dedi şaşkınlıkla.

Şaşkınken bile güzelsin.

Telefonu elime alıp numaramı yazdım. Hoşnut olmuşcasına gülümsedi.
'Eve gidince yazacağım. Söz' dedi.

Melekler sözlerini tutar, değil mi Jungkwang?

Elimle 'tamam' yaptım.
'Um, şey. Yarın yine görüşür müyüz?' dedi kesik kesik.

Utangaçlık sana çok yakışıyor melek.

Dudağımı büzüp 'bilmiyorum' işareti yaptım.
Kafasını kaşıdıktan sonra konuştu.
'Ben yarın çalışmıyorum. Müsait olursan haber verirsin'
Kafamı olumlu anlamda salladım.
'Görüşürüz Jeon Jungkyong' dedi son kez gülümseyerek.
Elimi salladım.

Seninle yine görüşmek istiyorum melek.
Lütfen kaybolma.

Telefonuma gelen bildirim sesiyle masaya döndüm.
Telefonumu alıp koltuğa oturdum.
'Oh, selam Jungkyong'
Bilinmeyen numarayı 'Melek JJK' olarak değiştirdim.
'Eve vardın mı?' diye yazıp gönderdim.
Bu kadar çabuk gitmiş olamazdı.
'Ah, hayır. Şuan senin binandan yeni çıkıyorum'
Yazdığı şey üstüne şaşkınlıkla ekrana baktım. Pencereye doğru yürüyüp perdeyi açtım.
'Pencereye çıkacaksın biliyorum ama ben orayı çoktan geçtim'
Tanrım. Yanaklarım kızarmıştı.

'Pencereye çıkmadım. Hem neden çıkayım ki?'

'Ah, öyle mi? Filmlerde hep öyle olur. Üzüldüm :('

'Ayrıca eve gidince yazacaktın. Neden hemen yazdın?'

'Bilmem. Yazmam gerektiğini hissettim.'

'Jungkook, belki kızacaksın ama çok uykum var. Uyumalıyım'

'Oh, tabii ki. Uyu. İyi geceler.'

'Sana da.'

Sana da iyi geceler melek.
Telefonumu da yanıma alıp odama ilerledim. Odama girmeden önce başka bir odaya girip ışığı açtım.
Kokuyu içime çektim.
Ah, Jungkwang. Yine çok güzel kokuyorsun.
Oda da yavaşça ilerleyip duvardaki fotoğraflara baktım.
Mezuniyet, tatil, piknik, okul, ev...
Her yerde fotoğraf çekilmiştik.

O günleri özledim Jungkwang.
Sen de özledin mi?
Biliyorsun bugün biriyle tanıştım.
Annemin tokası sayesinde.
Sence de güvenilir durmuyor mu?
Jungkwang, sana çok benziyor.
Bu bana biraz acı veriyor.
Sence onunla daha sonralarda da görüşür müyüm?
Jungkwang, sen benim hiç değişmeyecek olan meleğimsin.
Jungkook, umarım değişmeyen ikinci meleğim sen olursun.
Lütfen kaybolma.
Sana ihtiyacım olabilir.

-jeon jungkook √Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!