Nefes alışlarım hızlanmışken onlar çoktan yanımızdaydı. Jamie Jamie'ye elini uzattı ve piç bir sırıtış gönderdi.
"Merhaba, Jamie? Değil mi?"
"Evet, ve sende Jamie olmalısın"
El sıkıştılar o sırada Anne gülüyordu. Ona hafifçe vurdum, tanrım lütfen kavga çıkarmasın.
"Şey, sanırım telefonda anlatamadım,"
"Jamie bence gitmeliyiz ha?"
"hayır, burada kalacağız, konuşacaklarım var. Jamie ile."
"bak, özür dilerim, hadi gidelim lütfen"
"sen istiyorsan gidebilirsin"
"yalvarmam mı gerekiyor?"
"hayır"
Tanrım, elimi anlıma koyup arkamı döndüm. Anne sırtımı sıvazlarken Jamie biraz onlara doğru eğildi, Jack'de Jamie'ni yanına gelerek Jamie'ye doğru eğildi. Evet ikisinin de aynı isme sahip olması oldukça garipti.
"Bi sorun mu var?"
"Evet, bir sorun var, ben sana ne dedim? Onunla konuşmayacaksın dediğimi çok net hatırlıyorum. Değil mi?"
"Jamie bu kadar yeter."
Onu geri çektim çünkü çok fazla sinirliydi. Belki onlar anlamıyordu ama ben emindim.
"Biraz olsun bana değer veriyorsan yürü."
Yüzüme sinirle baktı ve geri çekildi. Biliyordum bu işe yarayacaktı. Kolundan çekiştirerek onu zorla yürüttüğümde Matt'de Anne'i kolundan tuttu ve arkamızdan geldiler. Bu yaptıkları şey gerçekten hiç hoş değildi ve onlara ayıp olmuştu. Tamam kıskanıyordu fakat bu şiddete başvurmasını gerektirmiyordu. Onu uzaklaştırdım ve sinirle yüzüne baktım.
"Özür dilerim Jess"
"Benden özür dileme Jamie. Böyle şeylerden hoşlanmadığımı biliyorsun. Neden inatla üsteliyorsun?"
"İzin verseydin ona hakkını bildirecektim. Sana onlarla konusmaman gerektiğini söyledim. Değil mi Jessica?"
"Peki hiç düşündün mu neden konuşuyorum?"
"Seni sinir ettiğim için mi? Bana küs olduğun için? Bak, daha çok kavga edeceğiz Jessica, sen bana her sinir olup kızışında böyle mi yapacaksın? Bu işten sağ çıkamayız baştan söyleyeyim. Birbirimizi kıskandıracak şeylerden vazgeçmek için yeterince büyüğüz bence ne dersin?"
"Çok haklısın ama neden konuşmak yerine insanlara vurmaya çalışıyorsun?"
"vurmayacaktım, sadece sert konuşacaktım ama izin vermedin"
"Buna gerek yok"
"evet, kavga etmeye gerek yok"
Derin bir nefes aldım. Yürümeye devam ederek tekneye bindik. Arka tarafa masanın başına oturduk, hiçbirimiz ne konuşuyor ne de birbirimize bakıyorduk. Matt sessizliği bozdu.
"Bunun için, ikinizdende özür dileriz. Fakat bunu birinin yapması gerekiyordu anlıyor musunuz?"
"Herneyse Matt, sorun değil"
"Evet sorun Anne. Tamam, Jamie Jessica'nın sevgilisi ama ben senin hiçbir şeyin olmuyorum ve kendimi gerçekten suçlu hissediyorum."
"Hiçbir şey olduğunu mu düşünüyorsun gerçekten?"
Sakince başını salladı, Anne ona yavaşça sarıldı ve sırtını sıvazladı
"Benim için asla hiçbir şey olmadın. Sen her zaman değerliydin. Okulda beni koruyan sensin, burada da kendini gösteriyorsun teşekkür ederim."
Hafifçe güldüler Anne biraz daha güzel kelime sarf ettikten sonra Matt onu boynundan öptü. Kalbi kırılmıştı biliyordum. Çünkü Anne onu kesinlikle abisi gibi görüyordu.
"üzgünüm Anne"
"Sorun değil Matt"
Gülümsediler. Onları öyle görünce ne denir bilmiyorum ama sanırım kıskandım ve Jamie'ye sarıldım. O da bana sıkıca sarıldı
"Bana bi daha küsme Jess"
"Seni Seviyorum Jamie"
Sıkıca sarıldık ardından ayrıldık. Hafifçe esen rüzgâr saçlarımı savurarak bana bugünün ne kadar güzel bir o kadarda kötü olduğunu hatırlattı. Aynı zamanda sıkılıyordum tabii.
"Oyun oynayalım mı?"
"Nasıl bi oyun?"
"Dogruluk veya cesaretlik?"
"Sadece cesaretliğe ne dersiniz?"
"nasıl oynanıyor?"
"Bir şey söylüyorsun, yapamayan cezasını çeker."
"tamam"
"tamam, grup olalım kızlar erkekler?"
"bize uyar"
"Tamam, başlayın"
"istediğimi sorabilir miyim?"
Başını salladı. Peki, Anne'in yanına oturdum onlarda yan yana oturdular. Anne'e baktım aklında bir şey var gibiydi. Söz hakkımı ona verdim ve konuştu.
"Tamam, şurada ki kızları görüyor musunuz?"
"Evet"
"sarışın olanı buraya getireceksin Matt, ve Jamie sende diğerini"
"Peki ya sonra ne olacak?"
"onları tavlayacaksiniz yani, ardından buraya getirip şaka olduğunu söyleyeceksiniz ve bizde sonucunda eğlenecegiz"
"peki tamam."
İkiside kalkıp gitti ve bizde onları izlemeye başladık. Kiskanmiyordum, Jamie beni seviyordu ve bu sadece bir oyundu.
"Sence tokat mi atacaklar Anne?"
"büyük ihtimal evet"
Güldük ve bekledik. İkiside biraz konuştuktan sonra hep beraber tekneye geldiler
"şey, kusura bakmayın ama bu bir oyundu"
"ne demek bir oyundu"
"özür dilerim. Oyun oynuyorduk, yani buradan gitmeniz gerekecek çünkü zaten bir sevgilim var"
Kız Jamie'yi omuzlarından tuttu ve kasıklarına diziyle sertçe vurdu ardından uzaklaştı. Diğeri çoktan gitmişti zaten. Gülmemek elde değilken Jamie kıvranıyordu onu otutturdum ve gülerek sarıldım. Eli hala kasıklarındaydı
"ya kıyamam sana"
"tanrım.."
Gülmemiz bittikten sonra oyuna döndük. Bu tokattan çok daha etkiliydi.
"Tamam, madem öyle, şimdi ikinizde buraya geleceksiniz tam üstümüze ve dans edeceksiniz. Üstüne basmam gerekirse, üstümüzde. Dans. Edeceksiniz."

+15 vote +10 yorum, votelar ve yorumlar çok düştü, eğer sorun bendeyse gerçekten özür dilerim. Bide sanırım 30 yorum sonra toplam 1000 yorum olacak lütfen bu bölümde bol bol yorum yapın. Bir dahaki bölüme ithaf vereceğim, lütfen eğer hesabınız yoksa hesap açın çünkü okunma sayısı 300 olurken vote 15-20 de kalıyor. Gerçekten bu kötü bir his çünkü az vote oldukça benimde yazasim gelmiyor. Umarım anlıyorsunuzdur. Son olarak kısa bir bölüm olduğunun farkındayım en kısa sürede yb gelecek, gelecek bölümde ne olmasını istediğinizi bana söylerseniz çok mutlu olurum. Hepinize çok teşekkür ederim sizi seviyorum (: x

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!