Arkadaşlar kısa bir bölüm oldu ama canım yazmak isteyince duramadım ajdjd İyi okumalar hepinizee!

Şimdi baştan anlaşalım. Benim kalbim kırılırsa bu direkt sinir açığa çıkmasına neden oluyor. Yani kalbimi kırmayın, canınızı yakarım. Okey?

Kaya'nın sözleri karşısında hiç alışık olmadığım hisler yaşasam da bu en fazla 10 saniye sürdü. Oturduğum yeri yavaşça kavradım. Dişlerimi sıkıp Kaya'ya 'seni parçalarım' bakışlarımı yolladım.

Gözümle yavaşça hassas bir nokta aramaya başladım. Seni parçalarım derken şaka yapmıyordum.

Üstünde lacivert bir tişört vardı. O kadar dardı ki tüm hatları -daha doğrusu kasları- belli oluyordu.

Tek kaşımı kaldırdım ve o da anlamaz anlamaz tek kaşını kaldırıp bana baktı.

Sonra ben.

Sonra ben ne yaptım biliyor musunuz?

Bilmiyorsunuz nasıl bileceksiniz tövbe ya.

Tamam da bilmiyorsan bilmiyorum de.
Tamam ya anlatmıyorum.

Sen kimsin?

Asıl sen kimsin?

Olum kimsin sen?

Dalga mı geçiyorsun lan bas git.

Kes.

Sen kes.

Olum ben ne diyom?

Sen kimsin?

Yav bu ne ahshskdjd by.

Oturduğum yerden ışık hızının el verdiği kadar Kaya'nın üstüne atladım. Tabi bu tepkisiz kaldı ne yapacağını şaşırdı. Dişlerimi boynuna öyle bir geçirdim ki Allah affetsin bir an kan tadı geldi sandım nys.s

Kaya bağırırken ben daha da kuvvetli ısırmaya devam ettim.

İntiqamım şeqil önümden çeqil.

Sonra bu salak nerden akıl ettiyse elleriyle beni uzaklaştırmaya çalıştı.

Elini de ısırdım.

"YA KIZIM SEN MANYAK MISIN BIRAK!"

Neyse lan cidden coşmayım deyip bırakırken Kaya boynunu tutuyordu. Yüzünden ne düşündüğünü anlayamasam da en azından acı çektiğini biliyordum. Puhahahahaha.

Dönme dolaptan inme zamanı gelmişti. Ben durur durmaz önden inerken içimden kozmik kahkahalar atıyordum.

Cebimden telefonu çıkardım ve saate baktım.

00:40

Bir sürü cevapsız ve mesajla dolu telefonumda sadece saate baktım. Hayatta telefondan daha çok eğlenebileceğim günler de gelecekmiş demek... Bu benim için ilk bir sn duygulandım.

Turhan telefon görüşmesini bitirmiş bize doğru geliyordu.

"Ee şimdi neye biniyoruz?" diye sordu.

"Açıkçası benim uykum geldi ve kafam dağıldı zaten." bunu derken Kaya'ya yandan bir bakış attım ve içimdeki kozmik kahkahalara eşlik ettim.

"Bence eve gidelim artık zaten geç oldu."

Bunun üzerine Kaya son model arabasına biz de bisikletlerimize binip eve dağıldık.

İnsan ben götüreyim mi diye sorar. Odun. Pislik.

Uykulu gözlerle evin yolunu zor getirdim. Gerçekten uyku bastırmıştı ve bir an önce yatağıma kavuşmak istiyordum. Tek ve yegane aşkıma.

Turhan odasına giderken bir şeyler dedim ama tam anlamadığım için tek tepkim "Hı hı." oldu.

Yatağa doğru sürünür vaziyette gittim ve battaniyeye gömüldüm. Zihnimden sadece uyumak vardı. İyice hülyalara dalmış bir vaziyetteyken aniden gözlerim açıldı.

Bir dakika. Ben az önce ne duydum? Beynim flashback yapacak sessiz olun.

Turhan asansörden indi.

Bana doğru döndü.

Gülümsedi.

Ve.

"Yarın okulda görüşürüz."

Dedi.

Tahmin ettiğim şey bu şeyse ben bu şeyde yokum.

AMAN BE.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!