-1-

31.4K 590 33

Günler sonra ilk kez bir kahvaltıda bir araya gelmişti aile. Kuzey birazdan çıkacağı yolculuk için hazırlandığından masaya en son geldi:

Kuzey: Günaydın... Afiyet olsun...

Hamza: Sabah şerifleri hayrolsun evlat. Hazırlandın mı?

Kuzey: Hazırlandım beybaba.

Nurefşan: Uzun mu kalacaksın oğlum?

Kuzey: Hayır anne, en geç Salı dönerim. Hümeyra ile Çarşamba günü katılmamız gereken bir ihale var değil mi?

Hümeyra: Evet abi, dedi gülümseyerek.

Kuzey: Sen hazırlıkları bana mail at ben Rusya'dayken bakarım. Hazırlıksız gelmeyim yanına, dedi tebessüm ederek.

Hamza: Nurefşan, dedi tok sesiyle. Az sorar, öz konuşurdu Hamza bey. Sevmezdi uzun açıklamaları ve laf kalabalıklarını.

Nurefşan: Efendim..., dediğinde sorunun hala sabah kahvaltısına inmeyen Şimal ile ilgili olduğunu biliyordu. Ama otuz dört yıllık evliliklerinde bir kere bile düşündüğünü söylemesine izin vermediği olmamıştı eşinin. Hiç sözünü kesmemiş ve hiç sözüne karşılık vermemişti.

Hamza: Şimal uyuyor mu hala?

Nurefşan: Kalkmış olması lazım, derken Hamza bey tarafından sözü kesildi;

Hamza: Sofrada olması lazım Nurefşan, dediğinde Hümeyra'nın yüzünde garip bir tebessüm oldu. Çatalındaki küçük peynir parçasını Şahin'e bakarak ağzına attı. Sonra usulca kalktı sandalyesinden,

Hümeyra: Müsaade ederseniz ben bakayım baba, dedi. Hamza Bey sadece gözleriyle onay verdi. Hümeyra merdivenlerden yukarı yönelirken Nurefşan Hanım biraz önce "Sadece beş dakika daha anne, lütfen. Söz babamı kızdırmadan sofrada olacağım." diyen kızının çoktan derin bir uykuya daldığını tahmin ediyordu. Gelinin Hamza'ya yakın olmak adına Şimal'in her açığını kullanışı çok kızdırıyordu Nurefşan'ı ama dört yıldır hiç karşı karşıya gelmemiş, bu tür küçük oyunlarına alet olmamıştı. Artık oda bir kız annesiydi ve Şimal'i daha iyi anlayabileceğini umuyordu.

Nurefşan: Şahin, akşam Şeyma çok ağladı.

Şahin: Uyutmadı annesini, annesi de beni, dedi gülümseyerek. İyi şimdi, uyuyor. Çiçek yanında.

Nurefşan: Altı aylık çocuğu akşam gezmesine çıkartıyorsunuz. Ondan sonra gece uyumuyor diyorsunuz.

Hamza: Sende babaanne olarak sözünü geçir o zaman, dedi çatalını zeytine batırırken. Sonra bardağını aldı, arkasına yaslandı ve göz kırptı karısına. Bir yudum daha çay içip bıraktı.

Şahin: Hümeyra çok istedi anne.

Nurefşan: Her zaman her istediğimizi yapamayız Şahin...

Kapıyı tıklatarak usulca açtığında apar topar üzerine kotunu geçiren Şimal ile karşılaştı Hümeyra. Gülümsedi;

Hümeyra: Günaydın uyuyan güzel, rüyan çok mu güzeldi, dedi gülümseyerek.

Şimal: Sorma yenge ya, anneme beş dakika daha demiştim, dalmışım uykuya. Allahtan arkadaş aradı da telefonun sesine uyandım. Babam indi mi kahvaltıya, dedi telaşeyle saçını atkuyruğu yaparken.

Hümeyra: Seni sordu babam.

Şimal: Yapma ya, dedi ayağıyla yere vururken, hızlı hareketlerle kapıya ilerledi: Hadi yenge inelim hemen. Bu Pazar beraber kahvaltı edelim diye ben tutturmuştum babama, nasıl uyur kalırım, inanamıyorum ya...

ADI AŞK...Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!