9.Bölüm

2.6K 142 33

Burcu
Öylece kala kalmıştı. Ben de donmuştum. İnanamıyorum. Berke resmen aşık olduğumu söylemiştim. Ben nasıl yaptım bunu aklım almış değil. Şimdi ben nasıl bakacağım yüzüne? Yüzü şaşkındı, gözlerini kırpıp durmuştu.

"Berk, lütfen, git artık" dedim sessizce ve arkamı dönüp odama geçmek istediğimde bileğimden kavradı. Kendine çekerek soru işaretleriyle bana baktı.

"Burcu... Sen ne dedin az önce?" Şaşkın şaşkın sorduğunda acı kahkaha attım.

"Duydun beni. Evet aşığım. O yüzden de şimdi git. Senin yüzünü görmek istemiyorum, bana kötü geliyorsun. O salak sevgilinin yanına git. İkiniz de beni rahat bırakın artık. Zaten hayatıma girdiğinizden beri acıdan başka bir şey yaşattırmadınız. Aşk ilanıma da cevap vermek zorunda değilsin. Ben o hisleri de, içimdeki seni de öldüreceğim. Şimdi git" diyip onu ittim ve odama koşarak kendimi odaya kilitledim. Berk kapıyı çalmaya başladı.

"Burcu, lütfen çık konuşalım"

"Konuşacak bir şey yok, Berk, git lütfen" bağırdım ama o vurmaya devam ediyordu.

"Burcu, lütfen. Ben seni kaybetmek istemiyorum. Zaman ver bir az bana..." Yalvarıyordu nerdeyse. Ama olmaz. Ben bencil biri değildim ama, artık bu kadar şeye dayanacak gücüm yoktu.

"Hayır. Git. Lütfen bana daha fazla acı çektirme." Kalbim o kadar acıyordu ki, acıdan ikiye bükülmek istiyordum. Ama güçlü olmam lazımdı. Artık ağlamak yoktu. İki gündür zaten durmadan ağlıyordum. Kendi kendiliğimden çıkmıştım. Berkin artık sesi gelmiyordu. Sanırım gitmişti. Nihayet yalnız kala bilmiştim. Kendi yaralarımı kendim sararım, bunun için kimseye ihtiyacım yok benim. Aşık olduğum Berke bile.

Berk

Afallamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Burcunun sözleri beni şoka salmıştı. Aşıkmış bana. Ben nasıl bunu daha önce hissetmedim? O söylediği adam benmişim. Körüm ben, kör. Kız her şeyi anlattı bana, aşık olduğum başkasına aşık dedi, nasıl iki parçayı birleştiremedim? Hep merak ediyordum, bana bakarken gözlerinde bir şey oluyordu, okuyamıyordum, şimdi ne olduğunu anladım. Aşktı. Burcu bana gerçekten aşıktı. Bunu duyunca içim bir tuhaf oldu. Nedense bir tarafım çok sevinmişti. Ama diğer taraftan çok kötü aklım karışmıştı. Burcu kapıyı açmayınca ben onun isteğine saygı gösterip evinden çıktım. Gitmek istemiyordum, bu konuyu onunla konuşmak istiyordum ama, ne diyeceğimi bile bilmiyordum. Bir ilişkiden daha çıkalı kaç saat oldu. Burcuya karşı hislerim vardı evet, bunu biliyordum. Arkadaşça olmadığından da emindim. Ama aşık mıydım bilemiyordum. Bunu anlamak için Burcuyla daha fazla vakit geçirmem lazımdı ama o beni görmek istemiyordu. Kendimi çok kötü hissediyordum. Aptal gibi gidip kıza bir de Simgeden bahsetmiştim. Yani salaklıkta on numarayım. Aferin, Berk, kızın kalbini kırdın, aferin. Nasıl düzelteceğimi de bilmiyordum. Ama Burcu beni hayatından silecek diye çok korkuyordum. Ben onu kaybetmek istemiyordum. O benim için fazlasıyla önemliydi. Hoşlandığım kişiydi, o yanımda olurken kendimi çok iyi hissediyordum. Acaba bunun adı aşk mı? Bilemiyorum. Kafamda bin tane soru işaretiyle arabama binerek sete geri dönmüştüm. Sahnelerim vardı ama o kadar kafam karışıktı ki, bir kaç defa aynı sahneyi çektirmek zorunda kalmıştım. Allak bullaktım. Nihayet çekimlet bittiği sırada karavana girerek üstümü değiştirdim. Tam da çıkacakken, Hande girdi. Bana bakış gülümsedi.

"Hallettin mi?" Kafamı salladım.

"Hayır, daha da beter yaptım" dediğinde yüzünde empati oluştu.

"Anlatmak ister misin?" Geçip koltuğa oturduk. Bir süre durdum, kelimelerimi nasıl seçeceğimi bilemedim.

"Burcu bana aşıkmış." Handenin yüzüne baktığımda beklediğim şaşkın ifade yoktu. Sadece hüzünle gülümsüyordu.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!