8.Bölüm

2.4K 138 42

Berk
Burcu ağlayarak bağırıp çağırıp telefonu yüzüme kapatmıştı. İçimde bir şeyler kopuyordu. Benden nefret ediyordu... Simgeyi neden ağzına aldı peki? Onu anlamadım. Setteydim, evine gidemiyordum, ama kalbim onunlaydı. Çok kötüydü, bir insana bu kadar mı ağlamak yakışmaz. Üzgün olduğunu bildiğimde içim kanıyordu. Neden bu kadar yoğun tepki verdiğimi anlayamıyordum, fakat Burcu benden nefret ettiğini söylediğinde sanki biri beni uçurumdan aşağı atmıştı. Nedenini bile bilmiyordum. Ne yapmıştım ben? Neden beni suçluyordu? Karavanda oturup ellerimle başımı tuttum. Deliricek haldeydim. Ne gidemiyordum, ne de telefonlarıma cevap veriyordu. Karavanın kapısının açıldığını duydum. Hande gelmişti. Beni gördükte yüzü buruştu.

"Berk? İyi misin? Yüzün bembeyaz olmuş" dedi yanıma oturarak. Kafamı salladım.

"Hayır iyi değilim. Burcu aradı beni. Bağırdı çağırdı. Ne olduğunu anlamadım. Senin bir şeyden haberin var mı?"

"Hayır ben-" tam da bu sırada içeriye Sarp daldı. Çok telaşlı gözüküyordu, elinde de bir gazete vardı.

"Çocuklar, manşetleri gördünüz mü? Burcu haberlerde" Burcunun adını duyar duymaz gazeteyi elinden yırtıp habere baktım. Sanki biri başıma kaynar kazan su döktü. Bu ne saçmalıktı? Kullanılıp atıldı mı?

"Bu ne?" Bağırdım ayağa kalkarak. Hande gazeteyi elimden alarak baktı ve sinirle gazeteyi kenara fırlattı.

"Bu ne saçmalık? Kim yazdı bunları?" Sorduğunda birden beynime tıkladı. Burcu Simge hakkında bir şeyler söylemişti. Yoksa?... Hayır hayır, olamaz. Simge bunu yapamaz! Sinirden titreyen ellerimle telefonumu çıkarıp Simgeyi aradım.

"Sevgilim?"

"Sen mi yaptın?" yavaşça dişlerimin arasından sordum. Hande ile Sarp şaşkınlıkla yüzüme bakıyorlardı.

"Berk, neden bahs-?"

"Benimle aptal rolunu oynama, Simge! Doğruyu söyle! Sen mi yaptın?" Telefona öyle bir bağırdım ki, sesimden Hande irkildi.

"Evet ben yaptım, tamam mı? Haketti! Seni benden almaya çalışıyordu!" O da bana bağırdığında beynim döndü. Sinirden oraya buraya gidiyordum. O yapmıştı. O Burcuyu rezil etmişti.

"Simge, sen manyak mısın? Sen ne saçmalıyorsun kızım? Delirdin mi sen?"

"Evet delirdim, sana aşkımdan-"

"Sakın! Sakın bana aşkından yaptığını söyleme. Seni tanıyamıyorum, Simge! Sen nasıl böyle bir şey yaparsın? Sen nasıl öyle bir haber verirsin? Nerden buldun bu haberi?" Çemkirdiğimde diğer tarafta Simgenin ağladığını duyabiliyordum ama umrumda bile değildi. Simge benim için artık kapanmıştı. Böyle saçmalıklarla uğraşacak biriyle işim olmaz benim. Hele sevdiklerimin birine zarar verdiyse...

"Buldum işte, araştırdım, adam tuttum, gidip onun eski erkek arkadaşımı buldular, o da anlattı işte. Ya Berk neden anlamıyorsun-?"

"Ha sen bir de adam tutmuşsun. Bravo sana,gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum, şu an sözümün bittiği yerdir! Bittin sen Simge! Sen benim için artık yoksun! Anladın mı? Yoksun!" Son kısmını öyle bir bağırdım ki, sesim battı bir anlık. Telefonu yüzüne kapatıp sinirle köşeye fırlattım. Handeyle Sarp hala ağzı açık bana bakıyorlardı. Koltuğa oturup elimi dizlerime koydum. İnanamıyordum. Simge resmen Burcuyu rezil etmişti. Burcu da tabii benim söylediğimi düşündü. Simgenin böyle plan yapacağı kimin aklına gelebilirdi? Sinirden gözlerim doldu. Hande yanıma oturarak ensemi okşamaya başladı.

"Berk sakin ol, lütfen..."

"Ya Hande, nasıl sakin olayım? Naptı görmüyor musun? Resmen Burcunun hayatını kararttı. Kim bilir şimdi ne durumdadır. Bana anlatmıştı o her şeyi, nasılsa Simgenin yaptığını bilmiş. Şimdi her şeyi ona ben anlattım sanıyor. Napacağım ben, Hande? Burcuyu kaybedemem..." Gözümden yaşlar almaya başladı. Kendime hakim olamıyordum. Kontrölümü kaybetmiştim. Şu am Burcu yıkıldı diye ağladığıma inanamıyorum. Noluyordu bana böyle? Burcu bana napıyordu? Hande bir eliyle onuzuma sarılıp beni boynuna çekti.

Bir sonbahar hikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!