Bölüm-35) Kod:10

36.9K 2.3K 261

Bölümler artık 1-2 günde bazen 3 günde gelecek. Malum okul başladı -bizimki başladı sizin daha var :(-ama olabildiğince yazmaya çalışacağım. İyi okumalar...

-*-*-*-*-

Sabah Aras'ın kollarında uyandım. Aras hala uyuyordu. Suratında masum bir gülüş vardı. Kollarından sıyrılıp onu uyandırdım.

''Günaydın'' her sabah olduğu gibi sesi uykulu çıkıyordu, yanaklarını mıncıklamamak için zor duruyordum.

''Günaydın. Hadi sen çık ben kızları uyandırıyim'' başını sallayıp odadan çıktı.

''HELELOY HELELOY! HEYO KIZLAR UYANIN!'' cırtlak sesimle erkeklerin bile uyandığını yemin edebilirdim. Selin yataktan düştü, Diana'da bana yastığı attı.

''Hadi canlarım uyanın...'' oflayıp yataktan kalktılar bende dolabımın başına geçtim çizgili, uzun kollu tişörtümü ve üstünde yırtıklar olan şortumu giydim (multimedia). Havalar bir süre sonra soğuyacaktı bende şort giydim ne var? Aşağı indim Carl yine sandiviç yapmıştı bana dönünde elindeki bçağı düşürdü.

''Bunları giymeyeceksin değil mi?''

''Yok ben defileye katılıp geri gelecektim. Carl tabi ki giyeceğim!''

''Tamam hadi Aras baksın, sevgilin. Ama okuldaki erkekleri düşün, hadi git değiştir...''

''Bütün yaz hiç giymedim zaten bir kerecik noluur?..'' yavru Melisa bakışları atınca başını salladı.

''Bir kere bir daha yok'' gülümseyip boynuna sarıdım.

''Tamam'' geri çekildim.

''Sandiviçler neli?''

''Jambonlu'' ellerimi birbirine sürtüp en büyük olanı aldım.

''MELİSA O ŞEYİ ÇIKAR!'' Aras yapma ya!

''Neyi şortu mu?''

''O şort mu allasen? Kilodumsu canlı o! Değiştir şunu!''

''Ol-maz sadece bir kere ya!'' kaşlarını çattı.

''Bir kere ve sana bakan her erkeği öyle benzetirim ki sanatçı bu eserinde ne anlatmak istemiş diye düşünürsünüz''

''Aras abartma'' omuz silkip bir sandiviç aldı. Oflayıp sandiviçimi bitirdim.

''Bana iki tane yaptınız değil mi?'' yanımıza koştu Harry.

''Tabi yapmışlar benim canım arkadaşlarım'' dedi ağzında sandiviç varke. Yüzümü buruşturdum.

''Eee Selin'le nasılsınız?'' Harry öksürmeye başladı. Ara sırtına indirince yüzünü buruşturdu.

''İ-iyi..''

''AAA!!! Bıraksana başım ağrıdı!'' Drake, Diana'nın ayak bileklerini omzuna atmış ters bir şekilde masaya getiriyordu. Hallerine gülümsemeden edemedim. Drake masanın önüne gelince onu bıraktı ve birer sandiviç aldılar.

''Herkes aşk dalgasına kapılmış gider. Bulaşıcı mı acaba?'' sözümden sonra Harry, Diana ve Drake kızarmıştı. Drake'in kızarması bize kırmızı kar yağması gibi geldiği için uzaylı görmüş masum köylü gibi ona bakıyorduk. Tamam kırmızı kar yağması imkansız değil, ama aşırı nadir oluyormuş... Üst kattan gelen çığlıkla yukarı koştuk. Selin'in fuları dolabın kapağına sıkışmıştı ve nefes alamıyordu... Harry şoktan çıkıp Selin'i kurtardı. O kurtulunca hepimiz kahkahalara boğulduk.

''Selin nasıl başardın o işi?''

''Hiç bilmiyorum. Melisa'dan bulaştı her halde...'' kolunu çimdikledim.

''Hii okula geç kaldık!'' Diana'nın cırlamasıyla hemen dışarı çıkıp bisikletlere atladık. Sürebildiğim kadar hızlı bir şekilde sürüyordum. Okulun önüne gelince bisikletleri yerlerine koyup sınıflara koşmaya başladık. Ateş sınıfının kapısını çalıp içeri girdik.

''Yine geç kaldınız''

''Özür dileriz...''

''Bir daha geç kalırsanız derse almam'' başımızı sallayıp boş bir masaya geçtiik. Ben Aras'ın yanında Drake Andy'nin yanına oturdu.

''bildiğiniz üzere kademe sınavları olacak. Kademe atlayamazsanız bu yılı tekrar edeceksiniz. Sınıf geçiş sınavı gibi bir şey.'' umarım geçeriz çünkü bu yılı tekrar okumak istemem!

---

''Hadi ne bekliyoruz kitabı çağıralım!'' Aras başını salladı. Bundan sonraki ders savunmaydı ve bu ders dövüş çalışacaktık, bağı bir süreliğine etkisiz bırakmanın, en azından hafifletmenin bir yolu olmalıydı...

Kitap önümüzde belirince hemen elime aldım. Uçuş büyüsü, esneklik büyüsü, merak büyüsü, bağ büyüsü. Ha buldum 'Bağ bir kere oluştu mu kırılması çok zordur. Ama geçici bir süüre yani yarım saatliğine etkisizleştirilebilir. İki yolu vardır: 1)Kan birleştirmek, 2) Meruz otu yemek.' Aras'a yazıyı gösterdim. Bildiğim kadarıyla meruz otu Ejix denilen kutsal bir bölgede yetişir ve oraya bir tek Koruyucular girebilir.

''O zaman kan birleştiriyoruz?'' başımı salladım. Kitabı gizleyip toprak sınıfından çıktık. Gizli ajan gibi taklalar falan atarak mutfak kapısının önüne geldik içeriden seseler geliyordu.

''Ahududu ve ceviz değil mi?''

''Evet ekledin mi?''

''Evet ama bir şey soracağım neden onların işini bitiriyoruz''

''Kod:10 anlasana! Şimdi yapamazsak... asla yapamayız''

''Hayır Ash Kod:10 olamaz! No:1 bile Kod:8'di! İmkansız''

''Sonra konuşuruz Dan hadi çıkalım buradan...'' Aras'la kapının sağ tarafındaki girintiye sokulduk. Bizi fark etmeden gittiler.

''Aras bugün yemek yemeyeceğiz tamam mı?''

''Melisa yemesek ama yemiş gibi davransak?''

''Niye ki?''

''Anlasana, işe yaramış gibi yapıp amaçlarını anlayacağız''zeki jojuk seni! Başımı salladım.

''İlk önce kan işini halledelim'' içeri girdik, elime en keskin bıçaklardan aldım.

''Aras sen kes'' başını sallayıp elini kesti zaten o kesince benimkide kesilmişti. Kesikleri birleştirdik, kanlarımız karışıp mavileşirken, ağzımdan kendiliğinden kelimeler dökülüyordu.

''Males tux jas'' kanklarımız kırmızı haline döndü ve benim elimdeki yara kapandı bir tek Aras'ın yarası kalmıştı. Bağ gitmişti...bir süreliğine..

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now