Bölüm 7

50 2 0

"İsmin güzel imiş." dedim. Emir ismini severdim. Eski okulumda yakın bir arkadaşımın ismi idi.

"Senin de öyle." dedi hafifçe tebessüm ederek.

Ana yola çıkan yola ulaştığımızda yavaşça bana dönüp gözlerimin içine baktı. Bende ela gözlerine baktım. Elaydı ama öyle yoğundu ki diğer renkler sanki önemini yitiriyordu.

"İstersen seni evine bırakabilirim." Aslında yalnız kalmanın daha iyi olacağını düşünerek kibarca reddettim.

"Teşekkürler. Zaten taksi ile gideceğim. Hiç gerek yok Emir."

"O zaman daha sonra görüşürüz" dedi ellerini siyah pantolonunun cebine sokarken.

Az önce durdurduğum taksiye binmeden önce cevapladım.

"Görüşürüz"

0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000

        Eve vardığım zaman tüm yol boyunca Kaan'ı düşünmüş olmanın sonucu olan üzüntü ile yavaşça odama yöneldim. Kapıyı araladığım zaman gözüme çarpan piyanom ile adımlarımı oraya yönlendirdim. Yanına vardığımda usulca oturdum koltuğuna. Parmaklarım benden bağımsız tuşları bulduğunda aklımdan ne çalabileceğimi geçiriyordum. Aklıma gelen şarkıyı çalmayı planlarken parmaklarım çoktan yerlerine yerleşmişti. Usulca çalmaya başladım.

  You know I can't take one more step towards you
Biliyorsun sana doğru tek bir adım daha atamıyorum
Cause all that's waiting is regret
Çünkü tek bekleyen pişmanlık
And don't you know I'm not your ghost anymore
Ve farkında değil misin artık senin hayaletin değilim
You lost the love I loved the most
en fazla sevdiğim aşkı kaybettin
I learned how to live half alive
Yarı ölü nasıl yaşanır öğrendim
And now you want me one more time...
ve şimdi sen beni bir kez daha istiyorsun...

And who do you think you are
ve kim olduğunu sanıyorsun
Running round leaving scars,
etrafta yaralar açarak dolanıyorsun
Collecting your jar of hearts,
kavanozunda kalpleri biriktiriyorsun
And tearing love apart,
ve aşkı paramparça ediyorsun
You're gonna catch a cold
soğuk kapacaksın
From the ice inside your soul
ruhundaki buzdan dolayı
So dont come back for me,
o zaman bana geri dönme
Who do you think you are
kim olduğunu sanıyorsun

I hear your asking all around
Etrafta sorduğunu duydum
İf I am anywhere to be found
bulunabilecek bir yerde olup olmadığımı
But I have grown too strong
ama ben daha güçlüyüm artık
To ever to fall back in your arms
kollarına atlamayacak kadar
I learned how to live half alive
Yarı ölü nasıl yaşanır öğrendim
And now you want me one more time...
ve şimdi sen beni bir kez daha istiyorsun...

And who do you think you are
ve kim olduğunu sanıyorsun
Running round leaving scars,
etrafta yaralar açarak dolanıyorsun
Collecting your jar of hearts,
kavanozunda kalpleri biriktiriyorsun
And tearing love apart,
ve aşkı paramparça ediyorsun
You're gonna catch a cold
soğuk kapacaksın
From the ice inside your soul
ruhundaki buzdan dolayı
So dont come back for me,
o zaman bana geri dönme
Who do you think you are
kim olduğunu sanıyorsun

And it took so long just to feel alright
Ve iyi hissetmek çok zamanımı aldı
Remember how to put back the light in my eyes
gözlerime ışığın nasıl geri geleceğini hatırlamak
I wish I had missed the first time that we kissed
İlk öpüşmemizi kaçırmış olmayı dilerdim
'Cause you broke all your promises
Çünkü sen bütün sözlerini kırdın
And now you're back
ve şimdi geri geldin
You don't get to get me back
beni geri almayacaksın

And who do you think you are
ve kim olduğunu sanıyorsun
Running round leaving scars,
etrafta yaralar açarak dolanıyorsun
Collecting your jar of hearts,
kavanozunda kalpleri biriktiriyorsun
And tearing love apart,
ve aşkı paramparça ediyorsun
You're gonna catch a cold
soğuk kapacaksın
From the ice inside your soul
ruhundaki buzdan dolayı
So dont come back for me,
o zaman bana geri dönme
Don't come back at all
hiç geri gelme

And who do you think you are
ve kim olduğunu sanıyorsun
Running round leaving scars,
etrafta yaralar açarak dolanıyorsun
Collecting your jar of hearts,
kavanozunda kalpleri biriktiriyorsun
And tearing love apart,
ve aşkı paramparça ediyorsun
You're gonna catch a cold
soğuk kapacaksın
From the ice inside your soul
ruhundaki buzdan dolayı
So dont come back for me,
o zaman bana geri dönme
Don't come back at all
hiç geri gelme

Who do you think you are
kim olduğunu sanıyorsun
Who do you think you are
kim olduğunu sanıyorsun
Who do you think you are
kim olduğunu sanıyorsun  

          Yanağımda hissettiğim ıslaklık ile ağladığımı yeni fark ettim. Elimi kaldırıp yavaşça yaşları sildim. Şarkı azda olsa beni anlatırken hüzünle gülümsedim. Seviyordum işte. Uğruna canımı verebilecek kadar. Zaten aşkta böyle değil miydi onun için canını feda edip, küçük bir gülümseme uğruna türlü türlü şebeklikler yapmak değil midir? Onunla olan anılarım aklıma hücum ederken daha fazla hüzünlenmemek adına odamdan çıkıp salona yürüdüm. Koltuğa kendimi atarken televizyon kumandasını elime aldım. Kanal kanal gezerken sevdiğim diziyi görünce izlemeye başladım. Yavaş yavaş gözlerim kapanırken son hatırladığım annemin üstümü örtüp alnımı öpmesiydi.

00000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000

       Sabah annemin beni uyandırması ile kalkıp üstüme başımı giydim. Ayakkabımı giyerken annemin ağzıma bir şeyler tokuşturması ile atıştırıp evden çıktım. Okula doğru yavaş adımlarla yürürken yanıma birinin geldiğini hissedince kafamı yavaşça sağ tarafa çevirdim. Ve gülümseyen bir Emir ile karşılaştım. Ona bakarken bende gülümsedim. Konuşmaya başlarken bakışlarımı ondan çektim.

"Günaydın!"

"Sana da günaydın Emir." dedim gülümsemeye devam ederken.

"Ee, düne göre daha iyi misin?" diye sordu.

Yavaşça başımı sallarken kafamı ona çevirip cevapladım. "Ondan ayrılırken böyle şeyler olacağını tahmin ediyordum. Daha kötülerine de hazırlamıştım kendimi. Ama her şey tahminimde ki gibi olmadı işte. Yine de şanslıyım. Zamanla alışırım diye düşünüyorum."

"Alışırsın ya. Hem sen dememişmiydin lise aşkı diye. Unutsun bile." dedi. Aklıma dün olanlar gelirken tekrar özür dileme ihtiyacı duydum.

"Özür dilerim tekrardan. Yani söylediklerim için. Öyle bir şey ima etmek istememiştim." Diyerek sustum. Bakışlarımı gözlerine çıkardım. Hiçbir duygu yoktu.

"Özür dilemene gerek yok. Seni anlıyorum. Neyse daha sonra görüşürüz Deniz." Dedi okulun önünde durduğumuzda.

"Görüşürüz." dedim.

Okulun içine doğru ilerleyince bende adımlarımı kahve almak için kantine yönelttim.

0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000

Öğretmenin anlattığı ama benim odaklanamadığım konu ile ilgili sorulara bakarken sıkıntı mile oflayıp arkama yaslandım. O sırada yanıma biri oturdu. Başımı hafifçe çevirip ona baktım. Sarı saçlı, yeşil gözlü, yüzünde tek makyaj malzemesi bulunmayan oldukça şirin bir kızdı.

"Merhaba. Ben Asya." Dedi ellerini kucağında birleştirip şirin bir gülümserken. Ona doğru dönüp gülümsedim bende.

" Merhaba. Bende Deniz. Tanıştığıma memnun oldum." dedim samimi çıkmasını umduğum bir ses ile.

"Şey, okula bende yeni geldim de yalnız olduğunu görünce en azından bir arkadaş edineyim diye yanına geldim. Şey..."

"Söyle hadi" dedim yüzümdeki tebessüm anbean büyürken. Arkadaş edinmek iyi olabilirdi.

"Yanına otursam bir sorun olur mu?" Önceden yanımda oturan kız bir arkadaşının yanına oturacağını söylemesi yalnız oturuyordum. Kafamı sallarken "Tabi." diye mırıldandım. Çantasını alıp yanıma geldi. Tüm okul boyunca onunla konuşup, durduk.

0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000

         Okul çıkışı eve doğru yalnız başıma yürürken karşımda gördüğüm bir grupla olduğum yerde dona kaldım. Bakışlarım buğulanmış, kalbim adeta "ben buradayım!" der gibi hızlı atmaya başlamıştı. Hızlı atmasının sebebi ise kesinlikle karşımda gülerek buraya doğru yürüyen Kaan ve arkadaşlarımdan dolayıydı. Ben hızlıca nereye saklanabileceğime bakarken arkadan Emir'in seslenmesi ile bakışlar buraya toplanırken iyice çıkmaza girdiğimin farkındaydım.

DURGUN DENİZ #Wattys2015Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!