Bölüm-33) Hoşlanıyor

32.1K 2.2K 111

Özür dilerim dün bölüm yazamadım büyük ihtimalle bugün ve yarında yazamayabilirim. Bu bölüm azıcık kısa olabilir çünkü çok uykum var. İyi okumalar...

-*-*-

"Aras gece oluyor ben eve döniyim" başını salladı gülümseyip odadan çıktım. 'Bu kaçtığın gün içindi' Ed'in sözü beynimde yankılanıyordu. O kaçtığım gün içinse başka şeylerde yapacak demektir... Umarım küçük bir öpücüğü geçmez yaptıkları. İç çekip evin anahtarını çıkarıp kapıyı açtım. Gördüğüm manzarayla ağzım açık kaldı. Selin ve Harry... Öpüşüyorlardı! Işin ilerlediğini anlayınca araya girmem gerektiğini düşündüm.

"Sonunda be! Hedef Diana ve Drake!" Diye koltuğa zıpladım.

"S-sen Aras'la değil miydin?" Diye mırıldandı Harry ensesini kaşırken.

"Öyleydim ama geldim. Iyikide gelmişim yoksa siz +35 film çevirecektiniz 16 Yaşında olsanızda!" Selin huzursuzca kımıldanınca konuyu değiştirdim.

"Cevizli kekleri attınız mı?" Başını salladı.

"Ben odama çıkıyorum siz devam edin" dedim ve merdivenlerden zıplayarak çıkmaya başladım. Arkamdan öpüşme sesleri gelince durdum. Oha, biz bile ses çıkarmıyoruz! Ki kendisi sevbilim olur!Omuz silkip odama girdim tahmin ettiğim gibi Diana horul horul uyuyordu. Kafamda ampul yanınca kızların odasından çıkıp erkeklerin odasının kapısına geldim. Kapıyı tıklattım.

"Gel" Drake'in sesini duyunca gülümseyip içeri girdim. Tamam Drake sert gözükür ama arkadaşlarına karşı mükemmel bir insandır. Arkadaşları için canını bile verir. Etrafa bakındım Carl uyuyordu, alarm çalmadıkça asla uyanmaz.

"Şey Drake sana bir şey sora-"

"Evet sor ne soracaksan"ve meraklıdırda.

"Senin Diana'dan şöyle azıcık hoşlanman mümkün mü?" Yutkunduğunu gördüm

"H-hayır" 'umarım anlamamıştır' düşüncelerini duyunca gülümseyip bakışlarımı yorgandan Drake'e çevirdim.

"Sen düşüncelerimi duyuyordun! Lanet! Lanet! Lanet! La-" kafasına vurduğu yastığı elinden çektim.

"Tamam emin olmadığım ama hissettiğim bir şey var. Diana'da senden azıcık hoşlanıyor olabilir" ağzını balık gibi açtı. Bu haline gülüp yataktan kalktım.

"Iyi geceler Drake"

"Kötü olması mümkünmüş gibi..." Diye mırıldandığını duyunca kapıyı kapayıp odama yürümeye başladım. Odaya girdiğim anda suratıma yastık yedim.

"Drake'le ne konuştun?" Diana'ya dönüp sağ kaşımı kaldırdım. Ben yaparım öyle şeyler, övgüye gerek yok...

"Hiç, hiç bir şey..." Bir yastık daha fırlattı.

"Bana bak o kalkan kaşını alır... Neyse ne konuştunuz?!"

"Güzel şeyler..."

"Yoksa sen... Sen Aras'ı alda-"

"Saçmalama! Benim için değil başkası için güzel... Yani umarım" derin bir nefes alıp yatağına yaslandı.

"Birazdan sana kimseye söylemediğim bir şeyi söyleyeceğim. Ben sanırım Drake'ten hoşlanıyor olabilirim''

''sana bir şey söyliyim mi? Oda senden'' gözlerini pörtletip bana döndü.

''gerçekten mi?'' başımı salladım.

''ve bu arada aşağıda Harry ve Selin bazı aktivitelerle meşgul olabilirler''

''Ne? Hemen ayıralım!'' dedi ve odadan çıktık. Merdivenlerden indim, ay canlarım birbirlerine sarılarak uyumuşlar! Yukardan battaniye getirip üstlerine örttüm.

---

" Melisa uyanman lazım! Lütfen uyan Melisa!" Gözlerimi açıp Selin'in ağlamaktan kızarmış gözlerine baktım.

" Ne oldu? '' burnunu çekti.

" Aras'ın serumuna ceviz yağı damlatılmış. Hayati tehlikesi varmış.'' Hızla yataktan kalktım pijamalı olmamı umursamadan evden çıkıp revire koştum. Ya Allah sabır birimiz ölüyor diyerimiz geberiyor ya! Hızlıca Aras'ın olduğu odaya girdim. Serumun etrafı kızarıp şişmişti, damarları gözüküyordu ve teni bembeyazdı. Olduğum yerde durup onu inceledim. Keşke dün gitmeseydim, keşke yanında bekleseydim. Serumun asılı olduğu direkte bir not vardı. 'Bu beni Gumball bağımlısı yaptığın içindi' kaşlarımı çatıp notu tekrar okudum. Mal bu çocuk valla mal! Derin bir nefes alıp yatağın köşwsine oturup Aras'ın elini avucuma aldım. Şu an uyanıp 'şaka yaptım! Hadi öpüşelim!" Demesini çok isterdim. Yaşlı bir hemşire içeri girdi.

" Jonas' ın kan grubunu biliyor musun?'' Bilmiyordum ama Mark DNA'nız neredeyse aynı demişti her halde uyuşır diye düşündüm.

" Benimkiyle aynı benden alabilirsiniz'' tamam kan aldırmaktan korkuyor olabilirim ama Aras için veririm yani... Hemşire onu takip etmemi söyledi ve beni kan alma odası ciye bildiğim bir yere getirdi. Hemşire koluma bir şey dolayıp iğneyi sokunca dişlerimş sıktım. 

" Bitti'' dedive koluma pamuk bastırdı. Eline bir serum dolusu kanı aldıAras'ın odasına girdik. Aras'ın serum poşetini çıkarıp kanı taktı ve gitti. Bir süresonra kan azalmaya başladı. Kanın geçtiği yerler parlıyordu, tuttuğum nefesimi bırakıp arkama yaslandım.

Serum poşeti boşaldığında Aras'ın yüzüne renk gelmişti. Hemşireyi çağırdım.

" Serumdaki kan bitti''

''Sen yemek ye 1 saat sonra yine kan alacağız'' gülümsedi ve gitti. Aras'a son bir atıp odadan çıktım. Ağzım yine kapatılınca kaşlarımı çattım. Yine aynı duvara yasladı beni ve ağzımı açtı.

" Küçük süprizimi beğenmişsindir umarım'' kaşlarımı çattım.

" Umarım sende benimkini beğenmişsindir''

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now