Bölüm-27) KAÇIRILMA ara BÖLÜM:1

34.4K 3K 88

Öhöm o bölümü şimdilik kaldırıp araya bir şeyler ekledim. Buda o ara bölümlerden iyi okumalar...

-*-*-

Gece hiç uyuyamamıştım aklım hep Melisa'daydı. Kendi kendime ona bir şey olmaz diye mırıldandım ve yatağımdan kalktım. Dün Koruyucu Okulu'ndan izin alıp Point Akademi'ye geri dönmüştüm. Bill bile Melisa'ya üzülmüş ve beni teselli etmişti, o derece ruhsuzdum yani... Bizimkilere haber verince yıkılmışlardı, hemde q ile... Üstümü değiştirip odadan çıktım. Kahvaltıyı yine Diana ve Selin hazırlamıştı. Herkes yemek yiyordu, yanlarına oturup bir şeyler atıştırdım. Herkes sessizce ve yavaşça yiyordu yemeğini hepsinin aklı Melisa'daydı büyük ihtimalle. Yemek bitince, aynı ritimde yanı zombi hızında evden çıkıp bisikletlere bindik. Melisa'nın boş bisikletine takıldı gözüm geri gelecek diye hatırlattım kendime. Düşüncelerimden azda olsa kurtulmak için olabildiğince hızlı sürmeye başladım bisikletimi. Bir kaç gün önce Melisa'nın yaptığı gibi direksiyonu tutmayan elimle gökyüzüne şekiller çiziyordum. Her şey bana Melisa'yı hatırlatıyordu...

Okula girince direkt Bay Point'in odasına girdim.

''Efendim Jason?''

''Efendim Melisa... Kaçırıldı'' kafasını hızlıca kağıttan kaldırdı.

''K-Kaçırıldı mı?''

''Evet. Koruyuculardayken...'' beklemem için bir işaret yapıp odadan çıktı. Yanında Clara'yla geldi ve olayla ilgili sorular sorup beni sınıfıma yolladılar. Yanağımdaki sızıyla inledim. Koridorlar ne çarpmıştı bana o zaman? Tabi ya Melisa! Ona tokat atan şerefsizi parçalayacaktım. Derin bir nefes alıp su dersine girdim.

''Jonas iyi misin? Hasta gibi duruyorsun'' ders bitmişti bense hala sıramda oturmuş duvara bakıyordum.

''Ha. Ah şey iyi sayılırım. Neyse görüşürüz Bayan Sea'' dedim ve sınıftan çıktım. Ateş sınıfına doğru yürümeye başladım. Sınıfa hızlıca girip sırama oturdum. Sınıf boştu, derin bir nefes alıp başımı sıraya gömdüm.

''Aras ders zili çaldı'' diyen Drake'e dönüp kafamı kaldırdı.

''Yanağına ne oldu senin?''

''Ne olmuş?''

''Biri aşırı sert bir şekilde yanağına tokat atmış gibi duruyor''

''Bana değil Melisa'ya'' diye mırıldandım sinirle. Drake'de sinirimden bulaştırmıştım.

Melisa'dan

''Ne yapacaksın o kitabı?!''

''Bu seni ilgilendirmez. Sadece yerini söyle!''

''Ölsem söylemem!'' yanağıma attığı okkalı tokatı başkasına atsaydı ağlayabilirdi ama ben acının geçici bir şey olduğunu ve sadece bir zihinsel tepkime olduğunu düşünüyordum.

''Tokat atarak sadece yanağımı kızartırsın!'' diye kükredim. Gözlerimimn bile dolamaması onu şaşırtmıştı.

''Sana zarar veremiyorsam arkadaşlarına zarar vermeme kızmazsın umarım. Kimden başlasam?.. Carl iyi bir seçim bence''

''Hele bir dene!''

''Ne yaparsın?'' sinirle bir nefes aldım.

''Bende öyle düşünmüştüm'' dedi ve telefonundan bir numara çevirdi.

''Carl'la ilgilenin'' dedi ve telefonu kapattı.

''Ona ne yapacaksın?''

''Sadece biraz hırpalayacağım'' sinirle nefes alıp odanın etrafındaki camlarıpatlattım. Üstüne sıçramıştı çoğu ve her yeri kanıyordu.

''Seni gidi küçük sürtük!'' dedi ve ayağa kalkıp bana bir tokat daha attı. Tepki vermediğimi fark edince eline aldığı cam parçasıyla koluma derin bir çizik attı. Bu acıtmıştı işte acıyla inleyip çıırpınmaya başladım. Derin bir nefes alıp koluma şifa büyüsü yapınca rahatlamıştım, yaram kapanmıştı. Elindeki kanlı camı yere atıp odadan çıktı. Birkaç adam gelip odayı temizledi ve gitti. Ed suratı ve elleri sargılı içeri girdi.

''Carl'ın son halini görmek istersin diye düşündüm'' dedi ve bana telefonunu gösterdi. Carl'ın suratı mosmordu dudağından ve kaşından kan akıyordu. O fotoğrafı görünce içimi aşırı derecede sinir kapladı. Ellerim kendiliğinden ataeş saçmaya başlarken ayaklarımı oynatmaya çalışıyordum. Ateşler kararmaya başlayınca bir an kendimden şüphe ettim. Kelepçe eriyip yere düşerken benim bir elimde beyaz bir ışık diğer elimde siyah bir alev topu vardı. Işık topunu ona atınca geriledi.

''Sen nasıl bunu yaparsın ha!'' diyip bu sefer ateşi ona fırlattım. Başım zonklamaya başlayınca yere çöktüm elimdeki ateş ve ışık söndü. Ed gelip beni ayağa kaldırdı ebni sarsarken bir yandanda bağırıyordu.

''Bunu nasıl yaptın ha? Anlat dedim sana!''

''B-Bilmiyorum'' derin bir nefes alıp beni bıraktı ben direkt yere düştüm. Derin bir nefes aldı.

''Bu imakansız. İki güce birden nasıl sahip olur?'' kendi kedine konuşuyor gibiydi.

''Seninle bir kaç deney yapmalıyız... 1 hafta sonra görüşürüz Melisa'' dedi ve beni bayıltmadan önce yaptığı hareketi yaptı son gücümle etrafımda görünmez bir kalkan oluşturdum ve bayıldım.

ARAS'TAN

''ah Carl ne oldu sana?'' Diana hemen ilk yardım kutusuna koştu. Bende omzumdaki Carl'ı koltuğa oturttum. Diana hızlıca pansuman yapıp arkasına yaslandı.

''Ne oldu Carl sana böyle?''

''Bilmiyorum bir kaç adam geldi ve sonra durum bu... Ama adamlardan dinlediğim kadarıyla bu ipin ucu Melisa'nın kaçırılmasına dokunuyor'' dedi ve yüzünü buruşturarak koltuğa yaslandı. Kolum birden kesiliyor gibi sızlamaya başladı. Ceketimi sıyırdım kolum kanıyordu.

''Diana kolum kanıyor! O şerefsiz yine Melisa'ya bir şey yaptı!'' diye bağırdım. Diana koluma adını bilmediğim şeyler sürüp sardı. Tekrar söylüyorum o şerefsizi bulursam parçalayacağım!

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now