Bölüm-29) Geri Dönüş Şarkısı

35.8K 3K 252

ARAS'IN ŞARKISINI SONUNA KADAR OKUYUN!!! bu bölüm benim için çok önemli düşüncelerinizi bekliyorum! bu bölümü BABAMA armağan ediyorum. İYİKİ DOĞDUN BABA!

https://forms.typeform.io/to/xggsLmpxKM

👆🏿👆‼️ANKETİ UNUTMAYALIM‼️👆👆🏿

-*-*-*-*-*-*-*-*-*-

BİR HAFTASONRA

MELİSA'DAN

Sanırım 1 hafta geçmişti gözlerimi açtığımda kalkanın yok olduğunu fark ettim ve üstüme göz attım, üstümde tayt ve tişört vardı. Ah, Ed üstümü değiştirmişti! Ama daha büyük bir sorunum vardı kollarım iğne izleriyle doluydu. Sinirle yatağımdan kalktım.
Ed içeri girdi.

"Uyuyan güzel uyanmış sanırım?"

"İşin bittiyse beni artık salsan diyorum!"

''O biraz zor tatlım. Herkese senin öldüğünü söyledim. Aras'ın o zaman ne kadar yıkıldığını tahmin bile edemiyorum'' ağzımı o kadar açtımki yeri geçti dünyanın merkezine gitti çenem.

''Seni var ya!'' Ona ateş topu atmaya çalışsamda başaramadım sadece küçük bir kıvılcım çıkmıştı. Kalkan yapmak enerjim, götürmüştü sanırım.

''Kim bilir ne kadar üzülmüşlerdir! Ya annem duyduysa kalp krizinden benim 'hayali' mezarımın yanına gömerler onu!'' Dedim ve sinirden süzülen göz yaşlarımı sildim. Kelepçeler zorlaştırıyordu ama yinede kollarım hareket ediyordu.

"Bu arada kelepçelerini güçlendirdim hiç uğraşma hatta şu kelimeyi bile rahatlıkla söyleye bilirim 'sürtük'" içimde bir ateşin yandığını hissediyordum, ateş anılarla büyüyor ve dışarıya çıkmaya çalışıyordu. İçimde tutmaya hevesimde yoktu zaten...

O SIRADA ARAS'TAN

Yaklaşık 1 haftadır odamdan zorunlu olmadıkça çıkmıyordum, çıktığımda da ruhsuz bir beden gibi geziniyordum ortalıkta... Harry'nin beni güldürmek için yapmadığı kalmamıştı bende üzülmesinler diye onlar yanımdayken mutluymuş gibi yapıyordum. Ama içimden kocaman bir parça kopmuş gibi hissediyordum. Gülüşü hala kulağımdaydı. Bugün yetenek yarışması vardı, Melisa için bir şarkı söyleyecektim.Öğretmenlere sonuncu kişi olmak için yavarmıştım hatta. Onun yerine ben ölseydim demeyeceğim çünkü onun benim çektiğim acıyı çekmesini istemezdim. Gözlerimi silip ayağa kalktım, artık ağlamaktan utanmıyordum. Her ağladığımda onun bana utanmamamı söyleyişi geliyordu kulaklarıma çünkü...

3 SAAT SONRA MELİSA'DAN

Kulaklarıma bir şarkının ürkünç müziği dolunca kendimi serbest bıraktım içimdeki ateşe. Ateş beni esir alıp gerçeklikten koparırken onun sesini duydum 'seni bekliyorum'

Bedenimin yandığını hissediyordum başka bir his yoktu nede görüntü. 'Acele et'

Vücudum bu acıyla kıvranırken sesi kulaklarımdaydı. 'Geç kalıyorsun'

Neye geç kalıyorum? Diye geçirdim içimden 'hiçbir şey düşünme'

"Güneşi göğe yükselten! Ey Denge'nin geçmiş varisi!" Kelimeler ağzımdan istemsizce çıkıyordu. Ed ne olduğunu anlamak istercesine bana döndü. Gözlerimden beyaz bir ışık çıkıyordu.

"Sesimi duy, kanını koru! Geleceğim geleceğindir! Görevini yerine getirmek, borcunu ödemek için bana yardım et! Sana sessizliği armağan edecek olana minnet duy!" Önümde bir silüet belirmişti, parlak bir ışık saçıyordu rengi bu dünyaya ait değildi sanki. 18-19 yaşlarında bir çocuk silüetiydi bu gülümsedi ve bana elini uzattı. Şu an kaybolmuş zaman kavramından, belki geçmiş belki gelecekten, bir anı beynime sızıyordu. Küçük bir bebek...

Elementler AkademisiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!