Bölüm-23) Ben seni sevmiyorum

32.9K 1.1K 67

GÜNDE İKİ BÖLÜM YAZDIM KENDİMİ AFFETTİRMEK İÇİN... SİZİ SEVİYORUM

Sabah dudaklarımdaki baskıyla uyandım gözlerimi açtım. Aras geri çekildi.

''Alarmla uyanmadın bende ikimiz içinde karlı iyi bir yol seçtim'' Yastığımı Aras'a fırlattım.

''Okomoz oçon korlo bor yol'' dedim ve dolaptan verdikleri formaları aldım. Banyoya girdim beyaz gömlek ve siyah etek vardı. Klasik okul forması işte! Onları giyip banyodan çıktım Aras'ta giyinmişti. Ama beyaz gömlekten kasları belli oluyordu. Of ya kızlar ona sulanırsa!

''O gömleğin daha büyüğü yok mu ya!''

''Ne oldu kaslarımdan önünü mü göremiyorsun?'' gözlerimi devirdim sonrada odadan çıktık. Suzan odamıza geliyordu tamda. Bizi görünce koşarak bize geldi.

''Ooo erken hazırlanmışız bakıyorum. Hadi sınıfa gidelim.

ARAS'TAN

Dar bir koridorda yürüyorduk. Üstünde Sınıf:1 yazan kapıdan girdik. Sınıfa göz gezdirdim gözüm birinde takıldı. Bill. Onu görmemle içimi sinir ve azıcık korku kapladı. Hipnotize olmuş gibi ona bakıyordum. Demek o da kontrolcüydü... Başını bana çevirdi özlerini kırpıştırıp sırıtmaya başladı. Arkadaşlarına işaret yapıp yanıma geldi.

''Demek sidikli büyümüş'' o kelime bile beni ürpertebiliyordu. 'Sidikli yine altına yapmış' bilmiyorlardı i ailemi öldürdüğüm için o anı tekrar yaşayıp korkuyorum...

''Hala altına mı yapıyorsun merak ediyorum'' Her gün beni dövüşünü benimle dalga geçişini hatırladıkça içimi sinir doldurdu ve ona yumruk attım. Evet yıllardır hayalini kurduğun şeyi yaptım!

''Birileri üçüklüğünü unutmuş baıyorum'' dedi ve karnıma yumruk attı. Melisa'nın karnını tuttuğunu görünce dahada sinirlendim elektirikler gidip gelmeye başladı. Derin bir nefes alıp ona doğru hava akımı attım. Ateş atarsam kendimi durduramazdım çünkü.

''Benimle element savaşına girmek istemezsin sidikli.'' Dedi ve bana ateş topu attı. Ateşi havada tuttum ve ona attım.

''Aslında çok isterim''

''Düşündüğüm kadar beceriksiz değilmişsin. Ama bu hala beni yenebileceğin anlamına gelmez. Bacağındaki izlere yenilerini ekleyeceğim'' Gözlerim doldu. Gözleri Melisa'ya takıldı.

''Şu sürtük senin mi? Aslında umrumda değil''

Melisa'dan

Demin Aras'la kavga eden aşırı kaslı çocuk bana yaklaşmaya başladı ve dudaklarını benimkilere bastırdı. Geri çekildiğinde kulağına yanaştım.

''Böyle bir şeyi bir daha denersen o dudaklarını götüne monte ederim'' sonra gülümseyip Aras'ın elinden tuttum.

''Sanırım Kara Ateş olduğunu anlamamaları lazım, ve benim denge koruyucusu olmamı.'' dedim ellerindeki ateşleri gösterek zoraki bir şekilde gülümsedi ve elindeki ateşler söndü. Tam onunla sınıftan çıkarken onun sesini duydum.

''Sürtüğünle sen nereye gidiyorsunuz eğlence daha bitmedi sidikli'' ona döndüm

''Sen bana ne dedin?'' diye bağırdım.

''Ne dedim? Ha sürtük'' arkasındaki arkadaşları gülmeye başladı. Tek hamlemle onları susturdum.

''Tekrar desene''

''Duymayı çok seviyorsun her halde sürtük'' saçlarım uçuşmaya başlayınca yine bir patlama yaşayacağımı anladım. Çocuğa kocaman bir ateş topu attım.

''Hala sürtük olduğumu düşünüyor musun?''

''Hem de nasıl?'' tam ona doğru atak yapacakken Aras olumu tuttu.

''Bilmemeleri lazım'' diyince derin bir nefes alıp debelenmeyi bıraktım. Aras'a gülümsedim. Çocuğa son bir bakış atıp boş bir masaya oturdum. Aras'ta yanıma oturdu. İkimizde sırada ritim tutuyorduk. Öğretmen içeri girince herkesle ayağa kalktım.

''yeni arkadaşlarınız Jonas ve Melisa Point Element Akademisi'nden 5 günlüğüne geldiler'' dedi ve tahtaya bir şeyler yazmaya başladı. Ders sanırım latinceydi.

Ders bitince sıramda oturmaya devam ettim. O kaslı çocuk önüme bir kağıt bırakıp gitti. Kağıdı açtım. 'Dudakların çok tatlıydı. En yaın zamanda tekrar öpeceğim seni küçük sürtük'' kağıdı yakıp gücümle çöpe attım ve kafamı masama gömdüm.

''Şşt Melisa ders zili çaldı'' başımı masamdan kaldırıp gözlerimi kırpıştırdım.

''Hey bu ders öğretmen yok hastaymış'' herkesten sevinç nidaları yükselmeye başladı. Herkesi gücümle susturup kafamı yine masama gömdüm. Kafamı kaldırdığımda kimse konuşamıyordu. Ağızlarını açıyor ama ses çıkaramıyorlardı. Oflayıp yine konuşturdum onları. Sonra kalkıp tuvalete yürümeye başladım biri beni tutup duvara yasladı. Kim tahmin edin? Kaslı çocuk. Ah, adını öğrensem iyi olacak.

''En yakın zaman da öpeceğimi söylemiştim'' dedi ve dudaklarıma uzandı. Gözlerimi devirip onu diğer duvara fırlattım.

''Daha zamanı gelmemiş demek ki'' dedim ve tuvalete girdim. Az daha orada dursam altıma yapacaktım. İşimi halledip ellerimi yıkadım ve dışarı çıktım. Bu sefer beni hızlıca duvara yaslaıp öpmeye başladı. Geri çekildi.

''Zamanı gelmiş sanırım'' diyip dudaklarını yaladı.

''Ben sana ne demiştim?''

''Ne demiştin?'' dedi sinsice sırıtıp. Gösteririm sana ne dediğimi. Başımı sallayıp musluktan akan suyu üstüne getirip döktüm.

''Ne yaparsan yap değdi!'' dedi ve koşarak uzaklaştı. Göz devirip sınıfa döndüm. Aras'ın yanına oturdum uyuyordu. Saçlarıyla oynamaya başladım, saçları yumuşacıktı. Saçlarıyla oynadıkça kendine has kokusu geliyordu burnuma... Kafasını kaldırıp gözlerini kırpıştırdı ve gülümsedi bende gülümsedim.

''Şu an seni öpmek istiyorum ve öpeceğim'' dedi ve dudaklarımızı buluşturdu. Sınıfın içinde olduğumuz için karşılık vermedim.

''Aras ya birileri görseydi''

''Sınıf boş zaten'' etrafa bakındım.

''Niye boş ki?''

''Öğle yemeği''

''Hadi gidelim o zaman'' gülümseyip elinden tuttum ve sınıftan çıktık. Yemekte her şeyden alıp masaya oturdum. Yemeğimi hızlıca yiyip arkama yaslandım. Aras yemeğiyle oynuyordu. Masadaki çatalı uçurup köftesine sapladım ve ağzının yanına getirdim. Köfteyi yiyip yemeğiyle oynamaya devam etti.

''Hadi Aras yemeğinle oynamada ye...'' Bana döndü gözleri kıpırmızıydı.

''Noldu?''

''Onu seviyorsan yanımda olmak zorunda değilsin...'' dedi ve burnunu çekti.

''Ne saçmalıyorsun Aras?''

''Gördüm Melisa onunla öpüşüyordunuz ve hep karşılık verirdin öpünce, vermedin gerçekten istersen git'' gözünden bir yaş düşünce burnunu çekti yine. Bu gün ne çok ağladı ya...

''Aras ben onu sevmiyorum''

''Peki kimi seviyorsun?''

''Bilmiyorsun sanki'' dedim sırıtarak.

''Bilmiyorum bilsem ağlar mıyım?'' diye mırıldandı.

''Sanırım seni pek emin olamıyorum'' kaşlarını çatyı.

''Tamam seni seviyorum tamam mı?'' gülümsedi

''Ama ben seni sevmiyorum...'' kaşlarımı çattım ''Sana aşığım'' gözlerimi belerttim tam bir şey söyleyecekken dudaklarıma yapıştı. Bu günde ammada öpücüklü geçti ha! Boş verip karşılık vermeye başladım. Parlıyordu açıkçası umursamıyordum. Ne demiş Aras 'Ben umursamıyorum sende denemelisin'...

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now