Bölüm-22) Ağır Çekim

27.4K 1K 52

Aras beni yemekhaneden çıkardı.

"Neyle ilgili?"

"Her şey yerine oturuyor Aras..."

"Ne oluyor Melisa?"

"Element Topları Aras! Kitabın diliyle aynı dilde yazılar var üstlerinde, elementlerin dengesini koruyorlar, hatırlıyor musun? Mark afetlerin ve kontrolcü sayılarının orantısız bir şekilde arttığını söylemişti kesinlikle o toplarla alakalı... Evet çok zekiyim. Hayır, hayır teşekküre gerek yok'' ağzı açık bana bakıyordu.

''Hadi film zafer sahnelerinden yapalım!'' gülümseyip beni döndürmeye başladı.

''Başım döndü hadi diğer sahneye geçelim'' beni omzuna aldı.

''Bu kısım ağır çekim?'' başımı salladım. (bu kısımda we are the champions çaldığını hayal edin) Ağır çekimde yemekhaneye girdik.

''Soğonuğundağa buğulduğuk'' dedim ve ağır çekimde elimi yukarı kaldırıp indirdim. Masaya yaklaşınca Aras'ın başına eğildim.

''Artık indirebilirsin.'' dudaklarımı öptü.

''Şu an çok rahatım ben'' dedi ve kafasını salladı. LAN KAFAN ORDAYKEN NEDEN SALLIYORSUN!

''Aras kendime hiç acımam aşağı atlarım!'' beni aşağı indirdi ve masaya oturduk. Bize deliymişiz gibi bakıyorlardı. Haklılar.

''Manyak mısınız?''

''Hayır, ama şöyle azıcık film özentisi olabiliriz'' göz devirip yemeğine döndü Suzan. Dirseğimle Aras'ı dürttüm.

''Mark'ı bulup ona söylemeliyiz'' başını salladı

''Burada işimiz bitsin gideriz'' başımı salladım ve yemeğimi yemeye devam ettim.

----

''Suzan bizi odalara götürsene'' başını salladı.

''Size bir kaç şeyi söylemem lazım. Saat 7'de her odada alarm çalar ve ders 8'de başlar saat yedi buçukta ben odanıza geleceğim. İkiniz aynı odadasınız ve odalar 2 kişilik. Yaramazlık yapmayın'' domatese döndüğüme yemin edebilirim.

''Daha önceden dediğim gibi kırmızı sana çok yakışıyor'' diye fısıldadı. Kanına bir tane geçirecekken bağ aklıma geldi. Üstünde kocaman 527 yazan bir kapının kilidini açtı ve anahtarı bana verdi. Kulağıma yanaştı

''Odada ses kayıt cihazı var dikkatli olun!'' başımı salladım. Kapıyı kapatıp çıktı.

''Aras odada ses kayıt cihazı varmış. Önemli bir şey söyleyeceksen düşüncelerden söyle'' başını salladı.

'Öpüşelim mi?' beynimde yankılanan sesle Aras'a döndüm ve nah çektim. Dudağını büzüp kollarını bağladı ve arkasını döndü. Şifre büyüsünün etkisi geçmemiş miydi? Aras'ın omzuna elimi koydum.

''Aras?'' omzunu silkerek elimi itti.

''Abartmıyor musun?'' omuz silkti. Ofladım.

''Tamam Aras hadi öpüşelim'' Arkasını dönüp gülümsedi.

''Ciddi misin?''

''Kararımı değiştirmeden davransan iyi edersin'' gözlerimi kapadım. Dudaklarımda baskı hissedince öpüşüne karşılık vermeye başladım. Bir süre sonra geri çekildim.

''Memnun oldun mu?''

''Pek olmadım sayılır. Tekrar mı denesek?''

''Aras şansını zorlama''

''Tamam tamam.''

Etrafı incelemeye başladım gözüme telefon çarptı.

(BURADAN İTİBAREN RUN AWAY WİTH ME İLE OKUYUN)

''Aras ben annemi arayacağım istersen sende ara'' bir an durgunlaştı.

''Aras noldu?'' gözleri doldu. Yanına oturdum elimi omzuna koydum.

''Aras noldu?''

''Anlatacaklarımdan sonra bana acımayacaksın veya beni bırakmayacaksın tamam mı?'' başımı salladım

''Düşüncelerden anlatacağım tamam mı?'' yine başımı salladım.

'5 yaşındaydım doğum günümdü. Mutfağa girdiğimde annem ve babam masanın üstündeki pastanın yanında duruyorlardı yanlarına gittim. Sonra bir şey oldu ben çok sinirlendim ve gücümü kullandım. Ellerimdeki ateş tüm evi sardı. Oradan nasıl kurtulduğumu bilmiyorum çünkü bir yanık bile yoktu üstümde. Sonra yetimhaneye gittim 15 yaşıma gidince Mark beni oradan çıkardı. Kara Ateş olduğumu bana söyledi evi o şekilde yakmışım. Ailemin tek mirası o anahtardı'' gözünden bir damla yaş düştü. Ona sarıldım.

''İstediğin gibi ağla kimseye söylemem. Sırrın bende güvende'' Asla, en azından bağ gidene kadar ayrılamayacağımız için sorun yok diye geçirdim içimden. Omzumda bir ıslaklık hissedince ağladığını anladım ve gülümsedim. Sırtını sıvasladım. Hıçkırdı sonra hıçkırarak ağlamaya başladı.

''Kimseye söylemeyeceğim istediğin gibi ağla'' burnunu çekip geri çekildi. Bir insan ağlayınca bile bu kadar yakışıklı olabilir miydi? Ben ağlasam salyası sümüğüne karışmış kırmızı suratlı bir kız görürdü karşısında. Onunsa sadece gözleri kızarmıştı.

''Teşekkür ederim. Hem iltifatların hemde az önceki olay için'' gülümsedim.

''Önemli değil hem bizim aramızda bağ yok mu? Daha ne hallerimizi göreceğiz?'' gülümsedi. Gülümsemesi dünyaya bedeldi...

KISA BİR ARADAN SONRA YENİ BİR BÖLÜM. BU BÖLÜM BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞU İÇİN DEFALARCA YAZDIM. NEYSE BÖLÜMLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM...

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now