1.9

7.8K 677 118
                                        

Selam, kanalda olmayanlar için söyleyeyim geç bölüm gelmesinin sebebi hasta olmamdı arkadaslar 😭 o yüzden geç geldi kusura bakmayın 😔🤧

Rusya'ya gitmek için eşyalarımı hazırlıyordum. Telefonumdan sevdiğim bir şarkıyı açmış, keyifle bir o yana bir bu yana sallanarak şarkıya eşlik ediyordum. Sonunda Rusya'ya gidiyordum. Benden mutlusu yoktu. Eşyalarımın tamam olduğuna karar verdikten sonra valize dizmeye başladım, biraz fazla kıyafet almış olabilirdim.

Belki orada daha fazla kalabilirdim.

Ömer Asaf'ı ekip Rusya'da gezebilirdim...

Bir şey olmazdı bence.

Aklıma gelen bu güzel ihtimalleri hızla kafamdan silmiştim. Abimi daha fazla endişelendirmek istemiyordum, İtalya'ya gittiğim zaman çok kızmıştı. Yeni yeni bana karşı yumuşarken kendi ayağıma tabii ki sıkmayacaktım. Elbette Rusya'yı doyasıya gezmek istiyordum ama gidiş sebebimiz işti. Hem Ömer Asaf, işimiz erken biterse gezeriz demişti.

Yani kendi kendime bir plan yapmam doğru olmazdı.

Ben sorumluluk sahibi bir insandım.

Tamam, az önce işi her şeyi siktir edip Rusya'da tek başıma gezmeyi düşünmüş olabilirdim. Ama yapmayacaktım değil mi?

Çalan kapı ile içeriye Filiz nene girmişti. "Kuzum, müsait misin?" demişti kapının önünde dikilerek. "Gel nene,sana her zaman müsaitim." dedim kocaman gülümseyerek. Kafasındaki şalı düzelterek yanıma geldi, bir can sıkıntısı var gibi duruyordu.

Kaşlarımı çattım, Filiz nene kolay kolay bir şeyi kafasına takmazdı. "Ne oldu? Dökül bakalım." dediğimde iç çekerek yatağa oturdu. "Leyla, babanla büyük neneni dolduruyordu aşağıda. Ne işin varmış, senin Asaf oğlumla Rusya'da..." tam da tahmin ettiğim gibi her şey ilerliyordu. Leyla'nın zehirli dilini bu kadar tutması bile bir mucizeydi.

"Duyar duymaz müdahale ettim, sen iş için gidiyorsun. Yusuf oğlumun da haberi varken kimseye laf söz düşmez, dedim. Ama annem sinirli duruyordu, sana bir şey deyip moralini bozsun istemiyorum." duyduklarımla Filiz neneye kocaman sarılmıştım.

Beni koruyup kollaması, çok güzeldi. Annem belki yaşasaydı yapacağı şeyleri Filiz nene yapıyordu. Eksikliğini hissettirmiyordu. "Kimse benim moralimi bozamaz, sen rahat ol. Hem büyük nenenin laf söylemesine alışkınım ben..." büyük nenenin laf söylemesi beni üzmezdi, hem Rusya'ya gideceğim için olan keyfimi de kimse bozamazdı.

"Ben uyarayımda kızım..." diye mırıldanarak elini eteğinin cebine götürdü. Para kesesini çıkardığında heyecanla gözlerim parlamıştı. "Uzağa gidiyorsun, cebinde harçlık olsun diye baban yolladı." dediğinde gözlerimi devirmiştim. Babam beni düşünüp bir şey yollamazdı çünkü ben Leyla'nın çocuğu değildim...

"Filiz sultan..." dedim, yeme beni der gibi. Oflayarak kesenin içerisinden büyük bir tomar para çıkardı. Dolardan oluşuyordu. "Kimin verdiği önemli mi? Kalsın işte cebinde, üzümünü ye bağını sorma kızım." yakalanmanın verdiği sinirle konuşmuştu.

O bana sinirli değildi, babama sinirliydi. Bunu anlayacak kadar tanıyordum onu. Babalık görevini yapmadığı ve bu yüzden yalan söylemek zorunda kaldığı için...

Parayı uzattığında burukça gülerek parayı aldım, "İyi ki varsın..." sen de olmasaydın kimsemiz yoktu, içimden geçenleri sesli söylememiştim. Üzülürdü.

"Oy sende iyi ki varsın, kuzum." dedi kocaman gülümseyerek. Tombul ve buruşmuş ellerini yanaklarıma götürüp sıktı, küçük çocuk sever gibi. Onun gözünde hâlâ altı yaşında, olan yaramaz Çiğdem olduğuma yemin edebilirdim ama kanıtlayamazdım.

SÖZDE AĞA | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin