12.Bölüm

8.2K 384 5
                                              

Bölüm Şarkısı=Cem Adrian-İnce Buz Üstünde Yürüyorum

Media= Uras Eroğlu 


Bölüm 3

Bu gün ikinci günüm oldu nefesimin sesini duymayalı. Hâla bana her şey rüya gibi geliyor. Birileri beni bu kötü kâbustan çekip çıkarsın istiyorum.Yaşadıklarımı kaldıracak gücüm yok. Ben o kadar güçlü biri değilim. Sevdiğini kaybetmiş biri ne yapar? İçimde kalbimi eriten acı nasıl dinecek....

Bize ait Şiledeki dağ evine gelmiş, hayattan soyutlamıştım kendimi. Hastaneye gidecek cesaretim yok. Burada acımla ve kadınımın hayali ile baş başa kalmak çok iyi.Dün akşam annemi arayıp neler olduğunu öğrenmiştim. Ben kalamazdım o soğuk duvarlar arasında bu acıyla. Kadınımı öyle görmeye daha fazla dayanamazdım.

Annemin dediğine göre Sinan babam izin vermemiş fişinin çekilmesine. Belki hayata geri döner diye bekliyorlarmış. Bu süre içerisinde annem ve babam yine yanlarında kendi acılarını bir kenara bırakıp onlara destek olmuşlar. Fakat ben gittikten sonra onlarında gitmelerini istemişler. Acılarıyla tek başlarına yalnız kalmak istiyorlarmış. Bunca zaman biz bir aile olmamış mıydık? İyi günde, kötü günde hep sırtımızı birbirimize yaslamıştık. Şimdi neden böyle yaptıklarına anlam veremiyordum. Belki beni suçluyorlardı. Hakları vardı aslında. Eğer ben işlere kendimi o kadar kaptırmış olmasaydım ve Cansu'yu yalnız bırakmasaydım şimdi hayatta olacaktı.

Çevremdeki sıkı dostlarımdan bir kaçı dünden beri sürekli arıyordu.Bu kişilerin içinde Demir'de vardı elbette ki. Biz birbirimizi kardeş gözü ile görüyor olsak da bu acıyı tek başıma yaşamak istiyordum.Demir'in elbette yanımda olmasını istiyordum ama şu an acım daha çok tazeydi.Kendime geldiğimde nasıl olsa ben onu bulacaktım. Kimseyle konuşacak, derdimi anlatacak halim yoktu. Ben burada yalnız iyiydim.

Sessizdeki telefonumu elime alıp koltuğa yığıldım. Cevapsız aramaları yok sayarak en son gelen mesajları açtım. Cansu'nun bana gönderdiği gelinlik ile olan fotoğraflarını inceledim. Yüzündeki her bir detayı beynimin içine kazıdım. Unutmak istemiyordum bu güzel yüzü. Korkuyordum aslında ya unutursam diye. İstemiyordum içimdeki aşkın yok olmasını. Kaybetmek istemedim ben, böyle kaybetmek değil. Doyamamıştım sevgilime, henüz daha güzel vakit geçirememiştik.Ben dalga geçmemiştim onunla saçların beyazlamaya başladı diye.Kadınımı geç bulmuştum, ama erken kaybetmiştim...

Masanın üzerindeki içki şişesine uzanıp bardağa doldurmaya gerek bile görmeden başıma dikip acı tat ile içimi doldurdum. Acım böyle hafiflemiyordu. Sadece beynimi uyuşturup kendim olmadığım zaman canımın acısını anlamam diye umut ediyordum. Telefondaki gülen yüze bakıp derin bir nefes aldım. ''Ben sana,sen gidersen içi boş biri olurum demiştim güzelim. Beni bu boşlukta bıraktın sevgilim'' dedim sitem edercesine. Elimdeki içki şişesini tekrar masanın üzerine bırakıp koltuğa uzanıp gözlerimi kapattım. Telefondaki resmi kalbimin üzerine bastırıp, hayallerime sevgilimin süzülmesine izin verdim.

En azından böyle yalnız bırakmıyordu beni kadınım. Düşlerime geliyordu hiç bıkmadan. Ben söz vermiştim aslında ona seni yalnız bırakmayacağım diye. Tutamamıştım sözümü, şimdi o geliyordu benim kalbime. Dokunuyordu içime üşütmüyordu. Sıcaklığını özlemiştim sevgilimin. Üşüyen bedenim yalnız o varken ısınacaktı. Kalbimdeki buzları bir tek o eritecekti biliyorum.

Ama sonradan geliyordu acı gerçek, bütün netliğiyle yüzüme vuruyordu Gitti! o diye. Geri gelmeyecek farkındayım. İçimde böyle bir umut yok artık. Ben umudumu o hastanenin içinde bırakıp çıkmıştım. Yaşam sevincimi gömdüm taş duvarların altına. Nefes alamıyordum Cansu gittiğinden beri. Aldığım nefes yetmiyor, tatmin etmiyor beni. Ciğerlerime çektiğim tatlı bir hava değil de,zehir çekiyorum sanki.

SEN ONA AŞIKSIN- Tamamlandı (Düzenlenecek)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin