86

1.5K 90 368
                                        


Aslan'ın cümlesi biter bitmez, Özge içeri adeta bir fırtına gibi girmişti. Saçları dağılmış gibi, adımları sert ve yüzü alev alevdi. Odadaki herkes onu gördüğüne şaşırmışken, kadının gözleri buz gibi bir tavırla Aslan'a kilitlendi.

"Sen.. Ne dedin?"

Aslan bu sorudan sonra donmadı. Geri de çekilmedi. O da aynı kararlılıkla gözlerini Özge'ye doğru çevirmişti. Bakışlarında yılların biriktirdiği birçok duygu ve bariz bir inat vardı.

"Doğru duydun." diye belirtti kendinden son derece emin bir tavırla ayağa dikildiğinde. "Asi artık benim soyadımı taşıyacak."

"Öyle bir şey olmayacak." diye diretti Özge adeta tıslayarak. "Boşa hayal kurma."

"Olacak."

"Olmayacak dedim."

"O bir Asiloğlu." Aslan'ın cümlesi dudaklarının arasından hiç olmadığı kadar kendinden emin çıktığında, ikisi de birbirlerinden başka bir yere bakmıyorlardı. "Bu yüzden de bundan sonrasında Asiloğlu soyadını taşıyacak."

Özge her ne kadar sakin görünse bile bu cümleler sanki bir anda buz gibi suya atılmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Dikildiği yerde baştan aşağıya titredi. Yeniden konuştuğunda ise sesi bir alev topu gibi her yanı yakıp kül eden cinstendi.

"Asla!" diye gürledi adama olanca nefretiyle karşılık vererek. "Kızım asla o ailenin soyadını taşımayacak! Buna asla izin vermem!"

"Anne.." diye mırıldandı Asi bir an için ne yapacağını bilemeyerek. Sesi öylesine cılız dökülmüştü ki dudaklarının arasından, kendisi bile neredeyse duyamayacak gibiydi. Ama bir şey yapması gerekiyordu. İkisinin tartışmasına engel olabilecek bir şeyler.. Bu şekilde hiçbir yere varamayacaklardı çünkü. "Bi-"

"Hayır Asi!" dedi Özge kızın lafını ağzına tıkarken. Bir elini havaya kaldırmış ve ardından bakışlarını Asi'ye doğru çevirip, daha yumuşak bir tonlamayla konuşmaya devam etmişti. "Daha sonra konuşacağız bu konuyu seninle. Söz veriyorum."

Asi annesinin dolan gözlerine bakarken öylece kalakalmış ve hiçbir şey diyememişti. İşte tam da bu sırada Aslan öfkeyle bir adım öne çıktı.

"Senin isteklerinin hiçbir önemi yok Özge. Asi büyüdü. Kendi kararlarını kendisi verebilir."

"Senin yüzünden zaten yeterince şey yaşadı! Bir de soyadını mı alacak? Asla!" diye bağırdı Özge yeniden adama döndüğünde. "Asla izin vermem buna! Duydun mu beni?! Ölürüm de izin vermem!"

"Senden izin isteyen yok zaten!"

"Asi benim soyadımla büyüdü! Benim emeğimle, benim yanımda! Onun üzerinde zerre kadar hakkı olmayan bir ailenin soyadını değil, Atahan soyadını taşıyacak!"

"Evet, onu sen büyüttün." dedi Aslan dişlerini sıkarak. "Ama bir şeyi unutuyorsun. Ben onun babasıyım. Sen istesen de, istemesen de babasıyım! Ve bu gerçeği artık kimse yok sayamaz! Hiç kimse! Duydun mu beni?!"

"Babaymış.." diye mırıldandı Özge histerik bir gülümseme eşliğinde. Ardından bakışları nefretle Aslan'ın gözlerine dikilmişti. "Baba olmak öyle sandığın gibi kolay olmuyor Aslan Asiloğlu! Emekle, fedakarlıkla oluyor! Öyle bir anda çıkıp gelip, kızımın üzerinde hak iddia edemezsin!"

"Ederim!! O benim kızım!"

"Kızınsa neredeydin o zaman şimdiye kadar?! Neredeydin?!" diye bağırdı Özge, Aslan'ın sesini ondan daha çok bağırarak bastırmaya çalışırken. "Bu kız büyürken neredeydin?! Ben söyleyeyim. Yoktun! Kendi hayatını yaşıyordun sen!"

Oyun İçinde OyunHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin