Birkaç gün sonra ilk defa akıllıca bir eylem yapıp Adem'in son zamanlarda gittiğini bildiğim yerin konumuna erişebildim. Taksiye bindim ve taksiciye konumu tarif ettim.
Taksiden indiğimde etrafıma bakındım. kar-
şımda duran mekana afallayarak en ters bakışlarımı gönderdim. Ne vardı ki mafya işlerine bir kez olsun bulaşmasanız!
Adımlarımı emin olarak atmaya çalıştım ancak kapıdan içeri girdiğimde etraftaki tüm bakışların bana çevrilmesi, biraz tuhaf hissettirdi.
Onları umursamamaya çalışarak sağımda kalan danışmaya -sanırım danışmaydı- ilerledim.
"Acaba burası, Adem Servet'in mekanı mı? Ve o burada mı? Kendileriyle görüşmem gerek. Hemen."
Şu an mekandaki tek ses, yuvarlanan bilardo toplarıydı. Tabii bir de kendi sesim.
Adam bana kısa bir an baktı ve:
"Bir sorun mu vardı?"
"Elbette bir sorun var. Yoksa o şerefs-" etrafa kısa bir an bakıp "...Adem ile neden görüşmek isteyeyim?"
"Tamamdır... Genellikle rezervasyon alırız ama-"
Daha sözünü tamamlamadan koşarcasına merdivenlere ilerledim ve Adem'in odasını buldum. Kapıyı tıklatmadan içeri daldım. Bir telefon görüşmesindeydi. Durakladı. Gözleri gözlerimi buldu.
"Sana daha sonra dönüş sağlarım..." ve telefonu kapadı. Bana şaşkınca baktı fakat çığırından çıkarttığı kadını izlerken gözleri parladı. Adi piç!
Sanki hiçbir şey olmamış gibi "otursana, yorulmuşsundur." sırıttı.
Onu duymamış gibi yaparak işaret ettiği koltuk yerine karşısındaki tekli koltuğa sertçe yaslandım. Telefonumu çıkarıp beni en son arayan Samet'in telefon numarasını tuşladım.
"Sen, şu an Adem'in ofisinde misin?" sorum biraz kulağa telaşlı gelmişti.
Samet kısa bir an duraksayıp "Hayır, ben kendi ofisimdeyim. Ayrıca... Adem'in bir ofisi yok. Bu bilgiyi de nereden aldın?"
Gözlerim Adem'e ilişti. Samet bence güvenilir bir adam gibi duruyordu ancak bu hata yapmama engel değildi. Telefonu yüzüne kapattım.
"Adem... bu holding, şirket ya da her be ise sen yönetmiyor musun?"
Adem şaşırarak bana baktı. ne için geldiğimi hala bilmiyordu.
"Ha-Hayır... ben yönetici değil, CEO' yum. Neden sormuştun?"
Hızlı bir cevap verdim. "Soruyu sormadan önce sana cevap verme hakkımı elinde tutacağını söylemedim. Şimdi siktir olup işine dön!"
Bu piç hiç birşey olmamış gibi benimle konuşmayı falan mı istiyordu? Bu... çok fazlaydı, beni aldatmış bir adama yüz vereceğime hapishane parmaklıklarına veririm daha iyi...
Merdivenlere ağır adımlarla yöneldim. O zaman Samet bu şirkette mi çalışıyordu? Belki de patron olabilir?
Eğer patron ise hiç çekinmeden Adem'i kovmasını isteyeceğim.
Merdivenin sonuna geldiğimde sola ve sağa eğilerek odaların nerede olduğunu görmeye çalıştım. Sola ilerledim. Şanslıyxım ki Samet Alen yazıyordu. Kapıyı tıklattım.
"Gel."
İçeri girdim.
"Seni görmek ne güzel, ortak.
Hafifçe tebessüm ettim. "Seni görmek de güzel, patron.
Artık o yeşil gözlü adam değildi.
----- ------------
Nasıl olmuşş???
(Hala uzun yazmaya üşeniyorum çikokatalar.) Bb🥲
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aldatmaca
Poetry‼️Smut vardır🚫‼️ ‼️Küfür vardır⛔️‼️ Eski Sevgilisinin kızı aldatmasının ardından kadın, intikam ateşinin verdikleriyle karanlık dünyaya bulaşır. Bakalım eski sevgilisinin düşmanıyla anlaşabilecek mi?
