Bölüm-8) Kır Balosu

52.7K 3.6K 851

BİR CHALLANGE BAŞLATIYORUM!!!

Uzun süredir başlatmayı düşünüyordum kckck.

Gördüğümüz her yere (araba arkalarına, masalara, duvarlara, vb.) OSİAS yazıyoruz!

Acaba birbirimizin yazılarına rastlayacak mıyız? Ben, arkadaşlar başladık bile. Hadi bakalım!
-*-*-

Ah Carl bir gün elimde kalacaksın! Daha sabahın altısı ya! Pembe üstünde CANDY yazan tişörtle, bebek mavisi pantolonumu giydim ve tuvalete yöneldim tam çömelicekken su sesleri gelmeye başladı

"Hass.. pinallah!" Diyip ışık hızıyla oradan çıktım. Tabi sakarlık başıma vurduğundan mıdır bilinmez. Ayak küçük parmağımı sehpaya vurdup sessizce yerde kıvranırken ayağım vazoya çarptı ve o da kafama düştü duşun içinden inleme sesleri gelince içerdekinin Aras olduğunu anladım, ellerimi başımda gezindirdim kanıyor! Sızlıyordu hemde.

İçeri girdim ve duş perdesinin üstünden ona havlu uzattım.

"Aras başım kanıyor yani seninkide kanıyor şu havluyu şey yap gel!" Diye seslenip aynanın başına geçtim çokta derin değildi. Araş dıştan çıkıp yanıma geldi.

"Tamda kafama şampuan sürmüştüm ya!" Diye yakındı

"İlk yardım çantası nerde?" Kenardan alıp ona uzattım içinden tendürdiyot mudur nedir ondan çıkardı ve yaramı temizlemeye başladı. Benimki bitince ben onunkini temizlemeye başladım.

Set çocuk imajı bozulmasın diye acısını belli etmemeye çalışıyordu. Ama ben anlarııım, ne saçmalıyorum hissediyorum ondan yani.

"Aras acını hissediyorum kendini kasma o yüzden"

"Kasmıyorum ki"

"Bana bak Sert Çocuk. Kendini sıkmaktan pancara döndün!" Gülümseyip kendini sıkmayı bıraktı. Ha şöyle diye mırıldanıp yaradını temizlemeye devam ettim.
---

"Bu gün yapılacak kır balosu için kızlar yemekhaneye, erkekler spor salonuna gitsin acele edin!" Yapılan anonsla Kızlarla birlikte yemekhaneye doğru hızlı adımlarla yürümeye başladık.

''Kızlar biz yemek ve süslemeden sorumluyuz 3 kişilik gruplar halinde çalışacaksınız...'' sonuç olarak ben, Diana, Selin bir grup olmuştuk.

''Melisa unu ver!" Unu uçurtup yanına koydum. Ben kurabiyelere şekil veriyordum, Selin hamur yapıyor, Diana krema yapıyordu.

Sonunda krabiyeler bitmişti ama fırın bozuktu bende ateş elementi boşa mı duruyor diyip kuerabiyelere ateş tutmaya başladım.

''Melisa yeterince pişti, yakacaksın!" Ateşi söndürüp yanlarına gittim.

''Yemek işi bittiğine göre sıra süslemede''

Hepimiz bahçeyi süslemeye koyulduk. Kenarda masa taşıyan Aras'ı görünce eski bir kitapta gördüğüm şey aklıma geldi ve bağırmaya başladım.

''Hey millet herkes elindekileri bıraksın boşuna yorulmayın!" Dedim ve Aras' ın yanına gittim

''Aras bir şey yapacağız ama sorgulamadan ne dersem onu de''başını salladı onu bahçenin ortasına çektim herkes bize bakıyordu ne yapacağımızı merak ediyorlardı. Ellerimi yukarı kaldırıp onunkilerle birleştirdim.

'' Im 'iactis hac parte paulo dolis.'' -küçük bir hileyle, burayı düzenliyorum- dediğimi tekrarladı ve etrafı ilk önce beyaz sonra siyah bir ışık kapladı. Işıklar sönünce etrafa baktım tek kelimeyle muhteşem olmuştu! Masalar yerleşmiş yiyecekler olması gereken yerlere gitmiş, her tarafta çiçekler açmış ve süsler yerlerine takılmıştı. Alkışlamaya başladıklarında selam verip yere oturduk. Yapmasam olmazdı...

''Melisa bu şeyi nasıl öğrendin?"

"Eski bir kitaptan" dedim omuz silkerek. Bayn Rose'un beni çağırmasıyla ayağa kalktım

''Melis abunu nasıl yaptın? Nerden öğrendin?"

"Eski bir kitaptan" bir an şaşırdı

"Mavi renkli üstünde siyah işlemelee olan bir kitap mı?"

"Evet tamda o?"

"O Olturux'un gizem kitabı! Nasıl buldun onu o Olturux'un ölümünden beri kayıp!"

"Kütüphanede kitap arıyordum birden kafama düştü bende merak edip açtım"

"Onu bana verebilir misin?"

"Kitap ertesi gün bıraktığım yerde olmuyor ama bulursam getiririm''dedim gülümseyerek. Sonrada Aras'ın yanına geri döndüm.

---

"Bu elbise san çok yakışır Melisa!"

"Hayır çok kısa"

"Al sen bul o zaman" dedin ve kalktı dolabın önünden . Dolabı karıştırmaya başladım, en dipteki elbiseye resmen aşık olmuştum. Elbisenin en üstkısmı beyazdı ordan aşağı doğru mavileşiyordu, göğüs bölgesi ve eteği arasında siyah ince bir kemer vardı, eteği azıcık kabarıktı ve tüllüydü.

"Kesinlikle bu! " diye bağırıp elbiseyi giydim. Elbise giyme kurallarına göre hazırlanmaya başladım. Kural 1 elbise giydin mi saç açık olur, kural 2 düğün olmadığı sürece sadece eyeliner ve parlatıcı sürebilirsin, kural 3 ayakkabı ve çantan her zaman siyah olmalı, kural 4 kuralların ilk 4 maddesi değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez!

Sonunda hazır olduğumuza kanaat getirip aşağı indik.

Bahçeye geldiğimizde bizim gruba ayrılan yere oturduk.

''Kola isteyen?'' Herkes isteyince kalkmaya üşenip masadaki kolayı ve bardakları buraya uçurdum. Oh be telekinezi güzel şey...

Yavaş bir müzik çalmaya başlayınca Carl sevgilisinin yanına gitti. Evet sevgilisi var! Harry, Selin'i ; Deake, Diana'yı dansa kaldırdı.

''Bu dansı bana lütfeder misiniz hanımefendi?" Diyen Aras'a döndüm. Sen istersinde ben kabul etmez miyim yakışıkkaraateşolansertçocuk.

"Memnuniyetle beyefendi.." Uzattığı elini tuttum ve dans edilen yere geldik.
Müzikle birlikte saklanıyorduk.

"Elbisen güzelmiş" seninde tipin güzel

"Teşekkürler" hay ben..!

Dans bitmeden biz masaya geldik.

"Aras bir şey deneyebilir miyim?" Başını evet anlamında salladı. Elini aldım ve avucunu açtım. Elimi avucunun üstünde gezdirdim. Elindeki çizgiler patlamaya başladı.

"Aras şimdi sana bir şey göstereceğim geçmişinden bir parça ne olduğunu bilmiyorum bir tek sen göreceksin. Korkunç bir şeyde olabilir güzelde görmek ister misin?" Başını hızlıca salladı. Bir elimi avucuna diğer elimi alnına koydum. Ellerim ışık saçmaya başlayınca Aras gözlerini kapadı. Eli aşağı düşünce anıya başladığını anlayıp avucundaki elimi ve alnındaki elimi çektim. Bir ışık topu yaratıp havaya bıraktım. Top ona doğru yöneldi ve ve onun içine girdi.

Etrafa bakındım, bir kaç kişi buraya bakıyordu. Umursamadım. Aras yumruklarını sıktı -Anıyı şimdilik size söyleyemeyeceğim- Gözünden bir yaş düştü, ellerinin etrafını ateş kaplayınca telaşlandım. Ateş kararınca gözlerini açtı, çenesi kasılmıştı gözünden bir yaş daha süzüldü. Bana döndü gözleri dudaklarımda takılı kalınca yutkundum. Ellerindeki ateş hâlâ yanıyordu bana doğru yaklaşmaya başlayıdı. Gerilemediğimi görünce dudaklarımız arasında azıcık bir boşluk kalınca durdu

"Herkes gitti sen gitme olur mu?"

"İstesemde gidemem ki" gülümsedi.Üstümüze spot ışığı tutulunca geri çekildim.

"Gerçek anlamda parlayan çiftimizi dans pistine davet ediyorum..." Dedi DJ'lik görevi yapan çocuk. Aras'la dans pistine geldik. Ama bu sefer bir farklılık vardı. Biz ışık saçıyorduk...

Elementler AkademisiWhere stories live. Discover now