İşte yeni bölüm :D Oy ve Yorum bekliyorum :*

Multide; Furkan varr :D Bölümün sonuna doğru kim olduğunu öğreneceksiniz :D İyi okumalar :*

Yanağımı birinin öpmesiyle gözlerimi fal taşı gibi açıp beni öpene tokat atacaktım ki Yağız sırıtarak elimi tuttu ''Haşin kız'' somurttum ''Irzıma geçiyorlar sandım vicdansız'' güldü. Kafamı kaldırdığımda kafamın altında Yağız'ın hırkası vardı. Üzerime baktım. Hala Meriç'in montu vardı ve sınıf boşalmıştı. Ders bitmişti yani. Dikeldim ''Meriç montunu almadan mı gitti?'' dediğim sırada Meriç sınıfa girmişti ''O pahalı şeyi sana bırakmam'' sırıttım ''Pislik'' üzerimdeki montu çıkarıp ona uzattım. Sırıtarak alıp giydi. Ayağı kalkıp kendi montumu giydim ve çantamı omuzlarıma astım. Birlikte dışarı çıktık. Otoparka herkes ilerlerken Mete Mehmet ve Mert hararetli bir şekilde bir şeyler anlatıyorlardı. Ceyda ve Yağız da bir şeyler konuşup gülüyorlardı. Gülümsedim çok tatlılardı. Meriç'in nefesini kulağımda hissettiğimde ona dönünce bana eğildiğini malesef döndüğüm zaman akıl edebilmiştim. Dudaklarımız neredeyse birbirine çarpacakken onu ittiğim güldü. Kaşlarımı çattım ''Gülme! Ne diye dibime giriyorsun?!'' sırıttı ''Sen aniden döndün bu bir. Bugün ki kahve muhabbetini unutmadım konuşacağız bu da iki'' gözlerimi devirdim. Unutsa yazık olurdu! ''Eve gitmem lazım konuşamam'' omuzlarını silkti ''Mesajla da anlatabilirsin'' ofladım ''Yarın konuşuruz'' onunla nasıl mesajlaşacaktım ki? İçimden gelmişti ve dökmüştüm işte kahveyi. Yarına kadar geçerli bir bahane bulurdum. ''Akşam mesaj atarım Pembe Panter'' deyip arabasına giderken gözlerimi devirdim ''Bari Bugs Bunny falan olayım ya Pembe Panter güzel değil'' sırıtarak bana baktı ''Bugs Bunny ve Daffy Duck arkadaşlar. Bize uymuyor'' kaşımı kaldırdım ''Biz neyiz peki?'' arabasının kapısını açıp binmeden önce bana baktı ''Meriç ve Melis'' kafamı salladım. Haklıydı. Arkadaş değildik ama konuşuyorduk. Aramızda Bugs Bunny ve Daffy Duck daki gibi bir dostluk yoktu. Bir dakika. Meriç az önce Daffy Duck olduğunu kabul mu etmişti? Sırıtarak Meriç'e baktım. Anahtarı kontağa sokup arabayı çalıştırmıştı. Kapısını açtım. Bana baktı ''Ne?'' dedi. Güldüm ''Az önce kendine Daffy Duck dedin'' kaşlarını çattı ve gözlerini devirip homurdandı. Kıkırdadım ''Kemerini tak öleceksin'' sırıtarak bana baktı ''Ölmemi istemediğini bu kadar belli etme'' güldüm ''Ölmeni istiyorum ama benim ellerimle'' deyip ellerimi ona tutup parmaklarımı oynattım. Sırıttı. Dikelip kapasını kapattım ve Yağız'ın arabasına bindim. Telefonuma mesaj geldi

'Gönderen: Daffy Duck

Mesaj atacağım. Kaçışın yok ;) '

Gözlerimi devirip Meriç'e baktım. Telefonunu yan koltuğa atıp elini yan koltuğun başlığının arkasına koyup arabasını geriye çekti. Tekrar önüne dönüp bana sırıttı ve gaza bastı. Domuz hiç unutmuyor!

**********

Annemin tehditleri sonucu sofrayı kurmaya yardım etmiştim. Abi halama kendimi beğendirmekde neyin nesi? Beğenmezse beğenmesin. Kendi kızı bir işe yarıyor sanki. Mutfağa girip tabakları aldığımda Gizem somurtarak yanıma geldi ''Meriç'e mesaj attım ama bir kız çıktı'' kaşımı kaldırdım ''Ne?'' ofladı ''Bir rakamı yanlış yazdı her halde. Sende numarası var mı?'' içimdeki kahkaha atma isteğini bastırdım. Yine kafasından sallamıştı demek ki. Telefonuma gelen mesajla kucağımda tuttuğum tabakları tezgaha geri bırakıp mesajı açtım

'Gönderen: Daffy Duck

Müsaitsen konuşalım'

gözlerimi devirdim unutmuyordu da mendebur

'Gönderilen; Daffy Duck

Yemek yiyeceğim yarım saat sonra konuşuruz'

Gizem bana bakıyordu hala. Tabakları aldım ve omuzlarımı silktim ''Bilmiyorum. Bende numarası yok''dediğimde kaşlarını çattı ''Yalan söyleme'' ofladım ''Al bak rehberime anasını satayım. Yok diyoz'' tek kolumla tabakları tutup rehberime girip ona verdim. Bulsun bulabiliyorsa. Sırıtarak salona geçtim. Arkamdan geliyordu ''Burada isim yok ki hiç! Hep lakap takmışsın'' sırıttım ''Şansına küs o zaman'' telefonumu elinden alıp cebime attım. Meriç'in bu huyunu seviyordum. Önüne gelen kıza numarasını veren biri değildi. Herkes sofraya oturduğunda yemeğe başladık. Gizem tam yanımdaydı. Diğer yanımda ise annem vardı. Gizem bana baktı ''Ya Melis vardır sende Meriç'in numarası'' kaşlarımı çattım. Annem yanımdaydı ulan! ''Yok dedim ya Gizem. Yalan borcum mu var?'' ofladı ''Meriç'le yan yana oturuyorsun Melis. Eminim numarası vardır sende'' kaşlarımı çattım. Annem kolumu dürttü. ''Meriç'le mi oturuyorsun kız sen? Ceyda'ya ne oldu?'' anneme baktım ''O Yağız'la oturuyor'' kaşlarını çattı ve merakla gözleri parladı. Bu özelliğimi kesinlikle annemden almıştım ''Kız yoksa sevgililer mi?'' gözlerimi devirdim. Sanki her yan yana oturan sevgiliydi. ''Ne sevgilisi ya. Meriç yanıma oturunca Ceyda tek oturdu sonra sınıfa Yağız geldi zaten'' dedektif edasıyla gözlerime baktı ''Meriç senden mi hoşlanıyor?'' ofladım. Ya ya çok hoşlanıyor ''Anne çocuk kolejin sahibi. Nereye isterse oraya oturur'' annem ikna olup kafasını sallarken Gizem araya girdi ''Meriç'in soyadı Keskin o zaman'' gözlerimi devirirdim ama artık çıkmasından korkuyordum ''Bu yaşta bu zeka'' bana baktı ''Ne?'' gülümsedim ''Devam et'' annem güldüğünden ona baktım ''Ne?'' gülümseyip fısıldadı ''Sen Meriç'den hoşlanıyor musun?'' gözlerimi büyüttüm. ''Ne alakası var ya!'' güldü ''İyi bir şey demedim'' deyip önüne dönerken ofladım. Annemin bedenini üç harfliler ele geçirmiş olmalıydı. Başka mantıklı bir açıklaması yoktu çünkü. Annem bir erkekden hoşlanma ihtimalim olsa da gelip beni açık ve net tehdit ederdi ama şimdi 'hoşlanıyor musun?' diye soruyor üstüne üstün gülümsüyordu! Bu kadın kesinlikle annem olamazdı. Hemen supernatural'in üç harfli çıkarmayla ilgili bir bölümünü bulup uygulamalıydım.

Veliaht (Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!