~22~

18 2 2
                                        

Aptaldım ben.
Kendini toparlayamayan biri.
Gülücüklerimin altında isyanları bir tek bilen kişi.
Bir yaş dökmedim hissizliğime.
Kırgınlık kadehini iki gece önce bir gece saatinde kaldırdım.
Sabır denen şey nasılda acı verirmiş öyle.
Bir mazlumun kendini bilerek yakmasına benziyor.
Neden böyle oldum.
Her gidişin bir yıkılışa bedel olduğunu bilmez mi kimse.
Kendimi tanıyamıyorum.
Her neşelerimin altında bir fedakarlık yatıyordu oysa.
Hayal kurmaktan korkuyorum.
Meğer bilemedim zarar verdiğimi.
Günahkâr bir aptal olduğumu bilmiyordum.
Aklımın baş esiri olduğumu bilmiyordum.
Meğer ben zaten hiçbir şey bilemedim.
Oysa farkındaydım.
Hissediyordum.
Her samimiyetin yanacağımın bir kıvılcımıydı.
Yavaşça öldürür beni bu durum artık.
Gözlerimin altlarının hayalen çöktüğünü hissediyorum.
Şuan ne kadar da aciz olduğumu kimse anlamaz.
Bir bebek gibi ilgiye muhtaç bir aciz.
Ne kadar gülünç değil mi?
Oysa hiçbir şey hissetmiyorum.
Ne oldu bana gerçekten.
Kafayı mı sıyırdım.
Rüya mı hepsi bunların.
Oysa yakınımdakileri böyle hissetmemesi için uğraşırdım.
Demek bu kadar ağırmış bu hissiyat.
Ağlamam mı gerekiyor bunun için.
Kıyılarım kuru bir deniz gibi.
Durgun ve her şeyden yoksun.
Ben mi salağım yoksa sınanıyor muyum?
Hayat denen illet ne de suçsuzmuş öyle.
Yüklemizi hafifletmek için boyuna yük bırakıyormuşuz.
Oysa bize yardım ediyor.
Zamanın aynı kalmasını engelliyor sırf unutmamız için.
Meğer cahil olan insanlıkmış.
Ne beklenir başka değil mi ?
Herkesin birbirinin ardında kazdığı kuyulara düşmemek için kötü mü olmak gerekiyor.
Ben hiç meraklı değilim bu işe yaramaz şeylere.
Ama daha fazla tahammül edemem bu tür şeylere...

Hissedilebilen ŞiirlerHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin