Yaz Aşkı TANITIM

11.8K 202 35

Camı açıp başımı çıkardım. Saçlarımı deli gibi savuran rüzgar bi nebze olsun serinletmişti. Kuruyan dudaklarmın üzerinde dilimi gezdirip ılımış olan suyu içtim. Tükürmemek için kendimi tutup boğazımdan akıp gitmesine izin verdim.

İki saattir güneşin altında yolculuk yapıyordum. Geceden çıktığımız yol henüz bitmemişti. Güneş beni mayıştırmışken arka koltuğa iyice yayıldım. Yavaş yavaş gözlerim kapanırken toprak yola girmemizle camdan içeri tozlar dolmuştu. Babam tüm camları önde olan düğmeye basarak kapattı ve arabayı yavaşlattıktan sonra geri açtı.

Yaklaşık yarım saat geçmişti ki başımı tekrar cama çevirdim. Sonunda çifliğe gelmiştik. Bizimkisi gibi uzak aralıklarla olan başka çiftlikler de vardı. Babam arabayı bahçe kapısından geçirerek park etti. Anneannem gülümseyerek yanıma gelip kollarını bana doladı. Ben de ona sıkıca sarılarak o güzel kokusunu, özlediğim kokusunu içime çektim.

Demek artık benimle kalıyorsun?

Evet anneanne...

Oooy, yüzü de düşermiş hemen. Senin gibi kızlarla dolu burası bulursun birini arkadaş olursun.

Beni bırakıp önce kızına sonra damadına sarıldı. Hep birlikte eve doğru giderken yan tarafta yıllar önce bana koskocaman gelen kırmızı çiftliğe baktım. Şimdi pek de büyük gelmiyordu.

Hep birlikte salona oturduk köşediki yemek masasından güzel kokular geliyordu, ya da ben acıkmıştım. Sanırım ikiside doğruydu. Anneannem ellerini üzerindeki önlüğe silerek bizi masaya davet etti.

Annem, Önce eller.

Tabi biz salona oturmuşken annem geldiği gibi mutfağa kendi annesinin yanında işe koyulmuştu. Babamla banyoya girip sırayla ellerimizi yıkadık. Ben ellerimi yıkarken, babam konuşmaya başladı.

Bak güzelim, bize kızdığını biliyoruz ama... Belki bu anneannenle geçirdiğin ikinci ve son yaz olabilir. Biliyorsun o hasta...

Biliyorum baba, biliyorum. Herneyse hadi gidelim...

Babam beni ikna edemediği için bakışlarını devirerek önden yemek masasına doğru ilerledi. Birlikte oturduk. Biraz sonra anneannem elinde şarap şişesiyle yanımıza geldi.

Baban gittiğinden beri duruyor... İçelimde bi işe yarasın.

Annem söylemişti. 'baban gitti' demek, onun öldüğü gerçeğini biraz olsun hafifletmek içindi. Annemle birbirlerine dolan gözlerle bakarak gülümsediler. Anneannem sallayarak kapağını patlattı. Annem de dökülmemesi için hızlıca bardağı şişenin ucuna tuttu.

Onlar bardakları doldururken kapı çalmıştı. Annem kaş göz edince yerimden kalkıp kapıya koştum. Ayağım kayıp yere düşerken kapının kulbuna tutundum. Fakat bu daha kötü olmuştu. Kapının dış tarafa açıldığını bilmiyordum. Yüzüstü merdivenlere düşmemle aslında pek de canım acımamıştı. Yumuşak bi şeyin üstüne düşmüştüm. Altımda kıpırdanma hissedince gözlerimi açıp kafamı kaldırdım. Göğsümden karnıma kadar vücuduma yapışan ıslak tişörtüm beni rahatsız etmişti. Hala neyin üzerinde yattığımı bilmiyordum. Kafamı hafif kaldırdığımda nefesi dudaklarıma çarpan bi kızla karşılaştım. Bakışlarımı göğsüne indirdiğimde onun da ıslanmış olduğunu gördüm. Gözlerimi tekrar ona çevirdim. Gülümseyerek, evet bu halde gülümsedi.

Üzerimden kalkmayı düşünmüyor musun?

Şey, aslın da gayet rahat...

Güldürme beni, ıslandım zaten ki sende ıslandın. Yavaşça üzerinden kalkıp elimi uzattım. İkimizin de üstü yoğurt gibi birşeyle kaplanmıştı. Elimi üzerimdeki şeye sürüp dudaklarımın arasına götürdüm, gerçekten yoğurttu. Bu hareketime gülmüş olacak ki kıkırtısını duyuyordum. Kafamı kaldırıp ona baktım. Elimi uzattım. Sıkarken ekledim.

Ben, Erin...

Ben de Asya, tanıştığıma memnun oldum Erin.

Arkadaşlar, yorum yapın... Medya da Erin.

Yaz Aşkı :: GirlxGirlBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!