Onlar gidince Cüneyt kapıyı hızla örttü.

"Sen beni katil mi edeceksin? Haberlere mi çıkayım Bade? Karısının etlerini kesip komşulara lahmacun yapan adam diye"dedi gayet ciddiydi.

"Öyle bir niyetim yok olsaydı Atakanla birlikte Mert'i Can'ı falan da çağırırdım"dedim. Az da sen çıldır bakalım Cüneyt bey.

"Başlattırma Mert'ine Can'ına Atakan'ına,ulan şimdiki aklım olsaydı o çocuğu dersimden geçirir miydim lan ben? Bana yaşlı dedi patates kafalı"deyince güldüm. Güldüm derken kibarlık olsun diye bildiğin anırdım.

"Yirdim idiyim mi Bade,bana diyene bak ne ara aradın onu? Beni mutfağa yolladığında mı? Cüneyt biz bu karıdan kurtulamayacağız mı yarın öbür gün gelip mutluluğumuza engel olmasını mı istiyorsun? Malını bilmiyorsun sanki. Eski sevgilin ne de olsa"

"Eski sevgilim mi? Atakanda senin eski sevgilin heralde Domo oylo otokonomo Conoyt demesini biliyorsun?"

"En iyisi gidip uyumak yoksa kavga edeceğiz yine ve ben gideceğim. Uyu sadece,uyu."

"Kaç zaten kaç en iyi yaptığın şey o senin,Evlilikten sıkıldım derken bile kaçıyordun. Ben niye uyuyorum sen uyu."

"Uyuma Cüneyt git Burcu'yu ara sabaha kadar mesajlaş iyi geceler. Koltukta rahat etmen dileğiyle."

"Hop hop koltuk mu? Bende yatakta yatmak istiyorum"

"Dışarda yatırmadığıma şükret."deyip kapımı kapattım.

Uyuyamıyordum. Koca yatakta bir oraya bir buraya gidip geliyordum ki. Kapı kolu indirildi. Uyanık kamil'e bakınız siz. Çok sessiz hareket ediyordu. Bende uyuma numarası yapıyordum. Yatağa yatınca ondan tarafa döndüm. Hala daha uyumaya numarasını sürdüyordum tabi. Elimi kaldırıp kafasına vurdum. Uyuyormuş izlenimi veriyordum. Ama birazdan bu izlenimi verebileceğimi sanmıyordum. Çünkü gülmekten bozulacaktı herşey.

"Ahh! Ne biçim yatıyorsun be kızım benim güzel kafamı da o patates kafalı arkadaşına mı benzeteceksin"dediğinde gözlerimi açtım..

"Takmışsın bir patates kafalı lafını hiçte öyle değil güzel kafası bir kere Atakan'ın"

"Valla Burcu'nunda senin boyun kadar bacağı var,ama biz ona bakmıyoruz Bade hanım."

"Beni değil de onu alsaydın o zaman."deyip arkamı döndüm. Yine beni deli etmeyi başarmıştı.

Arkamdan sarıldı. Burnunu saçlarıma getirdi.

"Ama işte bu kokuyu,çürümüş soğan cuvalına tercih ederim güzel gülüşlüm."

~~~~~~~

"Cüneyt kalk haydi annemlere yemeğe gideceğiz,biliyorsun. Geç kalmayalım Erkenden gidelim. Yardım ederim Anneme"

"Tamam kalktım bi duşa gireyim çıkarız"dedi ben odadan çıkarken

Birşey demeden banyoya girdim dişlerimi fırçalayıp makyaj yaptım. Saçlarımı da maşa yaptım. Cüneyt duştan yeni çıkmıştı.

"Saatler olsun hocam"güldü herzamanki güzel gamzesi belirdi yanağında.

"Sen giyin"dedim dolaba yönelip giyeceğim elbiseyi seçerken.

"Çok kilo aldım ben ya şu halime bak"dedim aynaya bakarken

"3 kişisin artık hem kadının balık etlisi makbuldür"dedi yine gülüyordu. Tabi hala eskisi gibiydi. Ne bir eksik ne bir fazla. Tam formunda. Demesi kolaydı.

Burun kıvırarak seçtiğim elbiseyi askıdan çıkarıp askıyı yine dolaba astım. Odadan çıktım.

Elbise kötü olmuştu. Yada bana öyle geliyordu. Ben eskiden 2 kilo alsam 1 hafta yemek yemezdim. Şimdi kaç kilo alsamda yiyordum.

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!