0.6

22.7K 1.2K 235
                                        

Uçaktan indiğimde sersemlemiştim, ne kadar yolculuk yaparsam yapayım uçağa binmeye alışmayacaktım.

Yanımda yürüyen Sinem ile gülümsedim. Zorla da olsa onu getirmiştim.

Abim ile aralarını yapacaktım.

Havaalanında ilerlediğimizde gördüğüm esmer adam ile hızlı adımlar attım.

Abim beni görmeden sırtına atladığımda küfür etti. "Çiğdem, yavaş! Yavaş!" dedi gülerek. Benim geldiğimi daha bana bakmadan anlamıştı.

Çünkü bunu yapacak tek manyak bendim.

Abimin sırtından inerek karşısına geçtim, ne kadar birbirimiz ile kavga etsek de, ben onu dolandırmış olsam da o benim abimdi.

Ben de onun gözünde yaramaz kız kardeşiydim. "Beni özledin mi?" dedim kıkırdayarak.

Abim yalandan yüzünü ekşitti, "Seni mi? Allah korusun..." dedi alayla. Ama bunu yaparken kollarını açmıştı, çok beklemeden kollarının arasına girdim ve abime sıkıca sarıldım.

Bana göre kardeşlik buydu.

Abime sarıldığım sırada kaş göz yaparak abimi Sinem'e gösteriyordum.

"Ay benim yakışıklı abim!" dedim abartarak. Yalan da olsa övüyordum.

Sinem bu saçma tavırlarıma göz devirdi. Anırmamak için kendisini zor tutuyordu. Komik geliyordu.

Abimden çekilerek mavi saçlı arkadaşımın yanına geçtim. Evet, Sinem'in saçlarının bir kısmı maviydi. Hatta biz İtalya'ya giderken de pembeydi. Sürekli saç rengini ve modelini değiştirirdi.

"Abi bu benim mükemmel arkadaşım, kardeşim, dostum, güzeller güzelim... Sinem! Bu da işte yakışıklı, zengin, ağa, işko-" kendimi kaptırmış övmeye devam ederken abim sözümü kesip "Kısaca Yusuf." dediğinde Sinem elini uzattı, "Ben de Sinem, tanıştığımıza memnun oldum." abim uzanarak onun elini tuttu ve "Ben de." diye kısaca konuştu.

Hayır, Çiğdem! Çığlık atarak zıplamanın sırası değil! Hayır!

Abim ile Sinem uzaklaştığında "Abi konağa gidelim... Çok yoruldum." dedim huysuzca. Bir an önce konağa gitmek istiyordum, "Dinleneceğini düşünüyorsan çok yanılıyorsun. Bir ton iş var, büyük nene geldi, seni bekliyor." diyen abim ile valizimi alıp arkamı dönerek uzaklaşmaya başladım.

Ne mi yapıyordum?

İzmir'e tekrar kaçacaktım!

Unuttuğum Sinem ile hızla arkamı döndüm, abimle yan yana durmuş ne yaptığımı anlamaya çalışıyor gibiydiler. "Sinem kaçıyoruz! Gelesene!" dedim bağırarak.

Büyük nene eğer geldiyse ağzıma sıçradı.

Ben o kadından çok korkuyordum, nenemin annesiydi doksan yaşında vardı ve çok sinirli bir insandı. Her şeye söylenirdi ve beni sevmezdi... Çok yaramazdım ona göre.

Belki biraz haklı olabilirdi. Ama biraz.

"Çiğdem saçmalama buraya gel." abimin sesi ile dudaklarımı büktüm. Pis pis gülüyordu...

Neler yaşayacağımı biliyordu çünkü!

"Abi benim uçak düştü! Ben hiç Antep'e gelmedim ve sende beni görmedin. Lütfen..." yalvarışlarımı ve yavru köpek bakışlarımı görmezden geldi. Yanıma gelerek ensemden tutup ilerletti. Hiç zorlanmamıştı.

Sinem yerinden bile kıpırdamamış bizi gülerek izliyordu, hoşuna gitmişti tabii. "Yazıklar olsun..." dedim huysuzca. "Beş yüz yerimden bıçaklandım, vuruldum, öldüm falan..." diyerek drama yaptığımda abim enseme nazikçe bir şaplak attı. Ciyaklayarak hızla ondan uzaklaştım.

SÖZDE AĞA | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin